BALKANLAR Bizans İmparatorluğu'nun zayıflaması üzzerine Balkanlarda 9. yüzyıldan itibaren Bulgar Krallığı, Sırp Krallığı, Eflak Prensliği, Boğdan Prensliği, Makedonya Prensliği gibi birçok devlet kurulmuştur. Osmanlı Devleti kurulduğu sırada bu devletler, birbiriyle hem siyasi hem dini çatışmalar yaşıyorlardı. Balkanlarda güçlü bir devlet yoktu.
ANADOLU Bizans İmparatorluğu: Anadolu Selçuklu Devleti'ne 1176'da Miryokefalon Savaşı'nda yenilen Bizans, 1204'te 4. Haçlı Seferi'nde Haçlı istilasına uğradıktan sonra bir süre için ortadan kalktı. Bizans asilleri İznik ve Trabzon'a kaçıp, buralarda yeni devletler kurdular. İznik Rum Prensliği, 1263'te İstanbul'daki Latin Krallığı'nı yıkıp, Bizans'ı canlandırdı ancak artık Bizans, eski gücünü kaybetti. Trabzon Rum İmparatorluğu ise bağımsız yaşamaya devam etti.
Coğrafi Konumu: Osmanı Beyliği, müslümanların topraklarıyla, hıristiyan topraklarının kesiştiği Söğüt ve Domaniç bölgesinde kurulmuştur. Bu nedenle bir uç beyliğidir. Osmanlı Beyliği'nin uç beyliği olması, uzun süre Anadolu'dan tehdit almamasına ve hıristiyanlar ile yaptığı savaşlarda Anadolu müslümanları tarafından desteklenmesine neden oldu. Bu yüzden Osmanlı Devleti'nin batılı devletler ile yaptığı her savaş, cihat ya da gaza olarak görülmüştür. Osmanlı Beyliği, uç beyliği olduğu için Asya'dan Anadolu'ya göç eden Türkmen boylarının tercih ettiği beylik olmuş, bu sayede çok küçük bir beylik olduğu zamanlarda bile nüfus sıkıntısı çekmemiştir. Siyasi Boşluğun Etkisi Osmanlı Beyliği kurulduğu sırada, Anadolu ve Balkanlarda güçlü bir devlet yoktu. Bizans İmparato... (Devam)
Beyliğin kurucusu olan Osman Bey, Bizans ile mücadelesinde, daha çok beyliğin varlığını sürdürmesine ve Bursa civarının alınmasına önem vermiştir. İlk zamanlar Bizans, Osmanlı'ya önem vermemiş, hatta bu yüzden, Bizans valileri (tekfur) Koyunhisar Savaşı'nda Osmanlı'ya yenilmişlerdir. Orhan Bey (1324 - 1362), Bizans'tan Bursa'yı alarak başkent yaptı. Bizans İmparatorluğu kuvvetlerini Maltepe Savaşı'nda yenerek Kocaeli Yarımadasının Osmanlı Beyliğine geçmesini sağladı. Bizans'ın Anadolu'daki varlığına son verildiği sırada, Karesioğulları Beyliği'nde taht mücadelesi başlamıştı. Orhan Bey bu durumdan faydalanıp Karesioğullarını Osmanlı topraklarına kattı. Böylece Balıkesir ve Çanakkale alınmış oldu, Rumeli'ye geçmek için Osmanlılar fırsat yakalamıştı. Karesioğullarının Osmanlı'ya katıldığı sıralarda Bizans'ta taht kavgaları başlamıştÄ... (Devam)
I. Murat'tan sonra tahta çıkan I. Beyazid (Yıldırım Beyazıd), İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Macar Krallığı, Alman ve Fransız askerlerinden oluşan yeni bir haçlı ordusu Osmanlı'ya saldırdı. I. Beyazid, bu orduyu, Niğbolu Savaşı'nda yendi ve Osmanlı'nın egemenlik alanını Tuna nehrine kadar genişletti. Bu, Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde ulaştığı son noktadır. Niğbolu Savaşı başarılı bir savaştır ama, bu savaşın yapılması İstanbul'un kuşatmasını kaldırdığı için İstanbul'un fethini geciktirmiştir. Niğbolu Savaşı'ndan sonra I. Beyazid Anadolu Siyasetine önem vermiş, Ankara Savaşı yenilgisi ve Fetret Devri nedeniyle uzun süre batı siyasetine ara verilmiştir. I. Mehmet ve II. Murat'ın ilk yıllarında Ankara Savaşı'nın yaraları sarılmaya çalışılmıştır. II. Murat, Anadolu'da denetimini sağlamlaştırdıktan sonra, Balkanlarda yeniden siyaset izlenmeye başla... (Devam)
