Makaleler

Bu kategoride toplam 538 içerik bulunuyor.
Suudi Arabistan Tarihi
Arabistan tarihi, ilk yaratılmış insan ve ilk peygamber Hazret-i Ãdem ile Arabistan toprakları üzerinde Hazret-i Ãdem'den sonra birçok peygamber geldi. Bunlardan Hazret-i Nuh, insanlığın ikinci babasıdır. Araplar, Hazret-i Nuh'un üç oğlundan biri olan "Sam"dan türemişlerdir. Bu yüzden ülke toprakları üzerinde ilk yaşayanlara "Samiler" adı verilir.

Samiler'den sonra gelenlere, Arab-ı aribe dendi. Himyer, Gassan ve Hire gibi bir takım devletler kuruldu. Eski Araplarla, yeni gelenlerin karışması neticesi, Arab-ı müsta'ribe meydana geldi. İslamiyet'ten evvel, Araplar çeşitli kabileler halinde yaşarlardı. Bunların en şereflisi Kureyş, bunun içerisinden de Haşimi kolu sayılıyordu. Hazret-i Muhammed, bu koldan gelmekteydi ve 610 yılında İslam dinini tebliğe başladı. 630 yılında Mekke fethedildi.

Hazret-i Muhammed 632 yılında vefat edince Dört Halife (632-661) devri başladı. Bahreyn, Irak, Suriye, Filistin, Mısır, Afrika, Kafkasya... (Devam)
Makaleler 29 Aralık 2012 Yorum yok
19. Yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları
19. Yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları, dünya tarihi, dünya tarihi ana hatları, siyasi tarih, oral sander, 19. yüzyıla kadar dünya tarihi, kaninat tarihi

III. XIX. Yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana hatları
Türkiye'de siyasi tarih kitaplarının hemen hemen hepsi, dünyadaysa çoğunluğu, incelemelerine başlangıç tarihi olarak ya 1789 Büyük Fransız Devrimi'ni almakta ya da daha geniş olarak, araştırmalarına 19. yüzyıldan başlamaktadırlar. Bunun temel mantığı şudur: Tarihin ne durduğu ne de başladığı sihirli bir nokta vardır. Tarihçi, bu durumda, tarihin kesintisiz akışı ya da süreci içine bir noktadan girmek zorundadır. Ayrıca, genellikle dünyada ve özellikle Avrupa'da modern devletlerin kuruluşu ve bu devletlerarasında bugün anladığımız anlamda diplomatik ilişkilerin başlaması, daha çok 19. yüzyılın olgusudur. Siyasi tarih de bir bakıma, devletler arasındaki ilişkilerin tarihi olduğuna göre, 19 yüzyıldan ... (Devam)
Makaleler 29 Aralık 2012 Yorum yok
Tarihte Bugün - 10 Ağustos
10 Ağustos olayları, 10 Ağustosta doğan ve ölen ünlüler, 10 Ağustosta doğanlar, 10 Ağustosta neler oldu, 10 Ağustosta olaylar, 10 Ağustosta ölenler, tarihte bugün 10 Ağustos, 10 Ağustos, 10 Ağustos tarih

 10 Ağustos, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 222. (Artık yıllarda 223.) günüdür.

~ ~ ~ 10 Ağustos Tarihinde Yaşanan Olaylar ~ ~ ~

610 ' İslam inancına göre, Muhammed'e Kur'an'ın inmeye başlaması.

1519 ' Ferdinand Magellan beş gemisiyle dünya çevresindeki turu için Seville'den yelken açtı.

1675 ' Greenwich Gözlemevi Londra'da kuruldu.

1680 ' New Mexico'da Pueblo İsyanı başladı.

1792 ' Fransız Devrimi: Tuileries Sarayı yağmalandı, XVI. Louis tutuklandı.

1809 ' Ekvador'un başkenti Quito, İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti.

1821 ' Missouri, ABD'nin 24. eyaleti oldu.

1856 ' Louisiana'da kasırgadan yaklaşık 300 kişi öldü.

1876 ' Padişah V. Murat akli dengesini yitirdiği gerekçesiyle tahtta... (Devam)
Makaleler 29 Aralık 2012 Yorum yok
Ürdün Tarihi
Ürdün'ün tarihi çok eski devirlere dayanır. Bölgede kurulan ilk devletler arasında Gilead, Amman, Moab ve Edom yer alır. M.Ö. 13. asırda bölgeye İsrailoğulları hakim oldu. Bu hakimiyete M.Ö. 721'de Asurlular tarafından son verildi. Asur egemenliği Medlerin M.Ö. 612'de devleti yıkmasıyla sona erdi. M.Ö. 587'de bölge Babil hakimiyeti altına girdi. M.Ö. 332'de Büyük İskender bölgeyi ele geçirdi. Daha sonra bölge sırasıyla Ptolemaios ve Selevkosların hakimiyeti altına girdi.

M.Ö. 64-63 yılları arasında ise Romalılar bölgeyi ele geçirdi. Roma'nın ikiye ayrılmasından sonra bölge Bizans'ın elinde kaldı. Bugünkü Ürdün toprakları Hazret-i Ömer zamanında Müslümanlar tarafından fethedildi ve halkın çoğu İslam dinine girdi. Sırasıyla Emevi, Abbasi, Selçuklu, Eyyubi ve Memluk hakimiyetine girdi. Ürdün, Yavuz Sultan Selim Han (1512-1520) zamanında Osmanlı Devletinin bir parçası oldu (1516).

Birinci Cihan savaşı sonunda, 40... (Devam)
Makaleler 29 Aralık 2012 Yorum yok
Tarihte Bugün - 14 Ağustos
14 ağustos olayları, 14 ağustosta doğan ve ölen ünlüler, 14 ağustosta doğanlar, 14 ağustosta neler oldu, 14 ağustosta olaylar, 14 ağustosta ölenler, tarihte bugün 14 ağustos

14 Ağustos, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 226. (Artık yıllarda 227.) günüdür.

~ ~ ~ 14 Ağustos Tarihinde Yaşanan Olaylar ~ ~ ~

1893 ' Dünyada ilk kez Fransa'da otomobillere plaka takıldı.

1908 ' Türk Basın Birliği kuruldu.

1908 ' İngiltere'nin Folkstone kentinde, dünyada ilk kez uluslararası güzellik yarışması düzenlendi.

1925 ' Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk posta pulları tedavüle çıkarıldı.

1934 ' Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları Genel Müdürlüğü (SEKA) kuruldu. Paşabahçe Cam Fabrikası'nın temeli atıldı.

1941 ' ABD Başkanı Franklin Roosevelt ve İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Atlantik Sözleşmesi'ni yayımladılar.

1945 ' II. Dünya Savaşı sonunda Japonya kayıtsız şartsız teslim oldu. İmparator Hirohito... (Devam)
Makaleler 30 Aralık 2012 Yorum yok
Tarihte Bugün - 1 Ağustos
tarihte bugün 1 ağustos, 1 ağustos olayları, 1 ağustosta doğan ve ölen ünlüler, 1 ağustosta doğanlar, 1 ağustosta neler oldu, 1 ağustosta olaylar, 1 ağustosta ölenler

1 Ağustos, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 213. (Artık yıllarda 214.) günüdür.

~ ~ ~ 1 Ağustos Tarihinde Yaşanan Olaylar ~ ~ ~

1291 ' Uri, Schwyz ve Unterwalden kantonları, İsviçre'nin temelini attı.

1560 ' İskoç parlamentosu Papa'nın otoritesini artık tanımayacağını bildirdi, böylece İskoç Kilisesi ortaya çıkmış oldu.

1571 ' Lala Mustafa Paşa Venedik Cumhuriyetine ait Kıbrıs adasını feth etti.

1619 ' İlk Afrikalı köleler Jamestown, Virginia'ya getirildiler.

1773 ' Tersane Hendesehanesi (Deniz Harp Okulu), Cezayirli Hasan Paşa tarafından İstanbul Kasımpaşa'da açıldı.

1774 ' İngiliz kimyacı Joseph Priestley oksijen gazını (dioxygène, O2) keşfetti.

