- Meşrutiyet, hükümdar ile birlikte bir meclisin ülke yönetiminde bulunmasıdır. - Osmanlı Devleti’nde I. Meşruiyet, 23 Aralık 1876’da Jön Türklerin baskısıyla II. Abdülhamit tarafından ilan edilmişti. - İlk Osmanlı Mebusan Meclisi 20 Mart 1877’de açıldı. - İlk Osmanlı anayasası, Kanun-i Esâsî yürürlüğe girdi. - I. Meşruiyet Dönemi, fazla uzun sürmedi. - 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın çıkması ve azınlık milletvekillerinin yıkıcı faaliyetleri üzerine Sultan II. Abdülhamit, Meşrutiyet’i kaldırdı ve Mebusan Meclisi’ni kapattı. - Meşruiyet taraftarı olan Jön Türkler, İttihad-ı Osmânî Cemiyeti’ni kurdular. Sonra bu cemiyet, İttihat ve Terakki Cemiyeti adını aldı (1889). - Osmanlıcılık fikrini savunan bu cemiyet, Makedonya’da örgütlendiler. - İngiltere ve Rusya&rsquo... (Devam)
İtalya’nın Trablusgarp’ı İşgalinin Nedenleri 1.Birliğini geç kuran İtalya’nın ham madde ve pazar arayışı Açıklama: Birliğini geç tamamlayan İtalya sömürgecilik yarışında geç kalmıştır. 1896’da Habeşistan’a saldırdıysa da; İtalya’nın bu saldırısı başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 2.Trablusgarp’ın İtalya’ya yakın olması 3.Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ı savunacak gücünün olmaması Açıklamalar: - Osmanlı Devleti, Trablusgarp’a karadan yardım edemezdi; çünkü Mısır, İtalya’nın Trablusgarp’ı işgalini onaylayan İngiltere’nin elindeydi. - Osmanlı Devleti, donanmasının güçsüzlüğünden dolayı da Trablusgarp’a denizden yardım edemezdi. 4.İtalya’nın, Trablusgarp’ın işgali iç... (Devam)
Savaşın Nedenleri 1.Rusya’nın Balkanlarda takip ettiği Panslavist politika 2.Balkanlardaki gelişmelerin, Osmanlı tarafından, takip edilememesi 3.Fransız ihtilalinin etkisi (Milliyetçilik ve bağımsızlık) 4.Türklerin Balkanlardan tamamen atılmak istenmesi Açıklama: Savaş başlamadan önce; Arnavutluk, Makedonya, Selanik ve Yanya Osmanlı’nın elindeydi.
5.Trablusgarp Savaşı esnasında, Osmanlı Devleti’nin güçsüz olduğunun anlaşılması 6.Kiliseler sorununun Balkan devletlerinin lehine sonuçlanması 7.Balkan devletlerinin Osmanlı’ya karşı ittifak kurmaları 8.İngiltere’nin, 1908’de Estonya’nın başkenti Reval’de yapılan görüşmeler sonucunda, Rusya’yı Balkan politikasında serbest bırakması
Katılan Devletler ve Savaşın Sonucu - Karadağ, Bu... (Devam)
Savaşın Genel Nedenleri 1.Fransız İhtilali sonucunda ortaya çıkan düşüncelerin hızla yayılması 2.Sanayi İnkılâbı sonucunda gelişen sanayi, beraberinde hammadde ve pazar ihtiyacını da ortaya çıkarmıştı. Hammadde ve pazar ihtiyacı ise sömürgeci devletleri karşı karşıya getirdi. 3.Almanya ve İtalya’nın siyasi birliklerini kurmaları sonucunda Avrupa’nın siyasi dengesinin bozulması 4.Bloklar arası silahlanma yarışının hızlanması Açıklamalar: - Almanya, Fransa’dan Alsas-Loren bölgesini aldıktan sonra kendisini Fransa karşısında güvensiz hissetmeye başladı ve kendini güvende hissetmek için ittifaklar ve bloklaşmalar dönemini başlattı. - Devletlerarası bu çıkar çatışmaları sonucunda Avrupa bloklara ayrılmıştır.1883’te Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya arası... (Devam)
- Trablusgarp ve Balkan savaşlarından yıpranmış olarak çıkan Osmanlı Devleti, savaşın başında tarafsızlığını ilan etmiş, boğazları kapatmış, seferberlik ilan etmiş (seferberlik ilanı; devletin savaşa gireceğinin bir habercisidir) ve kapitülasyonları da tek taraflı olarak kaldırarak meclisi de tatil etmiştir. - Kapitülasyonların kaldırılmasına en büyük tepki Almanya ve Avusturya-Macaristan’dan gelmiştir. İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti’nin ittifak tekliflerini kabul etmedikleri gibi kapitülasyonların kaldırılmasına da önemli bir tepkide bulunmamıştır. - İttifak teklifi İngiltere ve Fransa tarafından reddedilen Osmanlı Devleti, Almanya’ya daha fazla yakınlaşmıştır. Almanya da bu durumu değerlendirerek Osmanlı’yı kendi yanına çekme gayretini artırmıştır. - Savaş başladıktan sonra İngilizlerin önünden kaç... (Devam)
Osmanlı’nın Ateşkes’i İmzalama Sebepleri: 1.Bulgaristan’ın savaştan çekilmesi sonucunda Osmanlı ile Almanya’nın kara bağlantısının kesilmesi 2.Osmanlı’nın savaşacak gücünün kalmaması 3.Wilson Prensiplerinden cesaret alınması 4.Güney cephelerinin çökmesi 5.Savaş taraftarı olan İttihat ve Terakki Partisi liderlerinin (Cemal Paşa, Enver Paşa, Talat Paşa) ülkeyi terk etmesi sonucunda başa barış isteyen Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın gelmesi. Mondros Ateşkes Antlaşması, 30 Ekim 1918’de Osmanlı adına Bahriye Nazırı Rauf Orbay ile İtilaf Devletleri adına İngiliz Amirali Calthrope arasında Limni adasının Mondros limanında Agamemnon zırhlısında imzalanmıştır. Ateşkes Antlaşması’nın Şartları (Tümü 25 maddedir): 1.Anlaşma devletleri güven... (Devam)
Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda İtilaf Devletleri, aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı topraklarını paylaştılar. Gizli Antlaşmalar Gizli Antlaşmaların Yapılma Sebepleri: 1.Şark meselesi (Osmanlı ülkesini paylaşma meselesi)’ni halletmek. 2.İtilaf bloğunun birlik ve istikrarını sağlamak 3.Savaştan sonra Osmanlı’yı paylaşma konusunda anlaşmazlığa düşmemek 4.İtalya’yı İtilaf bloğuna katmak. 5.Rusya’yı İtilaf bloğunda tutmak
Gizli Antlaşmalar: 1.Boğazlar Antlaşması (Mart-Nisan 1915) Çanakkale Savaşı esnasında Rusya boğazlar konusunda tedirginleşince; İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanan antlaşma ile boğazlar ve çevresi Rusya’ya bırakılmıştır. Antlaşmanın Önemi: 1.Rusya’nın Almanya tarafına geçmesi önlendi 2.Gizli antlaşmalar başladı 3.İngiltere ve Fransa i... (Devam)
- ABD Cumhurbaşkanı Woodrow Wilson Birinci Dünya Savaşı sonrasında yapılacak barışın esaslarını yayınladığı on dört ilke ile açıklamış, İtilaf devletleri de ABD’yi yanlarında tutmak istediklerinden dolayı bu ilkeleri kabul ettiklerini bildirmişlerdir. - ABD başkanı Wilson, savaştan sonra barışın devam etmesini bir daha böyle büyük savaşların çıkmamasını istiyordu.
İlkeler:
1.Galip devletler yenilen devletlerden toprak ve savaş tazminatı almayacak. Açıklama: - Bu madde yeni sömürgeler oluşmasına karşıdır. - Mağlup devletlerin mütareke imzalamasını hızlandırmıştır. - Savaştan sonra imzalanan antlaşmalar, bu maddeye uymamıştır.
2.Devletlerarası antlaşmalarda açık diplomasi esası uygulanacak. Açıklama: Gizli antlaşmalar hukuken geçersiz sayılmışt... (Devam)
- İtilaf Devletleri yenilen devletlerle imzalanacak barış antlaşmalarının şartlarını tespit etmek ve bozulan dengeleri kendi lehlerine kurmak için Paris’te bir barış konferansı toplamıştır. - Bu konferansa 32 devlet katılmıştır. - Konferans, İngiltere ve Fransa’nın etkisi altında kalmıştır. - Paris’te ilk olarak Milletler Cemiyeti’nin kurulması kararlaştırılmıştır. - Ancak ABD diğer konularla fazla ilgilenmemiş ve yalnızlık politikasına geri dönmüştür. - En fazla tartışılan mesele Osmanlı ile imzalanacak olan antlaşma olmasına rağmen; aralarında çıkar çatışmasına düşen galipler, Osmanlı ile imzalanacak olan antlaşmayı karara bağlayamamışlardır. - Batı Anadolu’nun kendisine bırakılması için çaba harcayan Yunanistan, konferansa Batı Anadolu’da Rumların çoğunlukta olduğunu gö... (Devam)
Yunanlılar, Paris Konferansı’na verdirttikleri karar doğrultusunda İzmir’i işgal etmişlerdir.
İşgalin Önemi: 1.Kuva-yı Milliye ortaya çıkmaya başladı 2.Milli bilinç uyandı 3.Halkı Milli Mücadele için örgütlemek kolaylaştı 4.Mitingler düzenlendi 5.Redd-i İlhak Cemiyeti kuruldu 6.Halk, işgalcilere güvenilemeyeceğini anladı.
Amiral Bristol Raporu: İzmir’in işgali dünya kamuoyunda büyük bir yankı ve kınamaya sebep olunca; olayın sorumlusu durumunda olan İtilaf Devletleri kamuoyunu yatıştırmak ve İzmir bölgesindeki durumu öğrenebilmek için bölgeye Amiral Bristol önderliğinde bir heyet göndermişlerdir.
Bristol Raporu’nun İçeriği: 1.Bölgedeki olayların sorumlusu Türkler değil; Rumlardır. 2.Bölgede Türkler çoğunluktadır. 3.Yunanlıların bö... (Devam)
- Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan çok ağır bir güç kaybı ile çıktı. - Savaş sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması şartları daha da ağırlaştırdı. - Devleti, savaşa sürükleyen İttihat ve Terakki’nin lider kadrosu yurt dışına kaçtılar. - İtilaf Devletleri ise, antlaşmanın 7. maddesine dayanarak işgal bölgelerini genişlettiler. - İstanbul Hükümeti’nin çaresizliği ve acizliği karşısında Türk milleti örgütlenmeye başladı. - Kuvay-ı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri şeklinde olan bu örgütlenme tüm Anadolu’ya yayıldı. - Bu arada İtilaf Devleri’nin kışkırtmaları ile harekete geçen azınlıklar da örgütlendiler.
Amaçları yönünden bu cemiyet örgütlenmeleri üç gruba ayrılır:
1.Mondros Mütarekesi’ne 7 ve 24. maddeler kondu. 2.Osmanlı ordusu terhis edildi. 3.Osmanlı’nın savaş araç ve gereçleri kontrol altına alındı. 4.Haberleşme ve ulaşım kontrol altına alındı. 5.Osmanlı yönetimi denetim altına alındı. 6.Boğazlar denetim altına alınarak Anadolu ile Rumeli’nin bağlantısı kesildi. 7.Azınlıklar kışkırtıldı.