II. Murat, Balkanlardaki başarısızlıklar sonucunda Macar Kralı ile bu anlaşmayı imzaladı. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Balkanlardaki bazı çıkarlarını kaybetmiş, on yıllığına barış yapmıştır. Bu antlaşma, II. Murat'ı olumsuz etkilemiş, bu nedenle tahtı oğlu II. Mehmet'e bırakmıştır. Bunu öğrenen Macarlar tekrar saldırmış ve Antlaşmayı bozmuştur. Tekrar tahta çıkan II. Murat, yeni Haçlı saldırısına karşı Varna Savaşı'nı kazanmış, Edirne - Segedin Antlaşması ve buna neden olan olumsuzlukların izlerini silmiştir. (Devam)
Orhan Bey'in Bizans'tan Bursa ve Kocaeli Yarımadasını alması sadece batıda büyüme ile ilgili değil, aynı zamanda Anadolu egemenliği ile ilgilidir. İç kargaşa yaşayan Karesioğulları Beyliği'nin alınması ise, Osmanlı Devleti'nin Anadolu'da Türk Birliği sağlamak için attığı ilk adımdır. Osmanlı yöneticilerinin Balkanlardaki başarılı politikaları, Anadolu Türk Beyliklerini etkilemiştir. Özellikle I. Murat'ın fetihleri, Anadolu Türk Birliği konusunda Osmanlı Devleti'ne rakip olarak Karamanoğulları'nın kalmasını sağladı. Osmanlı Devleti kurulduğu sırada Anadolu'nun en büyük güçlerinden olan Germiyanoğulları, Osmanlı Devleti'ne katılmaya karar vermiş, kız verme bahanesiyle bu birleşme büyük oranda gerçekleşmiştir. Germiyanoğulları topraklarının önemli bir kısmı çeyiz olarak Osmanlı Devleti'ne geçti. Hamitoğulları beyliği d... (Devam)
Yıldırım Beyazid, Niğbolu Savaşı'nda bir Avrupa Haçlı Ordusu'nu yendiği için İslam Dünyasında, Anadolu Türk birliğini sağladığı için de Türk Dünyasında ünlendiği için Timur'un tepkisini çekti. Timur, İlhanlı Devleti'ne son vermiş, İran, Doğu Anadolu, Horasan ve Batı Türkistan'ı kapsayan büyük bir devlet kurmuştu. O da İslam ve Türk Dünyasında önemli bir isim yapmıştı. Yıldırım Beyazid'ın topraklarına kattığı beyliklerin hükümdarları Timur'a sığınıp, onu, Yıldırım Beyazid'a karşı kışkırttılar. Ankara Savaşı'nın temel nedeni, bu iki hükümdar arasında Türk - İslam Dünyasının en büyüğü olma mücadelesidir. Yıldırım Beyazid'in hedefi Avrupa, Timur'un hedefi ise Moğol İmparatorluğu'nun başka bir mirasçısı olan Altınordu Devleti idi. Ama büyüklük mücadelesi... (Devam)
Osmanlı yöneticileri, Abbasi, Selçuklu, Bizans gibi köklü devletlerin kültürlerinden etkilenmiştir Osman Bey aşiret organizasyonunu beylik haline getirmiş, dönemin sonlarına doğru tam bağımsızlığını kazanmıştır. Orhan Bey ilk medrese, ilk ordu, ilk divan toplantısı, ilk para gibi yeniliklerle beylik organizasyonunu, devlet teşkilatına çevirmiştir. Anadolu ve Rumeli yönünde devletin büyümesine paralel beylikler, kazaskerlikler, defterdarlıklar, donanma gibi kurumlar oluşturuldu. (Devam)