1798 ' Nil Savaşı, Amiral Horatio Nelson komutasındaki Britanya donanması, Abu... (Devam)
Makaleler 30 Aralık 2012 Yorum yok
Osmanlı Devletinde 19.yy.ıslahatlar Ve Sonuçları
OSMANLI DEVLETİNDE 19.YY.ISLAHATLAR VE SONUÇLARI

Osmanlı Devleti'nin 19. yy. daki Islahatları

Sultan II. Mahmut Döneminde Yapılan Islahatlar

Sultan Üçüncü Selimin yanında yetişmiş olan Sultan İkinci Mahmud ondan etkilenmiş padişahlığı döneminde de ıslahatlar yapmanın gerekliliğine inanmıştı. Askeri ve İdari alanda ıslahatlar yapmaya çalışan Sultan İkinci Mahmud Sekban-ı Cedit adı verilen yeni bir askeri teşkilat kurdu (14 Ekim 1808). Ancak yeniçeriler kendilerine tehlike olabilecek alternatif bir askeri kuvvet istemiyorlardı. Ayaklanarak Sekban-ı Cedit'in kaldırılmasını sağladılar.

Eşkinci adı verilen yeni bir askeri teşkilat kuran Sultan İkinci Mahmud'a karşı yeni bir yeniçeri ayaklanması oldu. Sultan İkinci Mahmud artık Osmanlı Devleti için kanayan bir yara haline gelen yeniçeri ocaklarını Vaka-i Hayriye adı verilen olayla ortadan kaldırıldı (15 Haziran 1826). Yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra onun yer... (Devam)
Makaleler 30 Aralık 2012 Yorum yok
19. Yüzyıl Türk Tarihi Kronolojisi
XIX. Yüzyıl Türk Tarihi Kronolojisi

1801      Kazan'da Vilayet gazetesi yayımlanmaya başladı.

1801-1825 Aleksandır I. (Rus İmparatoru).

1804      (Hive'de) Kongrat Sülâlesi, Han unvanını kullanmaya başladı.

1804      Kazan Üniversitesi kuruldu.

1804      Richard Trevithick raylar üzerinde giden ilk buharlı lokomotifi yaptı.

1804      Kara Yorgi önderliğinde Sırp İsyanı'nın başlaması (Osmanlı'ya karşı).

1804      Rus kuvvetlerinin Azerbaycan hanlıklarını işgal etmesi: Gürcistan'ı ilhak ardından burasını bölgeyi işgal için bir üs olarak kullanan Ruslar, buradan hareketle 1804-1827 yılları arasında bütün Azerbaycan hanlıklarını birer birer ele geçirdi.

Aralık 1804 Napolyon, Fransa İmparatoru oldu (2 Aralık 1804).

1805-1809 Napolyon'un büyük meydan muharebeleri.

1805      Kavalalı Mehmet Ali'nin Mısır Valisi atanması.

Kasım 1805 Napolyon Viyana'ya girdi ... (Devam)
Makaleler 30 Aralık 2012 Yorum yok
Türk Adının Anlamı Nedir
TÜRK ADININ ANLAMI NEDİR'

Türk Adı

Türkler, dünyanın en eski, asil, büyük devletler kurup, pek çok ünlü şahsiyetler yetiştiren medeni milletlerinden biridir. Türkler, Nuh peygamberin oğullarından Yasef'in Türk adlı oğlunun neslindendir.

"Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh Aleyhisselam'ın oğlu Yasef'in oğlu olan kişidir."

Mustafa Kemal ATATÜRK

Türk kelimesinin yazılı olarak kullanılması ilk defa MÖ 1328 yılında Çin tarihide "Tu-Kiu" şeklinde görülmektedir.

Türk adının tarih sahnesine çıkışı MS VI yy'da kurulan Göktürk Devleti ile olmuştur. Orhun kitabelerinde yer alan "Türk" adı daha çok "Türük" şeklide gösterilmektedir. Bundan dolayı Türk kelimesini Türk Devleti'nin ilk defa resmi olarak kullanılan siyasi teşekkülün Göktürk imparatorluğu olduğu bilinmektedir. Göktürklerin ilk dönemlerinde Türk sözü bir devlet adı olarak kullanılmışk... (Devam)
Makaleler 30 Aralık 2012 Yorum yok
Vatikan Tarihi
Vatikan, dünyanın en küçük ülkesidir. Roma kentinde bulunan bu devletin toprağı 0,4 kilometrekareyi geçmez. Bu kadar küçük olmasına rağmen Vatikan'ın dünya devletleri üzerindeki etkisi İtalya'dan bile büyüktür. Çünkü Vatikan Devleti Hıristiyanlığın en büyük mezhebi olan Katolik Kilisesi'nin merkezidir. Kilisenin başkam olan papa burada oturur.

Tarihte Vatikan

Vatikan eskiden epeyce büyük bir devletti. Toprakları 45,000 kilometrekareyi, nüfusu 3,5 milyonu buluyordu. Sonra, topraklarını komşu İtalya krallıklarına kaptırdı. İtalya Krallığı kurulunca da şimdiki gibi kendi küçük kentçiğiyle sınırlandı. 1929 yılında İtalya Krallığı ile yapılan Laterano Antlaşması'yla Vatikan'ın bağımsızlığı tanındı. Papa bu din devletinin hem dinsel başkanı, hem siyasal başkanıdır.

Papanın oturduğu Vatikan Sarayı Roma'nın kuzeyindeki bir tepe üzerindedir. Ünlü San Pietro Kilisesi de buradadır. Devletin bayrağı, ... (Devam)
Makaleler 30 Aralık 2012 Yorum yok
Atatürk Dönemi Tarihçiliği
Atatürk Dönemi Tarihçiliği

Osmanlı Devletinin kurucu ve önde gelen ögesi olan Türkler, büyük bir imparatorluk kurdular, Anadolu ve Rumeli'yi egemenlikleri altına aldılar, kuzeybatıda Viyana'ya değin gittiler. 1699 Karlofça Antlaşmasıyla Rumeli'de ilk toprak yitimi başladı. Ondan sonra 200 yıl boyunca Rumeli'deki toprak egemenliğine adım adım son verildi. Önce bu, Avusturya'ya (daha sonra Avusturya-Macaristan) ve Rusya'ya toprak vermek biçiminde oldu.

 

"Savunma Tarihçiliği"

Cumhuriyet tarihçiliğinin büyük isimlerinden Enver Ziya Karal, 13 Kasım 1975'te "Türkiye'de Tarih Eğitimi" seminerinde Atatürk dönemi tarihçiliğini "savunma tarihçiliği" diye nitelemişti.1 Bu, çok doğru ve çok önemli bir saptamadır. Sözü edilen "savunmanın" anlamını açıklamaya çalışalım.

Osmanlı Devletinin kurucu ve önde gelen ögesi olan Türkler, büyük bir imparatorluk kurdular, Anadolu ve Rumeli'yi egemenlikleri altına aldılar, kuzeyba... (Devam)
Makaleler 31 Aralık 2012 Yorum yok
Tarihte Bugün - 24 Ağustos
24 ağustos olayları, 24 ağustosta doğan ve ölen ünlüler, 24 ağustosta doğanlar, 24 ağustosta neler oldu, 24 ağustosta olaylar, 24 ağustosta ölenler, tarihte bugün 24 ağustos

24 Ağustos, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 236. (Artık yıllarda 237.) günüdür.

~ ~ ~ 24 Ağustos Tarihinde Yaşanan Olaylar ~ ~ ~

79 ' Vezüv yanardağı püskürdü; Pompeii, Herculaneum, ve Stabiae şehirleri vokanik küller altında kaldı.

1349 ' Mainz'da 6000 yahudi, veba'dan sorumlu tutularak öldürüldü.

1516 ' Mercidabık Savaşı: I. Selim'in ordusu Memlük ordusunu yendi.

1572 ' Fransa'da katolikler, Kral IX. Charles'ın emriyle, silahsız ve savunmasız protestanlara saldırarak onbinlercesini öldürdüler. Olaylar Paris civarında başladı, daha sonra diğer şehirlere de sıçradı. Bu katliam, sonradan St. Bartholomew Günü Katliamı olarak adlandırılacaktı.

