Sanat, insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlu çok eski dönemlerden beri duygu ve heyecanlarını, istek ve beklentilerini sanat eserlerinde dile getirmiştir. Sanat, en kısa tanımı ile, insan yaratıcılığının, hayal gücünü mimari, resim, heykel, seramik ile şekillenmesidir. Bunların hepsine güzel sanatlar da diyebiliriz.
Güzel Sanatları kullandıkları araçlar veya izledikleri yollara göre üç gruba ayırabiliriz.
1- Plastik Sanatlar: Maddeye biçim veren sanatlardır. Göze hitap ettikleri için görsel sanatlar olarak da adlandırılır. Mimari, resim, heykel, seramik bu gruba girer. Bu sanatlar durağandır; zamanın tek bir anını, tek bir duyguyu gösterir. 2- 3- Fonetik Sanatlar: Ses ve söze biçim veren sanatlardır. Kulağa hitap ettikleri için işitsel sanatlar olarak da adlandÄ... (Devam)
TARİHTEN ÖNCEKİ DEVİRLERDE SANATLAR: Tarih günümüzden 5000 yıl önce yazının icadıyla başlar. Bu yüzden tarihi araştırırken öncelikle eski insanların bıraktığı yazılı belgelerden yararlanırız.
Ancak yazının icadından önce de hayat vardı. İşte yazının icadından önceki döneme “Tarihten önceki devirler” diyoruz. Tarihöncesi dönem insanlık tarihinin büyük kısmını kaplar. Tarihöncesinden bugüne yazılı belgeler kalmamıştır. Bu yüzden tarihöncesini araştıran arkeologlar bu dönemden kalan silahlar, çeşitli aletler ve insanların kalıntılarından yararlanırlar. Bütün bu kalıntılar zamanla toprak altında kaldıkları için arkeologlar bunlara toprağı kazarak ulaşmaktadır.
Tarihöncesini kullanılan aletlerin türüne göre gruplara ayırırız: Taş devri. Maden Devri gi... (Devam)
Mezopotamya, Fırat ile Dicle nehirleri arasında kalan bölgeye verilen isimdir. Bu bölgenin özelliği Ön Asya’da ilk uygarlıkların oluştuğu yer olmasıdır. Burada bir çok uygarlık kurulmuştur. Bu uygarlıkların kalıntıları yüksek bir kültüre sahip olduklarını göstermektedir.
Bölgedeki ilk ve en önemli uygarlık Sümerlerdir. Sümerler yüksek bir kültüre sahiptiler. Tarıma önem vermişler ve birçok ilki gerçekleştirmişlerdir. İlk yazıyı ve ilk kanunları Sümerler yapmışlardır. Matematik ve geometri ile ilk defa ilgilenmişlerdir.
Mezopotamya’da taş bulunmadığından Sümerler evlerini kerpiç tuğlalardan yapmışlardır. (Kerpiç Tuğla: killi toprağın suyla karıştırılıp şekillendirilerek güneşte kurutulmasıyla elde edilir.)
Sümerlerin Ur, Uruk gibi birçok şehirleri vardır. ... (Devam)
Mısır, Afrika kıtasının kuzeyinde, Akdeniz’e kıyısı olan bir ülkedir. Tarihte ilk uygarlıkların kurulduğu ve geliştiği Doğu Akdeniz’de bulunan ülkede eski çağlarda oldukça gelişmiş bir kültür görülür. Çöllerle kaplı olan ülkenin ortasından geçen Nil nehri buradaki uygarlığın kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. Suya ihtiyacı olan insanlar nehrin etrafında oturmuşlar ve onun getirdikleri ile yaşamışlardır. Bunun için Mısırlılar Nil nehrine her zaman bir tanrı gibi tapınmışlardır. Tarihçi Herodot “Mısır Nil nehrinin bir armağanıdır” der.