İstanbul'un Alınışı (1453) Nedenleri: - Bizans'ın İstanbul'u elinde bulundurmasının Osmanlı Devleti'nin coğrafi bütünlüğünü engellemesi.- İstanbul'un İpek Yolu'nun önemli bir ticaret merkezi olması- Bizans'ın, Osmanlıya karşı Avrupa devletleri veya Karamanoğulları ile işbirliği yapması.- Ankara Savaşı'ndan sonra Bizans'ın Osmanlı'nın taht kavgalarına karışması.- Hz. Muhammed'in müslüman hükümdarlara İstanbul'un fethini hedef göstermesi. II. Mehmet'in Fetih Hazırlıkları: - Karadeniz'den gelecek yardımları önlemek ve boğazı denetlemek için Rumeli Hisarı'nı yaptırdı.- İstanbul surlarını yıkmak amacıyla Edirne'de çağın en güçlü toplarını döktürdü.- İstanbul'u denizden de kuşatmak Marmara ve Boğazları denetim altında bulundurmak için Gelibolu tershanelerinde 400 parçalık bir donanma hazırlandı.- Karamanoğul... (Devam)
(1481 - 1512) II. Beyazid, savaştan hoşlanmayan, okumaya ve ibadete düşkün bir padişahtır. Kendisine "Sofu Beyazit" de denilir. Devlet işlerine ilgisizliği nedeniyle bu dönemde Osmanlı Devleti'nin genişlemesi durmuştur denilebilir. II. Beyazit zamanı "Yükselme dönemi içerisindeki durgunluk dönemi" olarak adlandırılmıştır. CEM OLAYI Askerlerin desteğiyle tahta çıkan Beyazit'e karşı, kadeşi Cem de Bursa'ya gelerek adına hutbe okuttu, para bastırdı. Devletin paylaşılması ve Anadolu'nun kendisine verilmesi isteğini Beyazid kabul etmedi. Beyazit'e karşı yenilen Cem, Mısır'a kaçtı. Karamanoğulları Çağrısından cesaretlenerek yeniden Anadolu'ya geldiyse de yine yenilerek Rodos Şovalyelerine sığındı. Cem, şövalyelerin desteği ile Rumeli'ye geçerek saltanat mücadelesine devam etmek istiyordu. Beyazit şovalyelere para vererek Cem'in Avrupa'ya götürülmesini sa... (Devam)
(1512 - 1520) Yavuz, kısa süren padişahlığı sırasında, Osmanlı Devleti'ni doğu yönünde genişletme siyaseti izlemiş, çeşitli İslâm toplumlarını imparatorluk sınırları içine katmıştır. Yavuz önce tahtı garantiye almak için kardeşleri Manisa'da sancak beyi olan Korkut ile Amasya'da sancak beyi olan Ahmet'i ortadan kaldırdı. Çaldıran Seferi (1514) İran'da Akkoyunlu Devleti'nin yerine Safevi Şahlığı kuruldu (1501). Yavuz, Şah İsmail'in Anadolu'daki şiileri örgütleyerek burayı ele geçirmek ve İpek Yolu'na Ege kıyılarına kadar olan kökünü denetlemek amacıyla izlediği siyasete karşı mücadele etti. Anadolu'daki şii önderlerini öldürterek güvenliği sağladı. İran üzerine yürüyüşe geçerek Çaldıran Ovası'nda Şah İsmail'i bozguna uğrattı. Tebriz'e giren Yavuz, Doğu Anadolu'yu Osmanlı Devleti'ne ka... (Devam)
Yavuz'un tek oğlu olduğu için kardeş kanı dökmeden tahta çıktı. Tahtta en uzun kalan padişahtır. Fatih'in yaptığı kanunlara önemli ekler yaptığı için "Kanuni", "Büyük", "Muhteşem" lakaplarıyla tanınır. Babası Yavuz'dan güçlü bir ordu ve donanma, deneyimli ve yetenekli bir yönetici kadrosu ve zengin bir hazine devraldı. Bu dönemde Osmanlı topraklarını hızla genişletmesinin yanı sıra, kültür ve sanat bakımından da zirveye ulaşmıştır. 16. yüzyıla "Türk asırı" denilmesinin en büyük nedeni Kanuni'ye aittir.