1814 ' İngiliz birlikleri Washington, D.C.'yi işgal etti, White House ve pek çok başka... (Devam)
Makaleler 31 Aralık 2012 Yorum yok
Osmanlı Devletinin Kuruluş Üstünlükleri
Osmanlı Devleti nerede kuruluş üstünlükleri, Osmanlı Devleti nerede kurulmuştur, Osmanlı Devletinin kuruluş üstünlükleri nelerdir, Osmanlı Devletinin kuruluş üstünlükleri

(i) Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Üstünlükleri: Osmanlı Türkleri, Batı Türkistan'ın Cengiz Han tarafından işgalinden sonra güneybatı yönünde göç eden bir kabiledir. Orta Asya'dan çöller, dağlar geçip, yabancı diyarlardan yol bulup, yerleşebilecekleri topraklar aradılar sonunda, Selçuklu Türkleri arasında ve Anadolu platosunda yerleşim alanı buldular. O ana gelindiğinde Anadolu dil açısından Türk, din açısından Müslüman olmuştu bile. Ayrıca, burada damarlarında Hitit, İyon Frig, Truva, Lidya Glat ve Bergamalı kanı dolaşan Anadolu insanı da vardı. Ama, bunlar ata bağlarını çoktan unutmuşlardı. Zamanla, Osmanlılar bölgede önem kazandılar ve Selçukluların yıkılmasından sonra kurulan Anadolu beylikleri arasında başat öğe oldular; "Rum" ü... (Devam)
Makaleler 31 Aralık 2012 Yorum yok
İyonyada Modern Bilimin Temelleri
iyonyada modern bilimin temelleri, iyonyada bilim, siyasi tarih, oral sander siyasi tarih

1. Grek Uygarlığı ve Helenizm'in Genişlemesi (MÖ 500 - MS 500)
a. İyonya'da Modern Bilimin Temelleri
            MÖ 6. yüzyılda Batı Anadolu sahillerindeki İyonya bölgesinde (kuzeyde İzmir ile güneyde Didim arasındaki kıyı şeridi ve kıyıya yakın adalar) yeni bir kavram, insanoğlunun en önemli düşüncelerinden biri doğdu: Evrenin bilinebileceği, çünkü bir iç düzene sahip olduğu, tümüyle başına buyruk ve tahmin edilemez olmadığı ve onun bile uyacağı kuralların varlığı. Ama modern anlamıyla bilim, neden öce İyonya'da doğdu'

            İyonya'nın bir çok avantajı vardı. Her şeyden önce, adalar ve küçük körfezler ülkesiydi. Dış dünyadan tam olmayan bir tecrit çeşitlilik yaratır. Böylece, farklı ada ve körfezlerde, farklı siyasal sistemler oluştu. Tek bir güç merkezi, bölgenin tümünde toplumsal v... (Devam)
Makaleler 31 Aralık 2012 Yorum yok
2. Selim
II. Selim

Saltanatı
7 Eylül 1566- 15 Aralık 1574

Padişah Sırası
11

Doğum Tarihi
28 Mayıs 1524

Ölüm Tarihi
15 Aralık 1574

Önce
Kanuni Sultan Süleyman

Sonra
III. Murat

Soyu
Osmanlı Hanedanı

Babası
Kanuni Sultan Süleyman

Annesi
Hürrem Sultan

Dini
İslam

II. Selim (d. 28 Mayıs 1524 - ö. 15 Aralık 1574), 11. Osmanlı padişahı. Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın oğludur. Babasından 14.892.000 km2 olarak devraldığı imparatorluk topraklarını, 15.162.000 km2 olarak bırakmıştır. 15 Aralık 1574 günü vefat etmiş, Ayasofya'daki türbesine gömülmüştür.
Konu başlıkları
1 Çocukluğu ve tahta geçişi
2 Saltanatı sırasında savaşlar ve barışlar
2.1 Yemen'in yeniden fethi
2.2 Almanya ile barış
2.3 Açe Seferi
2.4 Don-Volga Kanal Projesi
2.5 Astrahan Seferi
2.6 Kırım Hanlığı'nın Moskova seferleri
2.7 Kıbrıs'ın Fethi
2.8 İnebahtı Savaşı
2.9 Donanmanın yeniden in... (Devam)
Makaleler 31 Aralık 2012 Yorum yok
İtalya Tarihi
İtalya'nın eski çağlarında yaşayan insanlar hakkında, çok az bilgi vardır. M.Ö. 500'lerde İtalya'da dört belirgin medeniyet mevcuttu. Kuzeyde Keltler, orta bölgede Etrüskler, iç ve dağlık bölgelerde Romalıların da dahil oldukları birçok kabileler, Napoli'den Sicilya'ya kadar olan bölgelerde de Rum azınlıklar vardı. Roma Cumhuriyetinin kuruluş tarihi geleneksel olarak M.Ö. 595 kabul edilmiştir. Bu yıl son Roma kralının sürgün edildiği tarihtir. Daha sonra kabileler arasında sürdürülen çatışmalardan faydalanan Roma, bağımsızlığını garanti altına aldı.

M.Ö. 49'da Sezar Galyalılara tam yurttaşlık hakkı verdi. Roma İmparatorluğu giderek gelişti. Üçüncü yüzyılda bütün yarımadaya hakim oldu. Daha sonra aynı yüzyılda barbarların saldırılarına maruz kalan imparatorluk merkezi, Roma'dan Milano'ya taşındı. Costantinos zamanında ise merkez İstanbul'a alındı.

Galya'yı ve öteki eyaletleri kaybeden Batı Roma İ... (Devam)
Makaleler 31 Aralık 2012 Yorum yok
Sezar Kimdir
SEZAR KİMDİR'

Caius İulius Caesar, Romalı general ve devlet adamı (M.D. 101-44).

Gelmiş geçmiş devirlerin en parlak savaş komutanlarından ve devlet adamlarından biri sayılan Julius Sezar aynı zamanda yazar olarak da çok ünlüdür.

Aineias'ın oğlu İulius'tan ve dolayısıyla, soyunun tanrıça Venüs'ten geldiğini iddia eden bir patrici ailesindendi. Çok genç yaşta gururu ve tutkularıyla göze çarptı: «Roma'da ikinci olmaktansa bir köyde birinci olmayı yeğ tutarım!» diyordu. Zaten zekâsı ve iradesi sayesinde kısa, zamanda ün kazanmağa başladı. Önemli bir komutanlığa gelme kaygısındaydı ve o tarihlerde bir Roma eyaleti olan İspanya'ya giderek orayı bir yıl başarıyla yönetti (61-60). Roma'ya döndüğünde, zengin Crassus ve ünlü Pompeius ile siyasi bir birlik kurdu: bu, birinci triumvirlik'ti. Ertesi yıl Sezar konsül seçildi (59).

İKTİDAR VE ZAFER

O zaman Galya'ya gidip birkaç yıl süren bir savaşla (58'den 51... (Devam)
Makaleler 01 Ocak 2013 Yorum yok
İstiklal Mahkemeleri Ve Kurulmas Amaçları
İSTİKLAL MAHKEMELERİ VE KURULMAS AMAÇLARI

İstiklal Mahkemeleri

1 nci Dünya Savaşından yenik olarak çıkan Osmanlı Devleti, bir tasfiye niteliğinde olan Mondros Ateşkes Antlaşmasını 30 EKİM 1918 tarihinde imzalamıştır. İtilaf Devletleri bu antlaşmanın uygulanmasına hemen başlamışlardır. Ülkenin dört bir köşesi işgal edilmiş, ordunun büyük bir kısmı terhis edilerek silahları ellerinden alınmış, devlet askeri, siyasi ve mali açıdan tam anlamıyla rehin alınmıştır. İstanbul'da kurdurulan kukla hükümetler İtilaf Devletlerinin emellerine ulaşmasında bir aracı olarak çalışıyordu.

İşgaller karşısında hükümetin tepkisizliğine karşı halk büyük tepki gösteriyor ve ülkenin her köşesinde yerel direniş hareketleri filizleniyordu. Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçmesiyle Amasya Genelgesi yayımlanmış, Erzurum ve Sivas Kongreleriyle halk desteğini arkasına alan Paşa, yerel direniş örgütlerini tek bir ça... (Devam)
Makaleler 01 Ocak 2013 Yorum yok
Vitoria Muharebesi
Vitoria Muharebesi
Vitoria Muharebesi (21 Haziran 1813) Britanya, Portekiz ve İspanya Ordularına komuta eden Wellington Dükünün, Joseph Bonaparte ve Mareşal Jean-Baptiste Jourdan komutasındaki Fransa Ordusunu İspanya'daki Vitoria yakınlarında yendiği ve Yarımada Savaşını zaferle sonlandıran muharebe.