İşgaller Mondros Ateşkes Antlaşması’na dayanılarak başlamıştır. 3 Kasım 1918’de Musul’u işgal ederek İngilizler işgal faaliyetlerini başlattılar. 13 Kasım 1918’de ise Yunanlılar da içinde olmak üzere İtilaf donanması İstanbul’u filen işgal etti.
Açıklamalar: - İşgallere karşı ilk tepki, 19 Aralık 1918’de Hatay’a bağlı Dörtyol’un Karakese Köyü’nde Mehmet Kara’nın Fr... (Devam)
Öğrenim Hayatı - Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. - Babası bir gümrük memuru olan Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. - Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. - Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. - Milis subaylığı, evkaf kâtipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. - Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına kadar yaşadı. - Küçük Mustafa öğrenim ç... (Devam)
Kurtuluş Savaşı’nın Genel Özellikleri: 1.Halk kongreler yolu ile örgütlenip birleştirilmiştir. 2.Güneyde Fransız ve Ermenilere karşı Kuva-yı Milliye; Doğu Anadolu’da Ermenilere karşı, Osmanlı’dan kalan XV. Kolordu; Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı, TBMM’nin kurduğu, düzenli ordu kullanılmıştır. 3.Ordu taarruz gücüne ulaşana kadar Yunanlılara karşı batı cephesinde savunmada kalınmıştır. 4.Kurtuluş Savaşı’nda bağımsızlık ve egemenlik birlikte yürütülmüştür. 5.Kurtuluş Savaşı, Türk milletinin I. Dünya savaşının sonuçlarına bir tepkisidir. 6.Mondros Mütarekesinin Osmanlı devletini etkisiz duruma getirmesi, kurtuluş mücadelesini halkın yapmasına sebep olmuştur. 7.Kurtuluş savaşı için ilk adımları milli cemiyetler atmış, kurtuluşu TBMM tamamlamıştır. 8.İtalyan ve İngiliz... (Devam)
- Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Pontus Rum Cemiyeti’nin çalışmaları sonucunda bölgedeki Rum halkı karışıklıklar çıkarıyor ve olayın sorumlusu olarak da Türk halkı gösteriliyordu. Bu durum karşısında İngilizler, Osmanlı hükümetine bölgede güvenliğin sağlanmasını; aksi takdirde, bölgeyi işgal edeceklerini bildirdiler. - Rumların da zaten beklentisi, bölgenin İngilizler tarafından işgal edilerek Rumların işlerinin kolaylaştırılmasıydı. - Bölgede güvenliğin sağlanması için İstanbul yönetimi IX. Ordu Müfettişliği’ne getirerek Mustafa Kemal’i görevlendirdi. Mustafa Kemal bölgede hareket edebilmek için IX. Ordu Bölgesindeki sivil makamlara da emir verme yetkisini aldı.
Mustafa Kemal’in Görevi: 1.Görev bölgesindeki orduları terhis etmek 2.Asayiş v... (Devam)
- Samsun bölgesini, İngiliz ve Rumların varlığından dolayı, milli mücadele çalışmalarının başlaması için uygun görmeyen Mustafa Kemal; Samsun’dan Havza’ya hareket etti. - Anadolu’daki komutanlarla da irtibat kurarak orduların terhis edilmemesini sağlamaya çalışan Mustafa Kemal; Havza’da, milli bilincin uyanması ve İtilaf devletlerinin Türk halkının tepkisini görmesi için İzmir’in işgalini protesto eden bir miting düzenledi. Bu tür mitinglerin tüm yurtta da yapılmasını istedi. - Mustafa Kemal yurdun çeşitli yerlerinde başlayan halk heyecanını ortak bir çizgi üzerinde birleştirmek istiyordu. Ferdi bilinçten ulusal bilince ulaşılmasını istiyordu.
Açıklamalar: - Mustafa Kemal İzmir’in işgalini halkın uyarılması ve birleştirilmesi için kullanmak istemiştir. - Mustaf... (Devam)
Sebep: Ülkenin içinde bulunduğu durumu millete duyurarak milleti bağımsızlık ve egemenlik için mücadeleye çağırmak.
Genelgenin Hazırlayıcıları: Mustafa Kemal, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Kazım Karabekir (Erzurum’da)
Genelgenin Maddeleri:
1.Yurdun bütünlüğü ve milletin istiklali tehlikededir.
Açıklama: 1.Durum ve Kurtuluş Savaşının gereği ortaya konmaktadır. 2.Kurtuluş Savaşının bölgesel değil; bütünsel olduğu vurgulanmıştır. 3.Bölücülere ve bölgesel kurtuluşu amaçlayanlara bir tepkidir.
2.İstanbul’daki hükümet baskı altında olduğundan dolayı, üzerine almış olduğu sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gibi gösteriyor.
Erzurum Kongresi Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti tarafından Rum ve Ermenilere karşı Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi’nin bütünlüğünün korunması için toplanmıştır.
Kongrede Alınan Kararlar:
1.Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünemez Açıklama: 1.Bu madde Sivas Kongresi ve Misak-ı Milli kararlarının da ilk maddesidir. 2.Bölgesel amaçlı olarak toplanan kongre bütünü ilgilendiren karar almıştır. 3.Bütün bölücülere tepki gösterilmiştir.
2.Her türlü yabancı müdahalesine karşı millet, birlik olarak kendisini müdafaa edecektir.
3.Vatanın ve istiklalin muhafaza ve teminine İstanbul Hükümeti muktedir olamadığı takdirde; gayeyi temin için Anadolu’da g... (Devam)
Balıkesir Kongresi Yunanlılara karşı Batı Anadolu’nun bütünlüğü için; Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çalışmaları sonucunda Hacim Muhittin başkanlığında toplanmıştır.
Alınan Kararlar: 1.Yunanlılara karşı Kuva-yı Milliye’’nin güçlendirileceği kararlaştırıldı. 2.Batı Anadolu’daki güçlerin birleştirileceği kararlaştırıldı. 3.Seferberlik ilan edildi. 4.Padişaha bağlılık bildirildi.