Avrupa'da Gelişmeler Belgrad Fatih zamanında alınamamıştı. Kanuni, karadan ve Tuna nehrinden kuşattığı Belgrad'ı Macarlardan aldı (1521). Belgrad'ın Osmanlılar tarafından alınması Avrupa'da yeni bir heyecan dalgası yarattı. Bu sırada Macar Kralı II. Lui'ye cesaret veren Alman İmparatoru Şarlken, Fransa Kralı I. Fransuva'y... (Devam)
Osmanlı Beyliği'nin başında bulunanlara başlangıçta Bey yada Gazi denilmiştir. İlk kez I. Murat Sultan sanını kullanmıştır. Han, hakan, hünkar gibi ünvanlar da kullanılmıştır. Yavuz'dan itibaren Halife ünvanını aldılar. Tahta Osmanoğullarından bir erkek geçebilirdi. Devlet eski Türklerde hükümdar ailesinin ortak malı sayılırdı. Osmanlılarda ise devlet padişahın malı sayılırdı, "Mülk padişahındır" anlayışı devletin parçalanmasını önlemiştir. Fatih Kanunnamesi tahta çıkana devletin birliğini sürdürmesi amacıyla, kardeşlerini ortadan kaldırma hakkı tanımıştır. Devlet şeriat esaslarına göre yönetilirdi. Yönetim şekli teokratiktir. Tüm yetkiler padişahta toplanmıştır. Çelebi ya da şehzade denilen padişah çocukları ergin çağa gelince Anadolu'da sancak beyliği yaparlardı. Böylece yöneteceği halkı ... (Devam)
Her türlü devlet işlerinin görüşüldüğü en yüksek kuruldur. Savaş ve barış kararları alır, büyük davalara bakardı. İlk örgütlenmesi Orhan Bey zamanında başlamış, zamanla geliştirilmiştir. Padişahın danışma organıdır. Kararları padişah için bağlayıcı değildir. Son söz padişahındır. Divan Fatih'e kadar padişahların başkanlığında, bundan sonra ise Sadrazam'ın başkanlığında toplanmıştır.
