Biyografiler

Bu kategoride toplam 447 içerik bulunuyor.
Yörük Ali Efe
Yörük Ali Efe (1895 - 1951)

Yörük Ali Efe 1895 yılında, Aydın İli Sultanhisar İlçesi Kavaklı Köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Sarıtekeli aşiretinden İbrahim oğlu Apti, annesi yine yörüklerin Atmaca aşiretinden Fatma'dır.

Yörük Ali ondokuz yaşına geldiğinde, Aydın dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin gurubuna katılmak istedi. Ağır bir sınavdan geçirilerek guruba alındı. Kısa zamanda Efe'nin ve tüm zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak gurupta ikinci adam konumuna yükseldi.

Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali Efe olarak gurubun başına geçti. Dört yıldan fazla dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe, bu süre içinde daima ezilenin mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu. Haklı olarak halk tarafından sevildi, itibar ve destek gördü.

Yörük Ali Efe 1919 senesinde dağdan indi. O sıralar düşman İzmir'i, ardından Aydın ve Nazilli'yi işgal etm... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Yusuf Has Hacib
Yusuf Has Hacib

Karahanlı edip, şâir ve devlet adamı. Doğu Türkistan'daki Balasagun şehrinde, muhtemelen 1017 yılında doğdu. Asil bir Türk ve Müslüman âileye mensup olduğu tahmin edilmektedir. Balasagun'da tahsil ve terbiye gördü. Karahanlı hizmetine girip, 'Has Hâcib' unvânını almadan önce Balasagunlu Yûsuf, olarak tanındı. Balasagunlu Yûsuf, kendini çok iyi yetiştirdi. Elli yaşlarındayken on sekiz ay içerisinde manzum olarak Kutadgu Bilig adlı meşhur eserini yazdı. Bu kitabı, Kaşgar'a gelip, 1070'te Karahanlı hükümdarı, edebiyat meraklısı Uluğ Kara Buğra Hana arz etti. Kara Buğra Han, Türklerin ahlâk hukuk ve devlet idâresi ile törelerini çok güzel olarak dile getiren eseri, Balasagunlu Yûsuf'a, sarayında okuttu. Kutadgu Bilig, Karahanlı Sarayında günlerce okunup, çok beğenildi. 'Uluğ Has Hâcib' unvânı ile başvezir yardımcılığı ile taltif edilerek, en yüksek Karahanlı devlet memuriyetlerinden biri verildi. B... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Yusuf İzzeddin Efendi
Yusuf İzzeddin Efendi

Son devir Osmanlı veliahtlarından. 1857'de İstanbul'da doğdu. Sultan Abdülaziz Hanın büyük oğludur. Sarayda özel öğrenim görerek yetiştirildi. 1867'de henüz 10 yaşındayken babasıyla birlikte Avrupa seyahatine katıldı. 1876 yılında Sultan Abdülaziz Hanın tahttan indirilip şehit edilmesi, onun üzerinde büyük tesir bıraktı. Babasına ve kadın efendiye yapılan muameleler, ömrü boyunca unutamadığı hâdiseler oldu. Bu bakımdan, her an öldürülme endişesiyle yaşadı.

Sultan İkinci Abdülhamid Han tahttan indirilince, Sultan Reşâd pâdişâh oldu. Yûsuf İzzeddîn Efendi de, veliaht îlân edildi. 1910 yılında, İngiltere Kralı Yedinci Edvard'ın cenâze törenine katılmak için Londra'ya gitti. Osmanlı hükümeti adına cenâze törenine katılan heyetin başkanlığını yaptı. Dönüşte Paris, Viyana, Budapeşte şehirlerine uğradı ve buralarda manevralara katıldı. Belgrad ve Sofya'ya resmî ziyâret yap... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Zenbilli Ali Efendi
Zenbilli Ali Efendi ( .... - 1526)

Osmanlı devrinin sekizinci Şeyh'ül-İslamıdır. Asıl adı Ali Cemali olan Zenbilli Ali Efendi, 'Zenbilli Müfti' unvanıyla meşhurdur. Molla Fenari'nin hocası ve Sultan I. Murad zamanın ünlü ulemasından Cemalüddin Muhammed Aksariy soyundan Ahmet İbn-i Mehmet Çelebi'nin oğludur. Karaman'da doğmuştur fakat doğum tarihi belli değildir.