Balıkesir Kongresi Amasya Genelgesinin bağımsızlık yönünü kabul etmiştir. Batı Anadolu örgütlenmeye çalışılmıştır. (Devam)
Batı Anadolu’nun Yunanlılara karşı bütünlüğünün korunması için Redd-i İlhak Cemiyetinin çalışmaları sonucunda Hacim Muhittin başkanlığında toplanmıştır.
Alınan Kararlar: 1.Erzurum ve Balıkesir Kongresinin kararları görüşüldü 2.Milli mücadeleyi destekleme kararı alındı 3.Yunanlılarla savaşma kararı alındı 4.Gerektiğinde büyük devletlerin yardımının alınabileceği vurgulandı (Devam)
Bütünlük ve bağımsızlığı korumak için nasıl bir politika izleneceğinin saptanması; saptanan politikanın bütünü kapsayacak şekilde tüm milletçe uygulanması amaçlanmıştır.
Kongrenin Karşılaştığı Sorunlar: 1.İstanbul hükümeti ve işgal güçlerinin engellemesi sonucunda kongreye beklenildiği kadar üye katılamadı (38 kişi katıldı.) 2.Elazığ valisi Ali Galip’in kongreyi basacağı şayiası yayıldı (Ali Galip Sivas’taki askeri birlikten çekindiği için kongreyi basamadı) 3.Fransızların Sivas’ı işgal edeceği haberleri yayıldı. (Mustafa Kemal böyle bir şeyin mümkün olmayacağını belirtti) 4.İlk anda Mustafa Kemal kongreye başkan seçilmek istenmediyse de; uzun tartışmalar sonucunda Mustafa Kemal kongreye başkan seçildi. 5. Delegelerin büyük bir ço... (Devam)
İstanbul Hükümeti’nin Mustafa Kemal’e Karşı Mücadele Kararı
- 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, milli mücadeleyi başlatmış oldu. - İtilaf Devleri’nin baskısıyla İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal’i geri çağırdı. - Mustafa Kemal, bu çağrıyı dinlemeyerek teşkilatlanma çalışmalarına devam etti. - Bunun üzerine İstanbul hükümeti, Mustafa Kemal’i görevinden uzaklaştırarak tutuklama emri çıkardı. - Mustafa Kemal, görevinden ve askerlik mesleğinden istifa etti. - Milli Mücadele’nin güçlenmesi ve Sivas Kongresi hazırlıkları Mustafa Kemal’e karşı sert mücadele kararlarının alınmasına neden oldu.
Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin Tutumu ve Sonuçları
- 4 Mart 1919’da göreve getirilen Damat Ferit Paşa Hükümetleri... (Devam)
- Damat Ferit Paşa, 2 Ekim 1919’da istifa edince, hükümeti Ali Rıza Paşa kurumuştur. - Ali Rıza Paşa, Anadolu hareketini milli mücadelecilerle iyi geçinerek kontrol altına almaya çalışan bir kişiydi. Bundan dolayı da Mustafa Kemal ile iyi geçinmeyi ilke edindi. - Mustafa Kemal, Ali Rıza Paşa hükümetini Damat Ferit Paşa hükümetine nazaran daha ılımlı olduğundan dolayı desteklediği gibi; birliğin sağlanıp korunması için İstanbul hükümeti ile iyi geçinmeye de çalışmıştır. - Mustafa Kemal ile Ali Rıza Paşa’nın karşılıklı görüşmeleri sonucunda Amasya’da, her iki tarafın uzlaşması amacıyla bir mülakat yapılmasına karar verildi. - Amasya Görüşmelerine İstanbul Hükümeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa katıldı. Milli mücadele adına Mustafa Kemal ve arkadaşl... (Devam)
Sebepleri: 1.Ankara’nın güvenli olması 2.Meb’usan Meclisi çalışmalarının yakından izlenmek istenmesi 3.Ankara’nın batı cephesine yakın olması 4.Ankara’nın iletişim ve ulaşım yönünden uygun olması. (Devam)
- İşgal güçleri seçimlerden saltanat yanlılarının çoğunluk olarak çıkacağını zannettiğinden dolayı seçimlere pek müdahale etmediler. Fakat Kasım 1919’da yapılan seçimlerden milli mücadele taraftarlarının çoğunluk olarak çıkması işgalcilerin Anadolu hareketini hâlâ anlayamadığını gösterdi. - İşgalciler padişahın kontrolünde toplanacak olan bir meclisten kendi aleyhlerine bir kararın çıkmayacağını zannettiklerinden dolayı meclisin açılmasın da karışmadılar. - Meclisin Misak-ı Milli kararlarını alması ise işgalcilerin Anadolu hareketini anlayamadığını bir defa daha gösterdi. - Padişah meclisin İstanbul dışında toplanmasını, meclisin kendi kontrolünden çıkmasından dolayı, uygun görmüyordu. Meclisin İstanbul dışında toplanmasını anayasa... (Devam)
1.Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünemez. Açıklamalar: 1.Bu madde, Erzurum ve Sivas Kongresi’nin de ilk maddesidir. 2.Ülkeyi bölmek isteyenlere karşı bir tepkidir. 3.Kurtarılacak vatanın sınırları belli olmuştur.
2. İşgal altındaki Arap topraklarının geleceği bölge halkının vereceği oylara göre belirlenecektir.
3. Kars, Ardahan ve Batum’un geleceğinin belirlenmesi için halk oylaması yapılacaktır.
4. Batı Trakya’nın geleceğinin belirlenmesi için halk oylaması yapılacaktır.
5. İstanbul ve Marmara Denizi her türlü tehlikeden uzak tutulursa; Boğazların dünya ticaret ve ulaşımına açılması mümkündür.