Divan Üyeleri ve Görevleri Sadrazam (Başvezir): Padişahın mutlak vekilidir. Sadrazamlık simgesi padişah mühürüdür. Sadrazamlar bugünkü başbakana benzetilebilir. Görevinden ötürü padişaha karşı sorumludur. Osmanlı Devleti'nde Osmanoğulları dışında herkes kul sayılırdı. Bu nedenle sadrazamlık da kazanılmış bir hak değil, yetkiyi padişah adına kullanan bir kuldur. Ayrıcalıklı değildir. Fatihten it... (Devam)
Merkeze Bağlı Eyaletler Buralar her bakımdan Osmanlı Devleti'nin kontrolü altında olan yerlerdir. Başlangıçta Anadolu ve Rumeli olmak üzere iki eyalet (beylerbeyliği) vardı. Topraklar genişledikçe eyalet sayısı artmıştır. Eyaleti yöneten beylerbeyleri merkeze bağlı taşradaki en yüksek devlet görevlisiydi. Hem mülki amir, hemde komutandı. Eyaletler sancaklara ayrılmıştır. Sancak'ta mülki ve askeri amir sancak beyidir. Güvenliği sağlayan subaşı, yargılamayı yapan kadıdır. Kadıların yerel yönetime karşı bağımsız olmalarını sağlamak için özlük hakları bakımından doğrudan kazaskere bağlanması adalet mekanizmasına verilen önemin kanıtıdır. Şehzadelere de Anadolu'da sancak beyliği verilmiştir. Manisa, Amasya, Kütahya, Bolu, Konya önemli şehzade sancaklarıdır. Sancaklar kazalara, kazalar da köylere ayrılırdı. Kazada kadı yöneticil... (Devam)
Osmanlı Devleti padişahın malı sayılırdı. Toprakların sahibi de kural olarak padişahtır. Toprağın üzerinde yaşayan reaya denilen köylüler toprakları işlemekle yükümlüydüler. Köylünün belirli kurallara göre toprağı işlemesi zorunlu ise de kendi çağındaki Avrupa Feodal düzenine göre daha rahat bir toprak düzeni içinde yaşamıştır. Topraklar şu bölümlere ayrılmıştır:
Mülk Arazi: Kişilere ait topraklardır. Alınıp, satılabilir, miras bırakılabilirdi. Müslümanların topraklarına Öşri Arazi, gayrimüslimlerin topraklarına ise Haraci Arazi denirdi. Genelde her şey padişaha ait sayıldığı için Mülk Arazi çok azdı.
Vakıf Arazi: Geliri sosyal hizmetlere ayrılmış, vergi alınmayan topraklardır.
Miri Arazi: Devlete ait topraklardır. Toprak sisteminin en büyük birimidir. Devl... (Devam)
Osmanlı ordusu üç bölüme ayrılırdı: - Kapıkulu Ordusu- Eyalet Ordusu (Tımarlı Sipahiler)- Yardımcı Kuvvetler Kapıkulu Ocakları Devletin profesyonel ordusudur. Küçük yaştaki gayrimüslim çocukların, Türk ailelerin yanında müslümanlaştırılması uygulaması olan devşirme sistemi sayesinde asker ihtiyacı karşılanırdı. Kapıkulu ocaklarının asıl görevi savaşta ve barışta padişahı korumaktı. Buna ek olarak teknik silahların kullanılması ve başkentin güvenlik işleri gibi çalışma alanları da vardı. Evlenemez, başka hiçbir işle uğraşamaz, sürekli askerlik eğitimi alırlardı. Ulufe isimli maaş alırlar, padişahların cülus (tahta çıkma) törenlerinde bahşiş alırlardı. Şu bölümlere ayrılmıştır: Piyadeler: Yeniçeriler, Cebeciler, Topçular, Humbaracılar, Lağımcılar Süvariler: Sipahiler, Sila... (Devam)
Ekonomi tarım ve hayvancılığa dayanıyordu. Ticaret kapitülasyonlar nedeniyle yabancı tüccarlar (Levanten) ile Osmanlı uyruğundaki Musevi, Rum ve Ermenilerin kontrolündeydi. Türkler yöneticilik, askerlik, tarım ve hayvancılıkla uğraşırlardı. Kentlerde el sanatları da gelişmişti. Müslüman esnaf ve zanaatkarlar arasında dayanışmayı sağlamak, fiyat ve kalite kontrolü yapmak üzere Lonca ve Ahi örgütleri kurulmuştur. Avrupa'ya pamuk, yün, deri, şap, tuz satılır, kadife saat, ayna ve dantel alınırdı. Devletin belli başlı gelirleri şunlardır: - Müslümanlardan alınan ürün vergisi olan öşür ya da aşar.- Müslüman olmayanlardan alınan ürün vergisi haraç ve cizye (sağlık vergisi).- Gümrük, maden, orman, tuzla ve hayvan vergisi.- Savaşta alınan ganimetin beşte biri.- Bağlı beylik ve yabancı devletlerin gönderdiği vergi ve... (Devam)