İlk tahsilini Karaman ve Konya'da yaptıktan sonra, istanbul'da Molla Hüsrev'in, Bursa'da Mevlana Hüsamzade Muslihiddin Efendi'lerin derslerine devam ederek onlardan icazet aldı. Bursa'da hocasının kızı ile evlendi. Tahsilini tamamladıktan sonra Edirne Taşlık Ali Bey Medresisi'ne müderris tayin edilse de, Karamanlı Mehmet Paşa ile aralarının açılması üzerine, bu medresede uzun süre kalmadı. Sadrazam kedisini düşük bir maaşla Beylerbeyi medresesine atayınca, Zenbilli Ali Efendi, şeref ve haysiyetini gözeterek istifa etti ve Şeyh Muslihiddin İbn-i Vefa Hazretlerinin hi... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Zağanos Mehmed Paşa
Zağanos Mehmed Paşa

Fâtih Sultan Mehmed Han devrinin meşhur vezirlerinden. Doğum yeri ve târihi hakkında bilgi yoktur. Sultan İkinci Murad Hanın kızını alarak ona dâmat ve daha sonra başka bir hanımından kızını, Fâtih Sultan Mehmed Hana vererek kayınpeder oldu. Fâtihin şehzâdeliğinde lalalık yapan Zağanos Mehmed Paşa, ona Rumca ve Lâtince'yi öğretti. Sultan İkinci Murad Hanın vefâtından sonra pâdişâh olan Fâtih Sultan Mehmed Hanın yakını, en güvendiği devlet adamı olarak vezirliğe yükseltildi. İstanbul'un fethi için genç pâdişâhı devâmlı teşvik etti. Rumeli Hisarının yapımında bizzat çalıştı.

İstanbul kuşatmasında Cenevizlilerin harekâtına karşı bugünkü Beyoğlu sırtlarını tuttu. Haliç cephesi, tamâmen Zağanos Paşa kumandasındaydı. Kuşatma esnâsında, muhâsaranın kaldırılması gerektiğini ileri sürenlere karşı, büyük ve kahraman velî Akşemseddîn, Molla Gürânî, Molla Hüsrev'le b... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Osman Gazi
Osmanlı sultanlarının ilki. Dünyânın en uzun ömürlü hânedanının ve en büyük devletlerinden Osmanlı Devletinin kurucusu. 1258 tarihinde Söğüt'te doğdu. Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundan Ertuğrul Gâzinin oğludur. Türk ve İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. İslâmî ilimler öğretildi. Devrin örf ve âdetince mükemmel bir askerî tâlim ve terbiyeyle yetişti. Ertuğrul Gâzinin silâh arkadaşı ve kumandanlarından kılıç kullanmayı, kargı savurmayı, ata binmeyi öğrendi. Onların gazâlarını dinledi. Yaptıklarından ibret alarak, gençliğinden îtibâren gazalara katılıp, zaferler kazandı, kumandanlık vasıflarını geliştirip kuvvetlendirdi. Bizans'ın hâkimiyetindeki Batı Anadolu gazâ memleketi olduğundan, bölgede gazâ niyetiyle pek çok kumandan mücâhid, derviş ve her biri birer gönül sultanı şeyh ve âlim bulunuyordu. Osman Gâzi; Anadolu'nun İslâmlaştırılıp, Türkleşmesi faaliyetine katılan bu gönül sultanlar... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Orhan Gazi
Osmanlı sultanlarının ikincisi. 1281 yılında Söğüt'te doğdu. Babası Osmanlı Devleti ve hânedânının kurucusu Osman Gâzi, annesi Şeyh Edebâli'nin kızı Mal Hâtundur. İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. İyi bir eğitim ve öğretim gösterilerek büyütüldü. Gâzilerin gazâlarını ve meşhur İslâm mücâhidlerinin, âlimlerinin, evliyâların menkıbelerini dinleyerek şuurlandı. Osman Gâzinin kumandanları ve arkadaşlarından silah tâlimi gördü. Devrin silahlarını mahâretle kullanmasını ve muhârebe taktiklerini öğrendi. Osmanlı Devletinin kuruluşunda hizmet aldı. Küçük yaştan îtibâren devletin teşkilâtlanıp müesseseleşmesinde lâzım olan tecrübelere sâhip oldu.
Orhan Gâzi, gençliğinden îtibâren Bizans tekfurlarıyla yapılan gazâlara katıldı. Muhârebelerde gösterdiği muvaffakiyetle babasının ve gâzilerin takdirini kazandı. 1298'de Bizanslıların tertiplediği Osman Gâzinin de dâvet edildiği sûikast plânlı d... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Murad Han
Üçüncü Osmanlı sultânı. Birinci Murâd adıyla târihe geçti. 1326'da Bursa'nın fethinden sonra doğdu. Babası, Orhan Gâzi, annesi Nilüfer Hâtundur. İyi bir eğitim ve öğretim görüp, terbiye edilerek, yetiştirildi. Lalası Şâhin Paşanın yanında dînî, millî, idârî ve askerî kültürünü arttırdı. Ağabeyi Süleymân Şahın, Rumeli fetihleri sırasında vefât etmesi üzerine Osmanlı tahtına veliahd tâyin edildi (1359). Kısa bir müddet sonra da babasının vefâtı üzerine Bursa'ya davet edilip Osmanlı tahtına geçti (1360).
Sultan Murâd Han, ilk iş olarak devletin başşehri Bursa'da lüzumlu tâyin ve icrâatlarda bulundu. Şehzâdeler meselesini halletti. Önce, Karadeniz Ereğlisi ve Ankara fethedildi. Lala Şâhin Paşayı, ilk serdar ve sadrazam yaptı. Bursa kâdısı Çandarlı Halil Paşayı da kazasker tâyin etti. Devletin içişlerini hallettikten sonra, Anadolu'dan Rumeli'ye yöneldi. 1361'de Çorlu, Keşan, Dimetoka, Pınarhisar... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Yıldırım Beyazıd Han
Osmanlı pâdişâhlarının dördüncüsü. Babası Murâd-ı Hüdâvendigâr, annesi Gülçiçek Hâtundur. 1360'ta doğdu. Küçük yaştan îtibâren zamânın en mümtaz âlimlerinden din ve fen ilimlerini tahsil etti. Değerli kumandanlardan sevk ve idâre dersleri aldı. 1381 yılında devlet idâresini öğrenmesi için Kütahya'ya vâli tâyin edildi. 1389'da yapılan Birinci Kosova Savaşına katılarak büyük kahramanlık gösterdi. Savaş sonunda babası Sultan Murâd'ın şehâdeti üzerine tahta çıktı. Cesâret ve gözü pekliğiyle ün yaptığından kendisine 'Yıldırım' lakabı verilmiştir.
Tahta geçtikten sonra ilk olarak Sırbistan işlerini düzene koydu. Bu sırada saltanat değişikliğinden faydalanmak isteyen Karamanoğulları ve diğer Anadolu beyliklerinin Osmanlılara âit yerleri tahribe başlamaları üzerine, Yıldırım Bayezid güçlü bir orduyla 1389 kışında harekete geçti. Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Germiyanoğulları, Menteşe... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Mehmed Han
Osmanlı Devletinin beşinci pâdişâhı. Doğum senesini ekserî târihçiler 1386 olarak kaydetmektedirler. Babası, Sultan Yıldırım Bâyezîd Han, annesi ise Germiyanoğlu Süleymân Şahın kızı Devlet Hâtun'dur.Çelebi Mehmed, küçüklüğünden itibâren devrin en yüksek âlimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393'te devlet idâresinde tecrübe sâhibi olmak üzere Amasya'ya sancakbeyi tâyin edildi.