6. Azınlık hakları komşu ülkelerde Müslüman azınlığa verilen haklar kadar olacaktır.
... (Devam)
Sebepleri: 1.Meclis-i Meb’usan’ın Misak-ı Milli’yi ilan etmesi 2.Mustafa Kemal’in otoritesini kırmak 3.Milli mücadeleyi Türk halkının gözünde kötü göstermek 4.Pan-islamist eğilimlerin ve giderek güçlenen Bolşevik yayılmacılığın İngiltere’nin bölgesel çıkarlarını tehdit edecek duruma gelmesi
Sonuçları: 1.Osmanlı Meclisi dağıtıldı 2.Damat Ferit Paşa tekrar hükümet başkanı oldu 3.İstanbul’daki Türkler de kurtuluş adına İstanbul’da ümit kalmadığını görünce Anadolu’ya geçti 4.Damat Ferit Paşanın tekrar yönetime getirilmesi halkı İstanbul hükümetinden soğuttu 5.TBMM’nin açılışına zemin hazırlandı 6.Padişah tutuklu duruma düştüğünden dolayı; Mustafa Kemal&... (Devam)
TBMM’nin Açılış Amaçları: 1.Milli iradeyi egemen kılmak 2.Ulusal güçleri bir arada tutmak 3.Bağımsızlığı sağlamak 4.Bağımsızlı ve egemenliği sağlayacak otorite ve gücü oluşturmak
TBMM’ye öncelikle, işgal dolayısıyla İstanbul’dan kaçıp gelen mebuslar kabul edilerek; meclis Meclis-i Meb’usan’ın devamı gibi gösterilmiştir.
Mustafa Kemal’in Meclisin Çalışma Şartlarını Belirlemek İçin Meclise Sunduğu Öneri:
1.TBMM’nin fevkinde hiç bir güç yoktur.
Açıklama: 1.TBMM bütün güçlerin üzerinde kabul edilmiştir. 2.İstanbul’daki otorite meclis otoritesinin altında kabul edilmiştir.
Anayasa: Bir devletin en temel kanunudur. Devletin yönetim şeklini, hak ve sorumlukları tespit eder. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu Teşkilat-ı Esasiye’nin Yapısı:1.Gerekli görüldüğünde Kânun-i Esâsi’nin uygulanması uygun görülmüştür.2.Yasama, yürütme ve yargı meclise aittir.3.Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.4.TBMM süre dolmadan seçimleri yenileyebilir.5.Savaşa ve barışa TBMM karar verir.6.Şer’i hükümlerin yürürlüğünü TBMM yapar.7.Bakanlar meclis tarafından seçilir.8.Vekiller iki yılda bir seçilir.9.TBMM başkanı icra vekilleri heyetinin de başkanıdır. Teşkilat-ı Esasiye’nin Özellikleri:1.Olağan üstü durum için hazırlandığından dolayı geniş kapsamlı değildir.2.Milli Egemenliği yansıtan ilk siyasi belgedir. 3.Temel hak ve hürriyetlere... (Devam)
Sebepleri: 1.İşgal devletlerinin işgallerini yerleştirmek istemesi2.Osmanlı yönetiminin Mustafa Kemal ve arkadaşlarını etkisiz duruma getirmek istemesi3.TBMM’nin halktan yeni fedakârlıklar istemesi4.İtilaf devletlerinin milli mücadeleyi iç karışıklıklarla yıpratmak istemesi5.Osmanlı ordusunun terhis edilmiş olmasından dolayı asayişsizlik olması6.Bazı Kuva-yı Milliye’cilerin tutarsız davranışları7.Bazı milli mücadelecilerin tutarsız davranışları8.Milli mücadele politikasının bazı çıkar çevrelerini rahatsız etmesi9.Kürtçülük düşüncesi ve Kürtlerin kışkırtılması10.Azınlıkların emelleri11.Bazı Kuva-yı Milliye’cilerin düzenli ordunun emrine girmek istemeyişi 1. İstanbul Hükümeti’nce Çıkarılan Ayaklanmalar Kuva-yı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) Sebepleri: 1.İngilizlerin, mill... (Devam)
Antlaşmanın Geç İmzalanmasının Sebepleri: 1.Mondros Mütarekesinin kalıcı hükümler içermesi. 2.Osmanlı’yı paylaşmak isteyen devletlerin çıkar çatışmasına girmesi 3.İşgalcilerin iç isyanlar ve Yunan işgalinin sonucunu beklemesi 4.Kurtuluş Savaşının başlamış olması 5.Yunanlıların İzmir’i işgal etmesinin paylaşım planlarını değiştirmesi.