Öğretim kurumları medreselerdi, öğretim dini esaslara dayanırdı. İlk medrese Orhan Bey tarafından İznik'te açılmıştır. Medreselerde öğretim üç dönemde tamamlanırdı. İlk dönem Hariç, orta dönem Dahil, yüksek dönem Sahn olarak adlandırılmıştır. İlk yüksek düzeyde medrese Fatih tarafından açılan Sahn-ı Seman medresesidir. Bu medresede din ve sosyal bilimler okutuluyordu. Kanuni döneminde açılan Sahn-ı Süleymaniye medresesinde matematik, astronomi, tıp gibi pozitif bilimlere ağırlık verilmiştir. Devlete yönetici yetiştirmek amacıyla Topkapı Sarayı'nda Enderun Mektebi açılmıştır. Bu okula devşirmelerin zeki ve yakışıklı olanları alınmıştır. Dönemin bazı önemli bilginleri Kayserili Davut, Ali Kuşçu, Molla Gürani, Molla Hüsrev, Molla Zeyrek, Hocazade ve Hatipzade'dir. Osmanlı Devleti'nde resmi dil T&u... (Devam)
Osmanlı tarihinde Sokullu'nun ölümünden (1579), Pasarofça Antlaşması (1699)'a kadar olan zaman "Duraklama", Karlofça'dan Tanzimat (1839) olan zaman "Gerileme" dönemi olarak adlandırılmıştır. Duraklama Dönemi'nde (17. Yüzyıl) Osmanlı Devleti genişleme siyasetini sürdürmüştür. Devleti yönetenler Avrupa'nın gerisinde kalındığının farkına varamamışlardır. Eskisi kadar kolay kazanılamayan zaferler sonucu yavaş da olsa yeni topraklar alınmış sınırlar genişletilmiştir. 17. Yüzyıl başlarında şehzadelerin sancak beyliğine çıkmalarının yasaklanması, çocuk ya da dengesiz padişahların tahta çıkmasına neden olmuş, çıkar grupları arasında artan mücadele sonunda artan mücadele sonunda rüşvet ve adaletsizlikler artmıştır. Ekonomi, ordu, yönetim ve eğitimde bozulma görülmüş bunun sonucunda ortaya çıkan İ... (Devam)
16. Yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti doğal sınırlara ulaşmıştı. Doğuda Zagros dağlarında, Kafkasya alınarak Hazar Denizi kıyılarına, Güneyde Umman Denizi ve Büyük Sahra'ya ulaşmıştır. Batıda Avusturya, doğuda İran gibi güçlü devletler genişlemeyi engellemiştir. Safevi Şahlığı'nın Asya'dan Anadolu'ya Türk boylarının göçüne engel olması nedeniyle var olan Türk nüfusu, imparatorluğun daha çok genişlemesine yeterli olmamıştır. Coğrafya Keşifleriyle zenginleşen Avrupa'da Rönesans, Reform gibi atılımlarla bilim ve teknik alan çok gelişmiştir. Buna karşılık Osmanlı Devleti'nde akıl ve bilime önem verilmez olmuş, yeniliklere "gavur icadı" damgasıyla din kalkan yapılarak karşı çıkılmıştır. Duraklama Döneminde Siyasi İlişkiler Osmanlı - İran İlişkileri İran'da şii iktidarın baskısıyla karşılaşan sünniler za... (Devam)
İstanbul Ayaklanmaları Askeri ayaklanmalardır. Kapıkulu ordusu içinde en etkili olan yeniçerilerin ilk direnişleri Fatih devrine kadar gider. 17. yüzyılda ise devleti sarsacak boyutlara varmıştır. Cülus bahşişini az bulmak, ulufelerin zamanında verilmeyişi ya da ayarı düşük para verilmesi ayaklanmaların temel ekonomik nedeni olmuştur. Bazı devlet adamları da perde arkasından ayaklanmalarda rol almıştır. Ayaklanan yeniçeriler isteklerini elde ettikçe şımarmışlar, güçlerini anlamışlar, yönetim üzerindeki baskılarını arttırmışlardır. İstanbul ayaklanmalarının en önemlileri; III. Murat, Genç Osman, IV. Murat, IV. Mehmet zamanında çıkmıştır. Ayaklanmalarda Osmanoğulları hanedanı hedef alınmamıştır. Padişah, sadrazam ya da defterdar gibi yöneticilere yönelik olmuştur. Sarayda sözünü geçirmek isteyen çeşitli kiÅ... (Devam)
Duraklama Dönemi'nde iyi gitmeyen işlerin düzeltilebilmesi için Yükselme Dönemi örnek alınarak bazı yenilikler yapılmıştır. Kurumların kendini yenileyip çağa ayak uydurması sağlanamadığından yapılan yeniliklerden olumlu sonuç alınamamıştır.