Savaş Öncesi

1812 yılının Temmuz ayında Salamanca Muharebesinin ardından Fransızlar Madrid'I boşaltınca Wellington'un ordusu 12 Ağustos 1812 günü şehre girer. Şehri güvenceye aldıktan sonra kuzeye ilerleyen Wellington 230 km ötedeki Burgos şehrini kuşatır. Ancak düşmanın gücünü hafife aldığını fark ederek kuşatmayı kaldırarak 21 Ekim günü geri çekilir. 31 Ekim günü Madrid'i de boşaltmak zorunda kaan Wellington kuşatılma tehlikesini bertaraf etmek için önce Salamanca daha sonra Portekiz sınırındaki Ciudad Rodrigo'ya kadar geri çekilmek zorunda kalır.

Kışı güçlenerek geçiren Wellington'un tersine Napolyon Bonapa... (Devam)
Makaleler 01 Ocak 2013 Yorum yok
Fas Tarihi
Yapılan araştırmalar, çok eski çağlardan beri Fas'ta insanların yaşadığını göstermiştir. Mağaralarda ve arkeolojik kazılarda bulunan çeşitli eşya ve taşlar üzerine çizilmiş olan resimler, bu iddianın delilleridir. M.Ö. 2000 yıllarından itibaren Berberiler ülkeye gelerek yerleşmişlerdir.

Daha sonraları M.Ö. 2. yüzyıldan itibaren de Akdeniz'in denizci ve deniz ticaretinin önde gelenlerinden Fenikeliler, Fas'a gelerek burada ticari koloniler kurmuşlardır. İlerleyen tarih çağlarında gelişen devletlerden Kartacalılar Fenikelileri, Romalılar ise Kartacalıları yapılan savaşlar sonucunda yenerek, ülkeye hakim olmuşlardır.

Miladın ilk yüzyılında İspanya'dan gelen Vandallar zayıflayan Romalıları yenerek ülke üzerinde yeni bir hakimiyet tesis etmişlerdi. Yedinci yüzyıldan itibaren İslamiyeti bütün dünyaya yaymaya çalışan Müslüman Araplar, o zamanın şartlarında sadece cihad, yani Allahü tealanın dinini yaymak için... (Devam)
Makaleler 01 Ocak 2013 Yorum yok
İslamiyet'in Tutunması ve Nedenleri
islamiyet, islamiyetin tutunması ve nedenleri, oral sander siyasi tarih islamiyetin tutunması ve nedenleri, siyasi tarih islamiyetin tutunması ve nedenleri

b. İslamiyet'in Tutunması ve Nedenleri

Çok geçmeden Mekke'nin zenginleri bu tek tanrılı dinden korkmaya başladılar. Çok tanrılı dinlerin alametlerinin bulunduğu Kâbe'ye Arap dünyasından ziyaretler azalabilir ve hac ticareti zarara uğrayabilirdi. Hz. Muhammed baskılar sonucunda Medine'ye göç etti. (622) ve burada yeni dinin taraftarları artmaya başladı. Medine, Mekke'nin aksine, bir tarım kenti olup, sakinleri tek tanrılı dinlere daha yakındılar. Sekiz yıl süren savaşlardan sonra yeni din Mekke'de de egemen oldu. Bu sekiz yıl içinde İslamiyet Arap yarımadasına yayıldı ve dinin toplumsal kuralları gelişti.

İslamiyet'in, çürümekte olan Hıristiyanlık ve ırkçı Yahudiliğe karşı önemli üstünlükleri vardı ve bir ölçüde bu yüzden hızla tutundu. Her şeyden önce, günl... (Devam)
Makaleler 01 Ocak 2013 Yorum yok
Polonyanın Zayıflığı
polonyanın zayıflığı, polonya'nın zayıflığı, polonya'nın 16 ve 17. yüzyılda polonyanın zayıflığı, polonya ve zayıflığı

(ii) Polonya'nın Zayıflığı:
Polonya'ya "cumhuriyet" denmesinin nedeni, kralın seçimle işbaşına gelmesi ve anayasal özgürlüklerin yaygın olmasıydı. Bunun belki de en önemli nedeni, halkının çok karışık ve topraklarının çok geniş olmasıydı. Hiçbir merkezi sistem bu kadar geniş toprakları ve değişik ırkları etkili biçimde yönetemeyeceği için (bunun tek istisnası, 17. yüzyıla kadar çok farklı bir devlet mekanizmasına sahip olan Osmanlı Devleti idi) özellikle merkezden uzak yerlerde yerel yöneticiler bazı ayrıcalık ve özgürlükler kazanıyorlardı.

            Polonya'da toprak aristokrasisi, ülkedeki öteki sınıfları etkisiz hale getirmişti. Böylece, Polonya ne Fransa'daki gibi mutlak bir monarşi ne de İngiltere'deki gibi etkili bir parlamenter hükümete sahip olabildi. K... (Devam)
Makaleler 01 Ocak 2013 Yorum yok
Tarihte Bugün 10 Ocak
10 ocak olayları, 10 ocakta doğan ve ölen ünlüler, 10 ocakta doğanlar, 10 ocakta neler oldu, 10 ocakta olaylar, 10 ocakta ölenler, tarihte bugün 10 ocak

10 Ocak, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 10. günüdür.

~ ~ ~ 10 Ocak Tarihinde Yaşanan Olaylar ~ ~ ~

1595 ' Padişah III. Murat, 49 yaşında öldü. III. Mehmet tahta çıktı.

1810 ' Napolyon ile Josephine'in evililikleri sona erdi.

1861 ' Amerikan İç Savaşı: Florida, Birleşik Devletler'den ayrıldı.

1863 ' Dünyanın ilk metrosu olan Londra metrosunun Metropolitan adı verilen ilk hattı açıldı.

1900 ' Dünya Şžampiyonu, Pehlivan Kara Ahmet, Paris'te "Şžampiyonlar Şžampiyonu" ünvanını aldı.

1903 ' Makedonya'daki Osmanlı yönetimine karşı gelişen şiddet olayları nedeniyle Sadrazam Sait Paşa azledildi, yerine Rumeli Islahat Komisyonu Başkanı Mehmet Ferit Paşa getirildi.

1919 ' Türk birlikleri, Medine'yi teslim etti.

1919 ' İngilizler, Bağdat'ı işgal etti.
... (Devam)
Makaleler 02 Ocak 2013 Yorum yok
Uygur Devletleri Hakkında Bir Araştırma
Uygur Devletleri Hakkında Bir Araştırma
Uygur tarihi hiç şüphe yok ki Orta Asya tarihinin en önemli birkaç devresinden biridir. Uygur tarihini toplu olarak ele alan, ilk önce ünlü Japon bilgini Haneda Toru oldu. Aslen bir Budolog olan ve Japonya'da Budolojiyi kuran Prof. Dr. Haneda ancak Uygurların Budizm hakkındaki geniş bilgileri sebebi ile bu konuyla ilgilenmiş ve onları Japonya'ya tanıtmak istemiştir.

Aynı konu ikinci olarak Prof. Dr. B. Ögel tarafından ele alınmış ve bu konuda bir kaç makale yayınlanmıştır. Yalnız Prof. Dr. B. Ögel bu makalelerinde Uygur tarihinin kronolojik olay sıralarına değil, daha çok kabile hareketlerine ve bir Orta Asya devletinin boylardan imparatorluk haline nasıl geldiği konusunu incelemiştir.

Uygurların Ötüken bölgesindeki Hakanlık dönemi Prof. Dr. G. Çandarlıoğlu tarafından doçentlik tez çalışması olarak araştırılmıştır.

Bu çalışmada T'ang sülalesi dönemine ait Çin ... (Devam)
Makaleler 02 Ocak 2013 Yorum yok
Büyük Fransız Devrimi
Büyük Fransız Devrimi, Devrim Öncesi Ortam, Büyük Fransız Devriminden önce ortam, Büyük Fransız İhtilali, Fransız Devrimi, Fransız İhtilali, Fransız Devrimi nasıl oldu, Fransız Devrimi ne zaman oldu

B. BÜYÜK FRANSIZ DEVRİMİ 
Fransız Devrimi 14 Temmuz 1789 tarihinde Bastille hapishanesine doğru yürüyüşle başladı.

18. yüzyılın ikinci yarısının dünya tarihi açısından en önemli iki olaylarından biri Amerikan, öteki de Fransız Devrimi'dir. Amerikan Devrimi, Yenidünya'da bütünleşme, güçlenme ve genişlemeye yol açarken, Fransız Devrimi "Eskidünya"da 25 yıllık karışıklık doğurmuştur.