- İtilaf devletlerine göre Osmanlı ile imzalanacak olan antlaşma, Türk halkını kısmen rahatlatır ve Mustafa Kemal’den koparırdı. - Yunan güçleri, 22 Haziran 1920’de, imzalanacak olan antlaşmanın kabulüne zemin hazırlamak için, Milne Hattını aşarak; Bursa-Uşak çizgisinde harekete geçti. Yunanlılar 20 Temmuz 1920’de Doğu Trakya’yı işgal ettiler. - 3 Kasım 1919’da İngilizler tarafından Yunanlıların güvenliğinin sağlanması v... (Devam)
- İzmir’in işgalinden sonra Kuva-yı Milliye birlikleri Ayvalık, Bergama, Soma, Akhisar, Salihli, Nazilli ve Aydın’da Yunanlılara karşı başarılı mücadeleler vermiştir. - Kuva-yı Milliye düşmanı oyalayabiliyor fakat düşmanı yurttan atacak şekilde karşı taarruza geçemiyordu. Bu durumu bilen Mustafa Kemal, düzenli ordunun kurulmasının şart olduğuna inanıyor; fakat bu düşüncesini meclise kabul ettiremiyordu. - 22 Haziran 1920’de başlayan Yunan Taarruzu Gediz muharebelerinde Kuva-yı Milliye’nin mağlubiyetine sebep oldu. Kuva-yı Milliye’nin komutanı olan Ali Fuat Cebesoy mağlubiyete Kuva-yı Milliye’nin disiplinsizlik ve düzensizliğini sebep gösterirken; Kuva-yı Milliye’ciler de mağlubiyetin sebebi olarak Ali Fuat Cebesoy’un başarısızlığını ileri sürüyorlardı. - Gediz muharebeleri, Mustafa Kemal’in düz... (Devam)
Birinci Dünya Savaşı’na Kadar Ermeni Meselesi - Ermeniler Osmanlı ülkesinde rahat bir şekilde yaşıyordu. Osmanlı Devletinde bakanlık ve yargıçlık yapan Ermeniler dahi vardı. Van, Bitlis, Diyarbakır, Tokat ve İstanbul yoğun olarak yerleştikleri yerlerdi. Osmanlı ülkesinin her yerine istedikleri gibi yayılmışlardı. - Fatih zamanında İstanbul’da Ermeni patrikhanesi kurulmuştur. Tanzimat döneminde Fransızlar Katoliklerin; İngilizler Protestanların koruyuculuğunu yaparken; Ruslar da Ortodoksların ve Ermenilerin koruyuculuğunu yapıyordu. - Osmanlılar, Ermenilere, devlete bağlılıklarından dolayı millet-i sâdıka diyordu. XIX. yüzyılda birçok ayaklanma olurken; Ermeniler bu ayaklanmalardan pek etkilenmemiştir. Doğu Anadolu’da karışıklıklar çıkararak, bu bölgeden güneye inmeyi planlayan Rusya, Ayestefanos Antlaşması’ndan itibaren Ermeni ... (Devam)
Antep Savunması Mondros Mütarekesi’nden sonra İngilizler, 9 Kasım 1918’de İskenderun’u, 17 Aralık 1918’de Antep’i, 22 Şubat 1919’da Maraş’ı ve 24 Mart 1919’da Urfa’yı işgal ettiler. Fransızlar ise Mersin, Adana, Hatay ve Osmaniye’yi işgal ettiler. İngilizler petrol bölgelerine karşılık Maraş (30 Ekim 1919), Urfa (30 Ekim 1919) ve Antep’i (5 Kasım 1919) Fransızlara devrettiler. Fransızlar Suriye ve Mısır’dan getirdikleri Ermenilere intikam alayları kurdurarak, Ermenileri bölgedeki Türklere karşı kullandılar. Ermeniler Çukurova’da devlet kurmak istediklerinden dolayı Türklere karşı saldırıya geçtiler. Batı Anadolu’da düşmana karşı seçilmiş gerilla güçleri savaş verirken; güney cephesinde kadın, çocuk, ihtiyar olmak üzere halk düşmana karşı topye... (Devam)
- Kurtuluş Savaşı’nda Doğu ve Güney cephelerinin dışında asıl ve uzun savaşlar Yunanlılara karşı Batı Cephesi’nde yapıldı. - İzmir’i işgal eden Yunanlılara karşı Batı Anadolu’da cepheler oluşturuldu. - Düzenli ordunun kurulmasından sonra Yunan ordusuna karşı daha yoğun bir mücadele verildi.
Çerkez Ethem Olayı - Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ordudan ayrılan Ethem Bey, Yunanlıların İzmir’i işgal etmesi üzerine silahlı mücadeleye başladı. - Kendisini Salihli Cephesi Komutanı ilan etti. - Emri altındaki insanlara maaş bağladı. - Milli Mücadeleye ve TBMM’ye karşı çıkan isyanlarda büyük ölçüde Ethem Bey’in birliklerinden faydalanıldı. - Fakat zamanla kendine duyduğu aşırı güven ve düzenli orduya katılmama tavrı bir soruna dönüştü. - Bağımsız hareket etmeye başlayan Ethe... (Devam)
Sebepleri: 1.Demir yolu hattından dolayı Yunanlılar Eskişehir’i ele geçirmek istiyordu. 2.Yunanlılar, yardım alabilmek için, batılı devletlere güçlerini ispatlamak istiyordu. 3.Yunanlılar Çerkez Ethem’in isyanından faydalanmak istiyordu. 4.Yunanlılar TBMM’ye Sevr Antlaşmasını kabul ettirmek istiyordu.
İsmet İnönü komutasındaki düzenli ordu Yunanlıları durdurmayı başarmıştır.
Birinci İnönü Zaferi’nin Önemi: 1.Düzenli ordu ilk zaferini kazandı. 2.İtilaf devletleri arasında anlaşmazlık yaşandı. 3.İsmet İnönü tuğgeneral rütbesi aldı. 4.TBMM’nin içte ve dışta saygınlığı arttı. 5.Çerkez Ethem isyanı bastırıldı. 6.Afganistan ve SSCB ile dostluk anlaşması imzalandı. 7.İstiklal Marşı’mız kabul edildi (12 Mart 1921). 8.Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edild... (Devam)
- 1920 yılında Erkân-ı Harbiye (Genel Kurmay Başkanlığı) tarafından ifade edildi. - 1921 yılı başında Maarif Vekâleti (Milli Eğitim Bakanlığı) Türk milletinin ruhuna uygun mili bir marş yarışması açtı. - Yarışamaya 724 şair başvurdu, ancak birinciliğe lâyık eser bulunamadı. - Para ödüllü olduğu için yarışmaya katılmayan Mehmet Akif’e, bir şiir yazması için teklif götürüldü. Ödül kaldırıldı. - Mehmet Akif’in yazdığı şiir, 12 Mart 1921 tarihinde TBMM’nde coşkuyla kabul edildi. - Birincilik ödülünü kabul etmeyen Mehmet Akif, parayı Dârü’laceze’ye bağışlamıştır. (Devam)
Sebepleri: 1.Düzenli ordunun I. İnönü Savaşı’ndaki başarısı. 2.İtilaflar arasındaki anlaşmazlıklara çözüm aramak. 3.Rusya ile TBMM’nin yaklaşmaya başlaması. 4.TBMM’ye Sevr Antlaşması’nın kabul ettirilmek istenmesi. 5.Yunan ordusuna zaman kazandırma düşüncesi. 6.TBMM’nin Gümrü başarısı. 7.Güneyde Fransızlara karşı başarılı mücadeleler verilmesi. Konferansa İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Osmanlı Devleti ve TBMM katıldı.