II. Osman (Genç Osman) Yeniçerin artık düzeltilemeyeceği gerekçesiyle, bu ocağı ortadan kaldırmayı tasarlamıştır. Deneyimsizliği nedeniyle düşüncelerini çevresine açıklayınca, padişahın niyetini öğrenen yeniçeriler ayaklanmışlardır. Şeyhülislamdan alınan fetva ile Genç Osman tahttan indirilerek öldürülmüştür (1622). Genç Osman kendi askeri tarafından öldürülen ilk Osmanlı padişahıdır.
IV. Murat 12 yaşında padişah oldu. Deneyimini arttırıp devlet işlerine egemen oldu. Zor kullanarak ülkede güvenliği sağl... (Devam)
Baykal gölü, Obi ırmağı ve güneyde Gobi Çölü ve Çungarya ile sınırlanan bölgedir.
ANAYURTTAN İLK GÖÇÜN NEDENLERİ
İklim değişiklikleri ve kuraklıklar, Tarıma ve hayvancılığa elverişli toprakların azlığı, Nüfus artışı, Hayvancılığı zarara uğratan salgın hastalıklar, Toprak kapma ve mera savaşları ile dış istilâ hareketleri,
Atı evcilleştirmeyi başaran Türkler Orta Asya'nın değişik yerlerine gitmişlerdir.
ASYA HUN DEVLETİ
√ Baykal gölü Orhun ve Selenga ırmaklarının bulunduğu coğrafyada siyasal varlık gösteren Hunlar tarafından kurulmuştur. √ Devletin kurucusu Teoman'dır. Mete babası Teoman'a karşı yaptığı iktidar savaşını kazanarak hakan oldu. √ &nb... (Devam)
TARİH NEDİR ? Geçmişte yaşamış insan topluluklarının ekonomik, siyasal ve sosyal alanlardaki yaşantılarını neden sonuç ilişkileri içerisinde belgelere dayanarak yer ve zaman göstererek tarafsız biçimde inceleyen ve anlatan sosyal bilim dalıdır.
Tarihin Yöntemi Yazısız ve yazılı kaynaklardan yararlanmak, zaman zaman sözlü kaynaklara da başvurmaktır. Sebep–sonuç ilişkisini açıklamak ve olayları kronolojik sıraya göre incelemek anlatmak. Not: Tarih bilimi deney ve gözlem metodlarından yararlanmaz.
TARİHİN KONUSU NEDİR? : Geçmiş zamanda yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliye-tidir.
TARİH ANLATIMINDA YER VE ZAMANIN ÖNEMİ NEDİR?