1. Devrim Öncesi Ortamı
18. yüzyılın ikinci yarısı ile 19. yüzyılın büyük çaplı olaylarının tümü "liberalizm" akımı tarafından biçimlenmiş ya da en azından etkilenmiştir. Siyasal anlamda liberalizmin temeli, 19. yüzyıldan önceki hanedanlık rejimlerinde var olmayan, yöneticilerle yönetilenler, bir başka değiş... (Devam)
Makaleler 02 Ocak 2013 Yorum yok
Devrimlerden Savaşa ve Terör Yönetimine
3. Devrimlerden Savaşa ve Terör Yönetimine
Tüm bu gelişmeler karşısında, Avrupa'nın öteki devletleri Fransız Devrimi'ne müdahaleden ya da işe zorla karıştırılmaktan çekindiler. Fransa ve devrim yanlısı gruplar, Avrupa'nın hemen hemen her ülkesinde boy göstermeye başlamıştı. Amerikan ve Fransız devrimlerinin doktrinleri, rahatlıkla Avrupa'nın her yerine ihraç edilebilecek evrensel bir felsefe biçiminde gelişti. Çünkü zaman, yer, ırk ya da ulus farkı gözetmeksizin, insanların temel hak ve özgürlüklerinden söz etmekteydi. Bu durum karşısında, Fransa'dan kaçıp mülteci haline gelen soylular, uluslar arası aristokratik bağlantılarını kullanarak Avrupa'nın çeşitli ülkelerine yerleştiler ve devrime karşı bir cins "kutsal savaş" açma hazırlığı içine girdiler. Kısaca, Avrupa artık sınır tanımayan bir bölünmeyle karşı karşıyaydı.

            Fransız Devrimi'ne karşı silah kullanılacaksa, bunu Frans... (Devam)
Makaleler 02 Ocak 2013 Yorum yok
İzmir İktisadi Kongresi ve Alınan Kararlar
izmir iktisadi kongresi, alınan kararlar, izmir iktisadi kongresi ne zaman yapıldı, izmir iktisadi kongresi hakkında bilgi, izmir iktisadi kongresi ve alınan kararlar

İZMİR İKTİSAT KONGRESİ
23 Nisan I920'de Ankara'da toplanan TBMM, 2 Mayıs 1920'de 11 bakandan oluşacak hükümetin kurulması ile ilgili kanunu kabul etmiştir. Bu hükümette bir iktisat (ekonomi) bakanlığı da bulunmaktadır.

Hükümetin programında, mali ve ekonomik meseleler üzerinde önemle durulacağı da belirtilmiştir. Ancak 1920-22 yılları arasında Türkiye Kurtuluş Savaşı içinde bulunduğundan TBMM hükümetinin bu dönemdeki başlıca amacı yurdu istiladan kurtarmaktır. Savaşın gerektirdiği nedenlerle de hükümet o sıralarda üretim ve endüstriye yatırım yapacak durumda değildir. Aksine tüketici topluluk çoğunluktadır. Bununla beraber yönetici kadro zaferden sonra prensip olarak siyasi ve ekonomik bağımsızlığı öngörmüştür.

Gazi Mustafa Kemal, cumhuriye... (Devam)
Makaleler 02 Ocak 2013 Yorum yok
Piave Nehri Muharebesi
Piave Nehri Muharebesi
Piave Nehri Muharebesi, 7-8 Mayıs 1809'da Prince Eugene de Beauharnais komutasındaki Fransız-İtalyan kuvvetleri ile Avusturya Arşidükü Johann komutasındaki Avusturya kuvvetleri arasında yaşanan çatışmadır. İtalya'nın kuzeydoğusundaki Piave Nehri yakınında geçen muharebe Fransız-İtalyan kuvvetlerinin zaferiyle sonuçlanmıştır.

Muharebe Beşinci Koalisyon Savaşı'nın parçasıdır.

Tarih: 7-8 Mayıs 1809

Bölge: Kuzeydoğu İtalya

Sonuç: Fransız-İtalyan zaferi

-

Taraflar

Birinci Fransa İmparatorluğu ve İtalya Krallığı, Avusturya İmparatorluğu'na karşı savaşmışlardır.

-

Kumandanlar

Fransa Kumandanı Prens Eugene de Beauharnais iken Avusturya tarafının komutanı ise Avusturya Arşidükü Johann

- (Devam)
Makaleler 02 Ocak 2013 Yorum yok
Polonya Tarihi
Polonya Devleti, 10. yüzyılın ortalarında ortaya çıkmış ve 963 yılı ülke tarihinin başlangıcı olmuştur. Polonya ve Vistula nehirleri arasında yaşamış olan Islav kabilelerinin kurmuş olduğu bir devlettir. O zamanki bu Islavlara"yayla insanları" manasına gelen "Polane" deniyordu. Zamanla bu isim Polonya haline dönüştü.

Polonya 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar geçen süre içinde Avrupa'da güçlü bir devlet halindeydi. "Üç parçalanmadan" ilki 1772 tarihine kadar olan çeşitli hanedanlıklar idaresindeydi. Bu tarihten itibaren Polonya'nın çöküş dönemi başladı. 1772 tarihinde Prusya, Rusya ve Avusturya, ülke topraklarını aralarında paylaştılar. Bunu 1793 ve 1795 paylaşmaları takip etti. Polonya'nın elinde sadece doğu Prusya civarı kaldı. Birinci Dünya Savaşından sonra uzun mücadele ve sıkıntılardan sonra 1918 yılında Versay Antlaşmasıyla bağımsızlığı sağlandı.

1939 yılında aynı anda Hem NaziAlmanyasının v... (Devam)
Makaleler 03 Ocak 2013 Yorum yok
İran Tarihi
M.Ö. 3000 yıllarından beri İran biliniyordu. Bilinen en eski imparatorluk Elamlıların M.Ö. 1100-600 yıllarında kurdukları imparatorluktur. Elamlıların yerine Medlerin kurmuş oldukları imparatorluğu Persli Keyhüsrev M.Ö. 550 yılında yıkmış ve Anadolu'nun büyük bir bölümü dahil olmak üzere egemenliği altına almıştır. İskender komutasındaki Yunanlılar M.Ö. 330 yıllarında bütün İran topraklarını ele geçirdiler. Bundan sonra İran topraklarında Parthların ve Sasanilerin egemenliği devam etmiştir.

Sasanilerin çöküşü İslam ordularının İran'ı ele geçirmeleriyle olmuştur. Hazret-i Ömer devrinde İran üzerine birçok seferler düzenlenmiştir. Akın akın İran içlerine giren İslam orduları, Âzerbaycan, Taberistan, Cürcan, Rey, Kumis, Karvin, Zencan, Hemedan, İsfahan ve Horasan'ı fethettiler. Hazret-i Ömer'in ölümünden sonra İran'da bazı karışıklıklar meydana geldi. Hazret-i Osman bunun üzerine askeri birlik g... (Devam)
Makaleler 03 Ocak 2013 Yorum yok
Metehanın Kuzey ve Kuzeybatı Seferleri
Mete'nin Hun Ülkesinin Kuzey ve Kuzeybatısındaki Kavimler Üzerine Yaptığı Sefer

Mete, Çin seferine çıkmadan önce, devletin kuzey ve kuzey batısında bulunan kavimleri de itaat altına alarak, arkasını emniyet altına almak istiyordu. Hun Devleti'nin kuzey ve kuzeybatısında "Hun-u, K'ut-sa, Ting-ling (Töliş/Töles=T'ie-le), Kırgız (Kik-k'un), Sin-li" gibi Türk soyundan ve Hunlarla akraba olan kavimler bulunuyordu. Mete, ordusu ile kuzeye doğru yürüdü; bunları birer birer itaat altına alarak, hepsini Hun Devleti'nin çatısı altında topladı.

Bu, hiç şüphesiz, Mete'nin Hun idaresi altında büyük Türk birliğini kurma politikası için atılmış büyük bir adımdı. Artık, Altay dağlarının batısındaki ülkelerin ve kavimlerin dışında bütün Orta Asya Mete'nin hâkimiyetine girmiştir. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, Mete, Orta Asya'nın en büyük gücü haline gelmiştir. Çin yıllığının ifadesine göre "Hunların bü... (Devam)
Makaleler 03 Ocak 2013 Yorum yok
93 Harbi Ve Sonrası Gelişmeler
93 HARBİ VE SONRASI GELİŞMELER:

Londra Protokolü'nü kabul etmeyen Osmanlı Devleti, Ruslar tarafından barış karşıtı olarak nitelendirilirken, takındıkları tutumla ister istemez Rusya'nın ekmeğine yağ sürmüş oluyordu.Rusya diğer devletlerin de tarafsız olacaklarını bildirmeleriyle tek başına Osmanlı Devleti'ne savaş açarken bazı komutanların savaşa karşı olmalarına rağmen konferans kararlarının reddi ile devlet için savaş kaçınılmaz bir hal almıştı.