TBMM’yi hukuken tanımak istemeyen İngilizler, TBMM’yi konferansa direkt olarak davet etmeyip Londra Konferansı’na Türkiye’den öncelikle İstanbul hükümetini çağırmıştır. İngilizler, konferansta ikilik çıkarmak amacıyla ve TBMM’ye Sevr Antlaşması’nı kabul ettirmek için İstanbul hükümetinden TBMM adına Mus... (Devam)
Türk-Rus Yakınlaşmasının Sebepleri: 1.TBMM’nin Gümrü başarısı 2.I. İnönü Zaferi’nin kazanılması 3.TBMM’nin güvenilir dost imajı vermesi 4.SSCB’nin dost arayışı 5.TBMM’nin İtilaf devletleri ile yaklaşıyor olması 6.Boğazların açık halde oluşunun SSCB’yi kendi adına endişelendirmesi 7.Güneyde Fransızlara karşı başarılar kazanılması 8.Mustafa Kemal’in diplomatik çabaları 9.Her iki ülkenin de ortak düşmanının olması 10.Rusya’nın Anadolu mücadelesini kendi rejimine dönüştürmek istemesi
Antlaşmanın Maddeleri: 1.Liman hizmetlerinden Türkiye’nin faydalanması şartıyla, Batum, Gürcistan’a bırakılacaktır. 2.Ermeni ve Gürcüler ile yapılan antlaşmalar kabul edilecektir. 3.Boğazların yönetimi, Türkiye’nin egemenlik hakları korunmak şartıyla Karadeniz&rsqu... (Devam)
Sebepleri: 1.Londra Konferansı’nda TBMM’nin Sevr Antlaşması’nı kabul etmemesi. 2.Yunanlıların Eskişehir’i ele geçirmek istemesi 3.Yunanlıların güçlerini Avrupalı devletlere göstererek, onlardan yardım almak istemesi. İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusu Yunanlıları ikinci defa durdurmayı başarmıştır.
Mustafa Kemal, İsmet Paşaya çektiği telgrafta “Siz orada yalnız düşmanı değil; milletin makûs talihini de yendiniz“ demiştir.
Zaferin Önemi: 1.I. İnönü Zaferinin rastlantı olmadığı görüldü 2.Ordunun taarruza hazır olmadığı görüldü Not: 8 Nisan 1921’de Türk ordusu Aslıhanlar’da karşı taarruza geçtiyse de başarılı olamadı. 3.Cephenin güneyi de Refet Bele’den alınarak İsmet Paşa’nın komutasına verildi. ... (Devam)
Türk ordusunun daha fazla güçlenmeden imha edilmesi gerektiğine inanan Yunanlılar, 10 Temmuzda tekrar harekete geçmiştir. Zaferden emin olan Yunan kralı bu savaş öncesinde İzmir’e gelmiştir.
Yunanlılar karşısında Türk ordusu tutunamayınca; Türk ordusunun yok olmasını önlemek isteyen Mustafa Kemal, İsmet Paşa’dan Türk ordusunu Sakarya’nın doğusuna çekmesini istedi. Yunanlılar Sakarya’nın doğusunu hem tam olarak bilmiyorlar; hem de Yunanlıların bu bölgeye ait savaş planları yoktu.
Önemi: 1.Türk ordusu Kurtuluş Savaşı esnasında ilk ve tek mağlubiyetini almıştır. 2.Afyon, Kütahya ve Eskişehir, Yunanlıların eline geçmiştir. 3.Mecliste tartışmalar başlamıştır. 4.Fransızlar barış yapmaktan vazgeçti.
Ordunun Sakarya’nın Doğusuna Çekilmesi ve Büyük Millet Meclisi’nin... (Devam)
Kanunun Çıkarılma Sebebi: Olağan üstü durumdan dolayı kararların hızlı alınıp; hızlı uygulanması gerekiyordu. Mustafa Kemal, millî iradeye olan saygısından dolayı başkomutanlık yetkisini meclisten sadece üç aylık kısa bir süre için istemiştir. Başkomutanlık yetkisi daha sonradan, Büyük Taarruz öncesinde süresiz olmak üzere (20 Temmuz 1922), iki defa uzatıldıysa da Cumhuriyet’in ilanı ile sona ermiştir.
Önemi: 1.Meclis ilk defa bütün yetkilerini bir kişiye vermiştir. 2.Mustafa Kemal, tekrar askerlik mesleğine dönmüştür. 3.Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşını daha rahat idare etme imkânına kavuşmuştur.
Başkomutanın Yetki ve Sorumlulukları: 1.Meclisin tüm yetkilerini taşır. 2.Meclis kararı ile yetki süresi uzatılır. 3.Kararları kanun niteliğindedir. 4.Görev süresi dolmadan... (Devam)
Kanunun Çıkarılış Sebebi: Türk ordusunun taarruz gücüne ulaşabilmesi için Türk milleti topyekûn seferber edilmek istenmiştir.
Maddeleri: 1.Her ilçede bir Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacaktır. 2.Kanunun uygulanması için İstiklal Mahkemeleri çalışacaktır 3.Her aile bir giyimlik elbise; bir çift çorap; bir çift çarık verecektir. 4.Bedeli sonradan ödenmek üzere; halk ve esnafın elinde bulunan yiyecek, giyecek gibi her türlü temel gereksinim maddeleri ve teknik araç gereçlerle ulaşım araç gereçlerinin %40’ına el konulacaktır. 5.Halk elinde bulunan ulaşım araçları ile her ay Milli Mücadele adına 100 kilometre taşıma yapacaktır. 6.Gerekirse sahipsiz mallara el konulacaktır. 7.Halk elinde bulunan silah ve cephanenin tümünü teslim edecektir. 8.Gerektiğinde, zanaat... (Devam)
Yunanlılar, Ankara’ya kadar ilerleyerek savaşı kesin olarak sonuçlandırmak için harekete geçmiştir.