Yer ve zamanın belirtilmesiyle olayın GERÇEK olup olmadığını anlarız. Olayın geçtiği yer ile olayın meydana geldiği ... (Devam)
ÇİN UYGARLIĞI 1) Uygarlık, Sarı ve Gökırmak çevresinde gelişmiştir. 2) Merkezi Devlet Kuzey Çindeki derebeyliklerin Çou Hanedanı tarafından birleştirilmesi sonucu kurulmuştur. 3) Ülke toprakları feodal beylikler arasında paylaştırılmıştır. Bu feodal beyler içerisinde en güçlü olanı ülkede egemenliğini ele geçirerek merkezi birliği sağlamıştır. Bu durum Çin siyasi tarihinde hanedanların öne çıkmasına neden olmuştur. 4) Çin uygarlığı teknik buluşlarıyla tanınır. Bunlar kağıt, matbaa, ipekli dokumacılık, pusula ve barut. Çinliler bu buluşlarıyla dünya kültürüne ve ekonomisine katkıda bulunmuşlardır. Çin porselen ürünleri ve ipekli dokumaları dünyada aranan ö... (Devam)
İSLAMİYET ÖNCESİ ARABİSTAN √ İlk çağda Arabistan'ın güneyinde kurulan devlet şunlardır: Main, Saba, Himyeri, K. Arabistan'da kurulanlar ise Nabatlılar, Tedmürlüler ve Gassanilerdir. √ Bu devletler ekonomik kaynaklarının yetersizliğinden dolayı kuvvetli bir devlet olamamışlardır. SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT Toplumsal yaşam kabile örgütlemesine dayanmıştır. Her Arap kabilesinin şeyh ya da seyyid denilen reisi vardır. Toplumsal ilişkiler ataerkil kurallara dayanmıştır. Kadınların söz ve miras hakları yoktu. Arabistan'ın ekonomik kaynakları yetersizdi. Bu nedenle Arap kabileleri tarıma ve ticarete elverişli yerleri ele ge&c... (Devam)
İLK TÜRK ARAP İLİŞKİLERİ 1.Hz. Osman zamanında Kafkasya'ya yönelen İslâm orduları Hazar Türkleri tarafından durdurulmuştur. 2.Maveraünnehir bölgesini alan Emeviler, Orta Asya'ya girmek istediklerinde Türgişler tarafından engellenmiştir. 3.Abbasiler iktidara geçtiklerinde Türgişler yıkılış sürecine girmişti. Uygurlar ise henüz yeni kurulmuştu. Uygurlar Çin'e karşı durabilecek güçte değildi.
TALAS SAVAŞI (751) Nedenleri: 1.Çin'in, Batı Türkistanda egemenlik kurmak istemesi. 2.Çin'e karşı koyacak durumda olmayan Batı Türkistan'daki Türklerin Abbasilerin, Horasan Valisi Ebu Müslim'den yardım istemesi. İslâm ordusu Çin ordusunu Talas savaşında yenilgiye uğrattı. Karluk Türkleri bu savaşta Çin'e karşı etkili biçimde savaştı. S... (Devam)
TÜRKİYE TARİHİ NEDİR? Malazgirt meydan muharebesinden başlayarak günümüze kadar gelen dönemdir. Bu dönem içinde Anadolu Selçuklu, Beylikler, Osmanlı Tarihi ve T.C. Tarihi yer almaktadır.
ANADOLU'DA İLK TÜRK BEYLİKLERİ Malazgirt savaşından sonra Büyük Selçukluya bağlı komutanlar, Anadolunun fethine girişmişlerdir. Bu süreçte aşağıdaki beylikler kurulmuştur.
1. MENGÜCEKLER: Erzincan, Divriği ve Kemah dolaylarında egemenlik kurmuştur. I. Alaaddin Keykubat bu beyliğe son vermiştir. 2. SALTUKLULAR: Kars, Erzurum ve Oltu bölgelerine egemen oldular. Selçuk sultanı II. Süleyman, beyliğe son vermiştir. 3. DANİŞMENTLİLER: Sivas, merkez olmak üzere, Tokat, Niksar, Kastamonu, Kayseri ve Malatya yörelerine egemen olmuştur. An... (Devam)