Konferans ve Londra Protokolü kararlarının reddedilmesinin sebepleri halen tartışılırken red kararının alınmasında kimin etkili olduğu sorusuna farklı yanıtlar verilmektedir.Mithat Paşa'nın görev sürecinde aldığı kararların sürgüne gitmesinden sonra da etkili olduğu görüşüyle birlikte Meclisi Mebusan'ın bu kararları aldığı görüşülerinin karşısında sonuçta son sözün hep Abdülhamid'de olduğu ve mevcut durumda da onun etkili olduğu yönünde gör... (Devam)
Makaleler 03 Ocak 2013 Yorum yok
1. Göktürk Devleti'nin Yükselişi
1. göktürk devletinin yükselişi, göktürk devletinin yükselişi, 1. göktürk devletinin yükselmesi, 1. göktürk devletinin güçlenmesi

1. Göktürk Devleti'nin Yükselişi
Mukan da devletinin düşmanı Juan-juanların artıklarına saldırmaya devam etti. Kendilerinden önce yaklaşık iki asır Orta Asya'nın en büyük gücü olan bu Moğol kavminin izlerinin tamamen silinmesi Göktürklerin devletinin sağlam bir temele oturması için gerekliydi. Neticede üçüncü defa ağır bozguna uğrayan Juan-juanlardan kurtulanlar Kuzey Ch'i Devleti'ne sığındılar. Onları adı geçen devletin sınırına kadar takip eden Göktürkler iyi bir ticaret anlaşması karşılığında onların Çin'de yaşamasına razı oldular.

Göktürklerin, Kuzey Ch'i Devleti'yle yakınlaşması bu devletin rakibi Batı Wei'i telaşa düşürdü. Onlar da hemen Göktürklere, K'u-Ti-Ch'i isimli bir elçi'yi gönderdiler. Böylece Çin'deki doğu ve batı hanedanları arasında Göktü... (Devam)
Makaleler 03 Ocak 2013 Yorum yok
Belçika Tarihi
Belçika'ya ilk yerleşenler Belgealar olup, 5. asra kadar Roma İmparatorluğunun idaresi altındaydılar. Beşinci asırda ise Frankların istilasına maruz kaldılar. Daha sonra ülke Charles (Şarlken)in Batı imparatorluğuna dahil oldu. 1477'den sonra, Şarlken'in yeğeni Maximilian'ın eline geçti. Bundan sonra 300 sene kadar Belçika yabancılar tarafından idare edildi.

1713'te Avusturya İmparatorluğunun eline geçti ve "Avusturya Hollandası" diye anıldı. Fransa 1813'te Belçika'yı işgal etti. 1815'te Napolyon yenilince, Belçika Hollandalıların idaresine girdi. 1830'da Belçikalılar birleşerek Fransa ve İngiltere'nin garantisi altında bağımsız bir devlet kurdular. 4 Haziran 1831 tarihinde bir krallık haline gelen Belçika, Afrika'da sömürgecilik hareketlerinde de bulundu.

Sömürgelerinden en son Kongo, 3 Haziran 1960'da bağımsızlığını kazandı. Belçika, Birinci ve İkinci Dünya Savaşına iştirak etmiş olup her iki savaşta da Almanya tar... (Devam)
Makaleler 03 Ocak 2013 Yorum yok
Hasankeyf
hasankeyf, hasankeyf tarihi, hasankeyf resimleri, hasankeyf tarihçesi, hasankeyf sular altında kalacak, hasankeyf hakkında bilgi

Hasankeyf
Hasankeyf, günümüzde Batman iline bağlı olan, Dicle nehrinin akışı ile şehri ikiye ayırdığı ve tarihe tanıklığı ile bilinen bir ilçedir. 1975 yılında yapılan nüfus sayımına göre Hasankeyf ilçesinin nüfusu 13. 823 olarak sayılmıştır. 1981 yılında Hasankeyf, doğal koruma alanı olarak ilan edilmiştir. Nüfusu 1975'li yıllardan sonra sürekli göçlerden dolayı 2000 yılında nüfusu 7493 sayısına düşmüştür.

Hasankeyf'in tarihçesine baktığımızda şehrin tarihi yaklaşık 10 bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Hasankeyf, Artukluların hâkimiyeti altında uzun bir süre kalmış, daha sonra 1232 yılında Eyyubiler tarafından Artuklulardan almışlardır. Eyyubiler bölgeye henüz gerçek anlamda tam hâkimiyet sağlayamadığı dönemde Hasankeyf, Moğol istilasına maruz kalmış, o döne... (Devam)
Makaleler 04 Ocak 2013 Yorum yok
Portekiz Tarihi
İlk çağlarda İber kabileleri (Lusitanienler) ile işgal edilen ülke, M.Ö. 1. yüzyılda Romalıların bir eyaleti oldu. Sonra Vandallar, Süevler (bir Alman kabilesi), 5. yüzyıldan 8. yüzyıla kadar Vizigotlar tarafından istila edildi. 711 yılında ülke Müslümanların eline geçti. Endülüs Emevileri (756-1031), Teva'if-i Müluk (11. yüzyıl) İslam devletleri kurulup, bölgeye hakim oldular. Onuncu yüzyıla doğru Douro ve Minho nehirleri arasındaki bölgeye Terra Portucallis ismi verildi. Portucallis, Latince Portas (liman) ve Calle (kale) birleşiminden meydana gelmiştir.

Portekiz, 1143'te bağımsız bir krallık oldu. Sınırları Meriniler'e karşı yaptığı savaşlarla genişledi. On üçüncü yüzyıl ortasına doğru bugünkü Portekiz sınırları tamamlandı. Portekizli denizciler 15. yüzyılda dünya çapında yayılma gösterdiler. Sonraki yüzyılda Asya,Afrika ve Güney Amerika'da büyük bir sömürge imparatorluğu kurarak, Avrupa ve Doğu ara... (Devam)
Makaleler 04 Ocak 2013 Yorum yok
Çaldıran Savaşı (Çaldıran Zaferi)
Çaldıran Savaşı (Çaldıran Zaferi)

Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim Han ile İran Şahı İsmail arasında, 23 Ağustos 1514'te, Çaldıran Ovasında yapılan, tarihin en büyük meydan muharebelerinden biri.

Akkoyunlu Devleti'ni ortadan kaldıran, Âzerbaycan, Irak-ı Arab ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun Nehrine kadar hududunu genişleten Şah İsmail, 1510'da, doğudaki Sünni Özbekler'i de yendikten sonra, Anadolu'ya yöneldi. Gönderdiği dâi ve halifeleri vasıtasıyla yaptığı propagandalarda, Osmanlı hudutları içindeki Şiileri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyanlar çıkarmaya başladı.

Yavuz Sultan Selim Han ise, Anadolu'yu bölüp parçalamak ve batıya açılan her seferde Osmanlı'yı arkadan vurmak emelinde olan Şah İsmail'e, kesin bir darbe indirmek niyetindeydi.

Nitekim bu gaye ile şehzadeler ve dahildeki fesatçıların işini halleden Yavuz Sultan Selim Han, 10.000 azab askerinin hazırlanması için Anadolu'ya hük... (Devam)
Makaleler 04 Ocak 2013 Yorum yok
4. Murat ve Devletin Yeniden Canlanması
4. murat devri, 4. murat dönemi, 4. murat ve devletin yeniden canlanması, devletin yeniden canlanması 4. murat, 4. murad ve devletin canlanması, 4. murad ve devletin yeniden canlanması, 4. murad, IV. murad dönemi

(iv) IV. Murat ve Devletin Yeniden Canlanması: II. Selim'den sonra "silin padişahlar dönemi"ne girilir. IV. Murat'ın tahta çıktığı 1623 yılına kadar olan bu dönemde, saltanat mücadelesinde kardeş katilliği artarak sürüyor, I. Mustafa gibi gerçekten akli dengesi bozulmuş olanlar tahta çıkıyor, haremin devlet işlerindeki etkisi artıyor, askeri disiplini bozulmuş olan yeniçeri ocağı bulduğu her fırsatta ayaklanıp karışıklık çıkardığı yetmiyormuş gibi, devlet işlerinde haremle birlikte en etkili güç haline geliyordu. Yeniçerileri ortadan kaldırmak isteyen ilk padişah II. Osman'dır. Bunun için büyük bir Asya ordusu kurmayı planlamış ve bunlarla İstanbul'a yürüyüp yeniçeri ve sipahi ocaklarını ortadan kaldırmayı... (Devam)
Makaleler 04 Ocak 2013 Yorum yok
Norveç Tarihi
Norveç tarihi hakkında yazılmış ilk yazılı dökümanlara göre, ülke topraklarında, 9. yüzyıla kadar, Alman kabilelerinin kurmuş olduğu birçok küçük krallıklar vardı. 872 yılında Kral Harold the Fairhaired, bu krallıkları tek bir Norveç Krallığı altında birleştirdi. O zamanlar ülke, Nortuagua veya Nordveg adıyla bilinirdi.