Mısırlıların bir çok tanrıları vardı. Ayrıca “Firavun” adını verdikleri krallarının da tanrı olduğuna inanıyorlardı. Kendileri küçük ve önemsiz topraktan yapılma evlerde otururken Firavunları ve tanrıları için... (Devam)
Yazı kullanılmaya başladıktan sonra Anadolu’da kurulan ilk büyük devlet Hitit’lerdir. Hitit’ler İ.Ö. 2000 yıllarında Anadolu’ya yerleşmişlerdir. O zamana kadar sadece küçük devletler varken ilk defa Hitit’ler bütün Anadolu’yu ele geçirmiş ve büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Hitit’lerin imparatorluğunu bir kral yönetiyordu. Genellikle emirleri tek başına veren kral bazen meclisin emirlerini dinliyordu. Bu meclise Pankuş deniliyordu. Kral hem devleti yönetiyor, hem de orduyu yönetiyordu. Savaşa gittiği zaman devleti karısı (kraliçe) yönetiyordu. Hititlerin Anadolu’ya geldiklerinde küçük topluluklar halindeydiler. Anadolu’nun ortasına geldiklerinde burada kendilerinden önce burada yaşayan Hattiler ile tanışmışlar ve onların kültürlerinden etkilenmişlerdir. İsimlerini Hattilerden alan Hit... (Devam)
Yunanlılar, antik çağda, Anadolu’nun batısında bugünkü Yunanistan’da yaşayan bir toplumdur. Mezopotamya, Mısır ve Anadolu gibi doğu kültürlerinden etkilenerek çok büyük bir uygarlık kuran Yunanlılar, sanatta da çok ileri gitmişlerdir. Mimari, heykel ve seramik gibi alanlarda bir çok eserler veren Yunanlılar, kendilerinden sonraki uygarlıklara örnek olmuşlardır. Yunan sanatının etkilerini özellikle Rönesans akımında çok miktarda görmekteyiz.
Yunanlılar, Yunanistan’a dışarıdan gelmiştir. İlk geldiklerinde ilkel bir topluluktu. Sanatta ileri değildiler. Yaptıkları eserler bu yüzden çok basittir. Ancak bir süre sonra, Yunanistan’ın doğusunda kalan Mısır, Mezopotamya (Sümer, Babil, Akad Devletleri) ve Anadolu Uygarlıklarını (Tunç Çağı, Frig Devleti gibi) tanımış ve çok ileri olan bu sanatlarÄ... (Devam)
Roma imparatorluğu İtalya’da Roma kentinde kurulmuştur. Çok büyük ve güçlü bir orduya sahip olduğu için kısa süre içinde bir çok ülkeyi ele geçirmiş ve bütün Akdeniz’e hakim olmuştur. Ele geçirdiği yerlerdeki uygarlıkların sanatlarını öğrenerek bunları kendi sanatında uygulamıştır. Özellikle Etrüsk, Yunan ve Mısır sanatlarından çok fazla etkilenmiştir. Romalılar Anadolu’yu da ele geçirmiş ve burada şehirler kurmuştur. Roma sanatında dine çok fazla önem verilmez. Günlük ihtiyaçlara göre sanat eserlerinin yapılmasına önem verilmiştir.
Mimarlık; Roma Dönemi mimari yapıları, büyük ölçüde Yunan mimarisinden örnek alınmıştır. Özellikle tapınak, tiyatro gibi yapıların planları Yunanlıların yaptıklarıyla benzerdir. Ancak bu... (Devam)
Erken Hristiyan Sanatı: Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu zamanında ortaya çıkmaya başlayan bir dindir. Bu dinin kutsal peygamberi İsa’dır. İsa, Tanrının sayesinde annesi Meryem’den babası olmadan doğmuştur. Ancak Hıristiyanlık başlangıçta kabul edilmemiştir. Romalılar Hıristiyanları sık sık cezalandırmış ve İsa’yı da çarmıha bağlayarak öldürmüştür. Bu yüzden Hıristiyanlık başlangıçta gizli gizli yayılmış, ilk Hıristiyanlar Romalılardan kaçarak, mağaralarda yeraltında açtıkları odalarda (Katakomp) oturmuşlardır. Oturdukları evlerin duvarlarına Hristiyanlıklar ilgili resimler (Fresk) yapmışlar ancak bu resimlerde semboller kullanmışlardır. Hristiyanlığın gizli gizli yayılmaya başladığı ve Bizans Devletinin kurulmasıyla sona eren bu döneme “Erken Hristiyan” dönem adı verilir.