Yüz kilometrelik bir alana yayılmış olan Türk ordusu düşman karşısında dağılma emareleri gösterdiyse de; Mustafa Kemal’in “Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıh tüm vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz” sözü Türk askerinin savunma azmini artırmıştır.
10 Eylül’den itibaren kendisini toparlayan Türk ordusu, Yunanlıları, durdurduğu gibi; Sakarya Nehri’nin batısına atmayı da başarmıştır. Ordunun taarruz gücü olmadığı için savaşa devam etmemiştir.
İngilizler, Yunanlılara zaman kazandırmak için ateşkes teklifinde bulundular: 1.Savaş durdurulacak. 2.İki tarafın kuvvetleri dene... (Devam)
Sakarya Zaferi Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ı Rusya’nın da teşviki ile TBMM ile antlaşma imzalamaya yönlendirdi. TBMM ile üç Sovyet cumhuriyeti arasındaki antlaşma Türkiye’nin doğu sınırına son halini verdi. (Türkiye’nin Batum’un liman hizmetlerinden faydalanma hakkı da sona erdi.) (Devam)
Sebepleri: 1.TBMM’ni Sakarya Zaferi kazanması. 2.Fransızların Yunan zaferinden ümidini kesmesi 3.İngiltere’nin Almanya’ya yaklaşmaya başlaması 4.Türklerin her türlü bölücü harekete karşı olması ve bu tür pürüzleri gidermek için mücadeleyi göze alması Açıklama: Fransa ile TBMM arasında Eskişehir-Kütahya Savaşlarından önce barış görüşmeleri başlamış; fakat Türk ordusunun bu savaştaki başarısızlığı Fransızları ümitlendirmiş ve Fransızlar Yunanistan ile Türkler arasındaki mücadelenin kesin sonucunu beklemeye başlamıştır.
Antlaşmanın İçeriği: 1.Fransa işgali altında bulunan Adana ve Antep’i terk edecektir. 2.Hatay ve İskenderun Fransa’nın mandaterliği altında bulunan Suriye’de kalacaktır. 3.Fransa Hatay’ın nüfusuna ve kültür&uu... (Devam)
- 22 Mart 1922’de İtilaf Devletleri, dışişleri bakanları Türk ve Yunan taraflarına ateşkes teklifinde bulundular.
- Teklifte, iki taraf arasında askersiz bir bölge bırakılması, iki tarafın asker ve silah bakımından İtilaf Devletleri’nce denetim altına alınması ve çatışmaların 3 ay süreyle durdurulması vardı.
- Türk tarafı bağımsızlık anlayışına ters düşen denetim teklifini kabul etmediğini bildirdi.
- Ateşkesin ancak, yabancı kuvvetlerin yurdu tamamen terk etmeleriyle mümkün olabileceği belirtildi.
- 26 Mart 1922’de Paris’te bulunan İtilaf Devletleri, dışişleri bakanları barış esaslarını bildirdiler. Buna göre: - İzmir ve Tekirdağ Türklere bırakılacak; Edirne, Kırklareli, ve Babaeski yunanlılarda kalacak. - Doğu’da bir Ermeni Devleti kurulacaktı. - Türkiye’de mecburi askerlik olmayac... (Devam)
Taarruz İçin Yapılan Hazırlıklar: 1.Mustafa Kemal’in başkomutanlık süresi uzatıldı. 2.Rusya’dan ve bazı doğulu ülkelerden yardım sağlandı. 3.Doğu ve güney cephesinde tam güvenlik sağlandı. 4.İstanbul’dan silah ve cephane kaçırıldı. 5.Kamuoyu oluşturmak için Avrupa’ya diplomatlar gönderildi. 6.Fransa ve İtalya’nın bıraktığı silahlar toplandı. 7.Fransa ve İtalya’dan silah satın alındı. 8.Tekâlif-i Milliye emirleri uygulandı. 9.Ordu yoğun bir eğitime tabi tutuldu.
- Türk ordusu, 26 Ağustos 1922’de taarruza geçti.
Başkomutan Meydan Muharebesi ve Anadolu’nun Düşmandan Temizlenmesi - 30 Ağustos 1922’de ise Dumlupınar’da Yunan ordusu ile Türk ordusu arasında Başkomutan Meydan Muharebesi oldu. - Başkomutan Meydan Muharebesi’nde Türk ordusu karşısında... (Devam)
Sebepleri: 1.Yunanlıların kesin olarak mağlup olması 2.İngiltere’nin politik yalnızlığa düşmesi. 3.İngiliz dominyonlarının bıkkınlık göstermesi. 4.Lloyd George hükümetinin sert eleştirilere maruz kalması 5.Mustafa Kemal’in SSCB ile yardımlaşma manevralarına girmesi.
TBMM, İngiltere, Fransa, İtalya‘nın doğrudan katıldığı ve Yunanlıların Mudanya açıklarından bir gemiden dolaylı olarak takip ettiği Mudanya Mütarekesi görüşmeleri 3 Ekim 1922’de başladı.
Ateşkesin Şartları 1.Yunanlılar, Doğu Trakya’yı 15 gün içinde Meriç’e kadar boşaltacak; bölgede Türk yönetimi 30 gün sonra başlayacaktır. 2.İstanbul ve çevresinin yönetimi TBMM’ye bırakılacaktır. 3.Türk ordusu barış imzalanana kadar; Çanakkale ve Kocaeli Yarımadası’nda belirlenen çizgide d... (Devam)