1000 yılına kadar Norveç'in ilk yerlileri olarak bilinen Vikingler, yaptıkları sağlam gemilerle Avrupa'da birçok yerlere saldırdılar. İnsanların korku içinde yaşamalarına sebep oldular. Gittikleri yere kan, vahşet, ölüm ve korku götürüyorlardı. Fakat çok geçmeden ekonomik sıkıntılar sebepiyle meydana gelen iç çatışmalar, Norveç'i huzursuz bıraktı.

Arkasından 14. yüzyıl başlarında "Kara Ölüm" adını verdikleri veba hastalığı Norveç halkına ölüm ve dehşet getirdi. Hemen hemen nüfusun yarısı bu hastalıktan öldü. Hıristiyanlığın ülkeye girdiği sıralarda, mükemmel olan tar... (Devam)
Makaleler 04 Ocak 2013 Yorum yok
Avrupa Hunlarının Yayları ve Okları
avrupa hunlarının yayları ve okları, avrupa hunlarının okları, avrupa hunlarının yayları, avrupa hunlarının silahları

Avrupa Hunlarının Yayları ve Okları
Hunların ortaya çıkmalarına kadar Doğu Avrupa'da hiç tanınmayan en önemli "Sihirli Silâhları" yaylarıydı. Hunların yaylarını pekiştirmek maksadıyla kullandıkları bazı kemik safihaları Volga, Dinyeper ve Kerç bölgelerinde bulunmuştur. Fakat bunlara bugüne kadar Hun mezarlarında rastlanmamıştır. Uzun yılların denemeleri ve büyük bir mesleki bilgi ile imal edilen yaylarını, Hunlar mezarlara ve kurban ateşlerine koymamış ve babadan oğula miras bırakmışlardır. Avrupa'daki fetih yollarına Hun orduları ile çok az sayıda yay ustasının gelmiş olması yüzünden bu bölgede yayların değeri gittikçe artmıştır. Bir talih eseri olarak bu yaylardan birisi, Hunların hudut bölgelerinden olan (Bugün harap bir mezarda) Panonnia'da hemen hemen eksiksiz olarak ve yedi parç... (Devam)
Makaleler 04 Ocak 2013 Yorum yok
Hz. Muhammed ve Dört Halife Dönemi Sanatı
1. HZ. MUHAMMED VE DÖRT HALİFE DÖNEMİ SANATI (Erken İslam Sanatı)

Hz. Muhammed ile birlikte İslam sanatı ilk örneklerini vermiştir. Toplumlar kendi yaşayış biçimlerine göre nasıl ev tipleri yapmışlarsa dine uygun olarak da ibadet yerleri kurmuşlardır. İslam dininin getirdiği en büyük yenilik cami mimarisidir. Ancak İslam'ın ilk yıllarında günümüze gelmiş mimariler yoktur. Çünkü ilk camiler zamanla değişime uğramış, yerlerine sonradan daha gelişmiş bir mimariyi sergileyen örnekler kurulmuştur. İlk camiler üzerleri açık, kerpiç duvarlı, hurma dallarının gölgelediği çok basit yapılardı ve bu yapıların hiçbir sanatsal yönü yoktur. İlk cami Hz. Muhammed'in Medine'deki eviydi. Bu cami daha sonra Medine Camisi olarak anılmıştır. Kerpiç duvarla çevrili kare bir alanın yalnızca bir tarafında iki sıralı ağaç direklere dayanan, hurma yapraklarıyla örtülü bir dam bulunuyordu. Böylece cemaat bölgenin kavurucu güne... (Devam)
Makaleler 05 Ocak 2013 Yorum yok
Pakistan Tarihi
Pakistan Devleti, yirminci yüzyılda kurulmuş genç bir devlettir. Pakistan'ın 15 Ağustos 1947 yılından evvelki tarihi Hindistan ile aynıdır. "Pakistan" adı ilk olarak, İngiltere'de öğrenim gören Müslüman öğrenciler tarafından 1940 yılında ortaya kondu. Pakistan, Pencap, Afgan, Keşmir, Sind ve Belucistan isimlerinin başharflerinin yanyana gelmesinden meydana gelip, mana itibariyle "temiz ülke" demektir.

Hindistanlıların, İngilizlerin egemenliğinden kurtulmaya çalıştıkları sırada, bölgedeki Müslümanlar birleşerek 1947 yılında bir dominyon kurdular. Bu dominyon, İngiliz Milletler Cemiyetine dahil durumdaydı. Bu yıllarda Pakistan liderliğini M. Ali Cinnah yürütmekteydi.

Pakistan 1956 yılında cumhuriyet oldu. İki yıl sonra General M. Eyüb Han darbe yaparak idareyi ele geçirdi. 1960 yılında ve 1965'te yeniden başkan seçildi. Bunun 1969 yılında istifa etmesi üzerine Doğu Pakistan'da ayaklanmalar başgösterdi. Daha sonra Genera... (Devam)
Makaleler 05 Ocak 2013 Yorum yok
2. Ahmet
2. Ahmet, 2. Ahmed, 2. Ahmet dönemi, ikinci ahmet

   II. Ahmet

II. Ahmet

Saltanatı
22 Haziran 1691- 6 Şubat 1695

Padişah Sırası
21

Doğum Tarihi
25 Şubat 1643

Ölüm Tarihi
6 Şubat 1695 (51 yaşında)

Önce
II. Süleyman

Sonra
II. Mustafa

Soyu
Osmanlı Hanedanı

Babası
I. İbrahim

Annesi
Hatice Muazzez Sultan

Dini
İslam

II. Ahmet, (d. 25 Şubat 1643 - ö. 6 Şubat 1695). 21. Osmanlı padişahıdır. Osmanlı sultanlarının yirmi birincisi ve İslam halifelerinin seksen altıncısı.

İlk yılları

Sultan İbrahim Han'ın üçüncü oğludur. Annesi Hatice Muazzez Sultan'dır. 1643'te Edirne'de dünyaya geldi. İyi bir tahsil gördü. Arapça ve Farsça'yı mükemmel bir şekilde öğrendi. Kardeşi II. Süleyman'ın dört yıllık saltanatı sırasında sarayda kafes hayatı yaşadı. 21 Haziran 1691'de tahta çıktığı zaman 48 yaşındaydı. Ahmet Han'ın cülusu sırasında Osmanlı Devleti, İkinci Viyana Kuşa... (Devam)
Makaleler 05 Ocak 2013 Yorum yok
Güney Kore
Kore tarihi M.Ö. 3000 yılına kadar uzanır. Çin'in eline geçtikten sonra, Budizm ve Çinlilerin etkisinde kaldı. Daha sonraları 7. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar değişik hanedanların idaresi altında bağımsız olarak yaşadı. 1910 yılında Japonlar Kore'yi işgal ederek koloni haline getirdiler. Bu durum, 1945 yılına kadar sürdü. İkinci Dünya Savaşında Japonya'nın yenilmesinden sonra Güney Kore'yi ABD, Kuzey Kore'yi de Rusya işgal etti. Böylelikle kuzeyde komünist rejim, güneyde demokratik rejim kurulmuş oldu.

25 Haziran 1950'de Rus subaylarının kumandasındaki Kuzey Kore birlikleri, yarımadanın tamamına komünizmi kabul ettirmek için Güney Kore'ye saldırıp istila etti. Bunun üzerine BM., Güney Kore'nin kurtarılmasına karar verdi. Bölgeye BM askerleri gönderildi. Bu orduya Türkiye, bir tugayla katıldı. İşgalci komünist birliklerin Güney Kore'den çıkarılması için Mehmetçik büyük başarı gösterdi.