Roma İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Avrupa’da birçok krallık kurulur. Bu krallıkların Hıristiyanlığı kabul etmeleri nedeniyle dine büyük önem vermişlerdir. Ortaçağ’da Avrupa’da bu nedenle sanat dinin etkisinde kalmıştır. Dindeki değişimler sanatı da etkilemiş ve değişimlere neden olmuştur. Bu nedenle Avrupa sanatı dönemlere ayrılır. Avrupa Sanatı Ortaçağda kaynağını dinden alır. Bütün sanat eserleri din için yapılır. Kiliseler, din ile ilgili heykel ve resimler görülür. Ortaçağ Avrupa Sanatı kendi için de iki döneme ayrılır:
1- Roman Sanatı: Roman Sanatı İ.S. 900-1200 yılları arasında görülür. Din adamlarının zenginleşmesi sonucu bir çok dinsel yapılar inşa ettirmesi ile başlar. Din adamları ile devlet adamları arasında bir sanat yarışı başlar. Bunun sonucu olara... (Devam)
Avrupa’nın ortaçağ karanlığından çıktığı bir yeniden doğuş ve aydınlanma dönemidir. Rönesans, İtalya’da doğmuş ve sonra bütün Avrupa’ya yayılmıştır. Ortaçağda Avrupa’da skolastik düşünce hakimdir. Rönesans’ın ortaya çıkışı ile Hümanizma başlamıştır. Skolastik Düşünce: Dinin Egemen olduğu, kilisenin en önemli güç olduğunu anlayıştır. Hümanist Düşünce: İnsanın önem kazandığı, her şeyin insana göre düşünüldüğü anlayıştır. Rönesans’ın ortaya çıkış nedenleri: 1- Coğrafi ve teknolojik gelişmeler sayesinde ticaretin gelişmesi ve yeni bir zengin sınıfın ortaya çıkması. Bu insanların sanatın koruyuculuğunu yapması. 2- Avrupa’ya kağıdın gelmesi ile okur-yazarlık arttı. Böylece eğitim arttı. 3- Bizans’Ä... (Devam)
Barok sanatın ortaya çıkışında din adamlarını etkisi çok fazladır. Bu nedenle dönemin eserlerinde dinsel konulara yer verilmiştir. İlk olarak İtalya’da ortaya çıkan Barok sanat bütün Avrupa’ya yayılmıştır. Bu sanatın özelliği canlı, hareketli ve zarif olmasıdır. Bazen abartılı bir canlılık görülür.
Mimari: Bu dönemde en çok kilise ve saraylar yapılmıştır. Rönesans ne kadar dengeli, ağırbaşlı ise Barok da o kadar yenilikçi, aykırılık bir sanattır. Barok mimarinin en önemli mimarı Borromini’dir. Barok mimarisinin en önemli özelliği İlkçağ mimarisindeki kemer, sütun, alınlık ve friz gibi elemanların biçimlerini değiştirerek kullanmasıdır. Yapıların önyüzleri heykellerle süslenmiştir. Mekanlar niş, girinti ve çıkıntılarla zenginleştirilmiştir. Barok kiliselerinin he... (Devam)
Neoklasik dönemin sanat anlayışı, antik dönem sanatına dayanmaktadır. Bu dönemde Roma sanatının temel özellikleri yeniden ele alınmıştır. Dönem içinde Eski Roma eserleri incelenmiş, özellikleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Neoklasik sanat, Barok sanata bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Barok sanat eserlerinde özellikle dinsel konulara, dinin övülmesine önem verilmekteydi. Dinin baskısından sıkılan insanlar Neoklasik sanatta bu anlayışı değiştirmiştir. Bu sanat akımının ortaya çıkmasında düşünürlerin etkisi büyük olmuştur. Barok sanatta görülen aşırı süslemeden kaçan sanatçılar Roma eserlerinde olduğu gibi sade (daha az süslenmiş) eserler yapmışlardır.
Mimari: Neoklasik akım ilkönce mimarlıkta görülür. En önemli mimarı Palladio’dur. Bu akımın oluşmasÄ... (Devam)
Bu akım Avrupa’da sanatçıların artık kalıplardan ve kurallardan uzaklaşarak yeni bir yola girmesi ile ortaya çıktı. Romantizmin kurallarına göre, insanın hayal gücü her şeye egemen olmalıdır. Neo-klasizmin ideal güzelliğinin yerini karakter almalıdır. Serbest bir ifadeye kavuşmak için önce kurallardan, ölçülerden, çizgilerden kurtulmak gerekir. Romantizm bu değişikliği yapmış, kurallardan kurtulmuş, çizgileri kırmış, şekilleri renklerle göstermiştir. Romantizme bağlı olanlar sanat, sanat içindir ilkesini benimsemişlerdir. Bu nedenle sanatçılar, eserlerini yaparken kendi istedikleri gibi davranmak özgürlüğünü elde etmiş oldular. Bu akımın en önemli sanatçıları Goya, Gericault (jeriko), Delacroix (dölakruva)dır. Romantizm ile birlikte manzara ressamlığı da önem kazanmıştır. Ünlü ress... (Devam)