Mehmetçiğin zaferi b... (Devam)
Makaleler 05 Ocak 2013 Yorum yok
Merkantilizm
Merkantilizm, merkantalizm, merkantilizm nedir, merkantalizm nedir, merkantilizm ne zaman çıktı, merkantalizm ne zaman oldu, merkantilizm ne zaman ortaya çıktı, merkantilizm hangi ülkede çıktı

b. Fiyat Artışı ve Merkantilizm
10. ve 15. yüzyıllar arasında gelişen ticaret, 16. yüzyıla varıldığında devletlerin en önemli uğraşı oldu ve bugün bildiğimiz niteliğini kazandı: Kapitalist ekonominin ortaya çıkışı ve kent merkezli ekonomik sistemden ulus-merkezli ekonomik sisteme geçiş. Bu ekonomik dönüşümün önemli özelliği, 12. yüzyılda başlayan ama 16. yüzyılın ikinci yarısında hızlanan fiyat artışıdır. Tüm malların fiyatları 1550 - 1600 arasında ortalama olarak iki kat artmıştı. 1650'de buğdayın fiyatı Paris pazarında 1500'dekine göre 15 kat daha pahalıydı. Bu sürekli enflasyon, her yerde ve her zaman olduğu gibi en çok sabit gelirlileri etkiledi. İleride incelenecek olan ve aynı dönemde ortaya çıkan din sava... (Devam)
Makaleler 05 Ocak 2013 Yorum yok
2. Balkan Savaşı
İkinci Balkan Savaşı

Savaşın Nedenleri

1.Bulgaristan'ın Birinci Balkan Savaşı sonucunda en büyük payı alması (Özellikle Makedonya üzerindeki anlaşmazlıklar) ve Ege Denizine ulaşmasından dolayı Balkan devletlerinin aralarında anlaşmazlığa düşmesi.

2.Bulgaristan'ın Ege Denizi'ne kadar genişlemesini Yunanistan'ın uygun görmeyişi.

3.Osmanlı Devleti'nin bölgeden çekilmesiyle meydana gelen otorite boşluğu

Yunanistan'ın çalışmaları sonucunda Sırbistan, Karadağ ve Romanya Bulgaristan'a karşı birleşmiştir. Bulgaristan'ın zor durumda olduğunu gören Enver Paşa harekete geçerek, Edirne ve Kırklareli'ni Bulgarlardan almıştır.

İkinci Balkan Savaşı sonucunda Bulgaristan yenildi.

Savaş Sonucunda Yapılan Antlaşmalar 

1. Bükreş Antlaşması (10 Ağustos 1913): Balkan devletleri arasında yapıldı.

Açıklamalar:

1.Bulgaristan, Birinci Balkan Savaşı'nda aldığı toprakların büyük bir kısmını kaybetti. ... (Devam)
Makaleler 05 Ocak 2013 1 yorum
Osmanlıda Eğitim
Osmanlıda Eğitim

İstanbul'u aldıktan soma Fatih ilk iş olarak Ayasofya'ya gelerek burada toplanmış olan Bizans halkına hitaben can, mal ve din özgürlüklerinin kendi teminatında olduğu konusunda güvence verdi. Harap ve bakımsız durumda olan Ayasofya'yı camiye çevirerek onarıma aldırdı. Fatih ve ondan soma gelen Osmanlı Padişahları da fetih sembolü olarak kabul edilen Ayasofya'ya büyük önem verdiler ve bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadılar. Ayasofya'nın kutsal hikmet manasına gelen Grekçe adının dahi değiştirilmediğini düşünürsek Türkler'in ne kadar hoş görülü oldukları daha iyi anlaşılır.

Özellikle II. Selim döneminde Mimar Sinan'ın yapmış olduğu destek payandaları ve onarımlar sayesinde yapının günümüze kadar ulaşması mümkün olabilmiştir. Ayrıca Sultan Abdülmecid döneminde Fossati kardeşlerin yaptıkları restorasyon çalışmaları da önemli yer tutar. Cami'ye çevrildikten sonra İslam inancı ge... (Devam)
Makaleler 06 Ocak 2013 Yorum yok
Türk Tarihine Bakışımız Nasıl Olmalıdır'
Türk Tarihine Bakışımız Nasıl Olmalıdır'  / Nihal Atsız  

Türk Tarihine Bakışımız Nasıl Olmalıdır'
Onbeşinci yüzyılda, bizde, belirli bir tarih görüşü vardı; Türk tarihinin en eski çağları olarak Oğuz Han Destanı'ndan bahsolunur, sonra pek kısa bir Selçuk tarihi anlatılarak Osmanlılara geçilirdi. Böylece eski tarihçiler, Osmanlıları daha mühim ve üstün tutmakla beraber, Türk tarihini bir bütün halinde gözden geçirirlerdi.

Fakat bu tarih görüşü köklenmeden baltalandı. Hele, Hoca Sadeddin gibi bir müverrihin, eserine doğrudan doğruya Osmanlılarla başlamasından sonra, bizim için Türk tarihi sadece "Osmanlı tarihi" olarak kaldı. Ve daha önceki Türklerden, az veya çok, yabancı milletler gibi bahsedilmeye başlandı.

XIX. yüzyılda Müşir Süleyman Paşa ile başlayan tepki, bu yanlış görüşü sarsmaya başladı. Varlık ve başlangıcımızın Osmanlılardan daha ileride olduğu anlaşıldı. Eski Tü... (Devam)
Makaleler 06 Ocak 2013 Yorum yok
Endonezya Tarihi
Endonezya'nın tarihi hakkında bilinen en eski bilgiler, 4-5 bin yıl kadar önce, Malaysia'dan halkın gelip yerleştikleri hakkındadır. Eski çağlardan beri ülkenin üzerinde bulunduğu adaların deniz ticaretinde ehemmiyeti çok büyük olmuştur. Bu sebepten, halk genellikle denizci veya tüccardı. Tarih çağlarında ülke, Çin, Hindistan, İran ve Bizans İmparatorluğunun deniz ticaret yolu idi. Halen bu özelliğini muhafaza etmektedir.

Eski çağlarda ticaret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı. Ticaretteki bu ehemmiyeti sebepiyle, dünyanın çeşitli yerlerinden Endonezya'ya gelip yerleşen insanlar ülkede yeni fikir ve geleneklerin yerleşmesine sebep olmuşlardı. Miladın ilk yıllarına kadar halk aşiretler halinde yaşıyorlardı. Bu zamanda artan Hint tesiri neticesinde halk arasında Allahü tealanın emrettiği hakiki yol olmayan, putperestlik, Budizm ve Hindu dinleri yayıldı.

Bu devirlerde ülkede aşiret idarele... (Devam)
Makaleler 06 Ocak 2013 Yorum yok
Akhunların Batıya Göçleri
Akhunların batıya göçleri, akhunların batıya gitmeleri, akhunlar ve batıya göçleri

Akhunların Batıya Göçleri
S. Legg'in de belirttiği gibi, Orta Asya yani Türk ili, Türklerin anavatanı idi. Kitabının başlığındaki "Hearthland" deyimi çok yerinde kullanılmıştır. Gerçekten de Asya'nın içlerinden kopup gelen, tarihleri az bilinen insanlar, sürekli hareketliliği sağlamıştır. Sakalar, Yüeçi'ler, Hunlar, Oğuzlar, Peçenekler, Kumanlar vs. bu ananeyi bazı nedenlerle sürdürmüşlerdir.

Akhunlar, IV. yy'da, Asya içlerinden batıya göç ettiler. Yüeçilerin varisi Kuşanların çökmesinden sonra, Hun kabileleri arasında güçlenerek, büyük bir devleti kurdular. "Bozkır, Iakartes ve Oxus'' ne zaman geçtikleri kesinlikle bilinemiyor. Sogdiana'daki tarihleri şimdilik karanlık kalmaktadır. Ama, Sasanilerin kuzey doğusundaki topraklarında, Horasan'da sürekli akınlarda bulundukları bilinmektedir. Oxusveya Ceyhun'un güneyine, Belh... (Devam)
Makaleler 06 Ocak 2013 Yorum yok
Toplam 11 sayfa, 1. sayfadasın: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, Sonraki
Coğrafya Sitesi Matematik Sorusu