Babası ile Timur Han arasında 1403'te yapılan Ankara Muhârebesinde Osmanlı ordusunun ihtiyât kuvvetleri kumandanlığında bulunan Çelebi Mehmed, muhârebenin kaybedilmesi üzerine Amasya'ya çekilmek istedi. Ancak Candaroğlu İsfendiyar Beyin yeğeni Yahya Bey karşısına çıktı. Bunu mağlup eden Çelebi Mehmed, ilerlemesinin tehlikeli olacağını anlayarak Bolu'ya gitti. Daha sonra Amasya'ya dâvet edilmesi üzerine maiyeti ile harekete geçti ve şehir hâkimi Kara Devlet Şahı yenerek Amasya'ya girdi. Çelebi Mehmed, aynı yıl civard... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Murad Han
Altıncı Osmanlı sultanı. Babası Çelebi Sultan Mehmed, annesi Dulkadır âilesinden Emine Hâtun olup, 1404'te Amasya'da doğdu. Çocukluğu Amasya, Bursa ve Edirne'de geçti. Küçüklüğünden itibâren devrin büyük âlimlerinden okuyarak yetişti. 1415'te on iki yaşındayken idârî ve askerî bilgileri öğrenip, tecrübe sâhibi olması için, lalası Yörgüç Paşanın yanında Amasya Vâliliğine tâyin edildi.

Şehzâde Murâd, ilk vazîfe yeri Amasya'dayken, 1416'da âsi Börklüce Mustafa isyânını bastırdı. 1421'de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey ile İsfendiyaroğullarından Samsun'u aldı. Babasının vefâtıyla 25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıktı.

Sultan İkinci Murâd Han, 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevî müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beylikle... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Fatih Sultan Mehmed Han
Osmanlı pâdişâhlarının yedincisi. İstanbul'un fâtihi olup, İkinci Murad Hanın oğludur. 30 Mart 1431 (H. 833) Pazar günü Edirne'de dünyâya geldi. Annesi Candaroğulları âilesinden Hadîce Alîme Hümâ Hâtundur. Küçük yaşta tahsiline ve yetişmesine çok ehemmiyet verilen Şehzade Mehmed devrin en mümtaz alimlerinden ilim öğrendi. İlk hocası Molla Yegan'dı. Meşhur din ve fen âlimi olup zâhirî ve bâtınî ilimlerde mütehassıs Akşemseddîn hazretleri şehzâdenin her şeyi ile bizzat ilgilendi. 12 yaşına gelince devlet idâresini öğrenmesi için Edirne'den Manisa'ya vâli olarak gönderildi. Kısa bir süre sonra babası tarafından tahta çıkarıldı. Ancak bundan faydalanmak istiyen yeni bir Haçlı ordusu 1444 Eylülünde Türk topraklarına girdi. Vaziyetin ciddiyetini anlayan Sultan Mehmed yazdığı mektupla babasını yeniden saltanata dâvet etti. Bâzı rivâyetlerde bu talep üzerine, bir kısım rivâyetlere göre de, durumun vahâmetini... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Beyazıd Han
Sekizinci Osmanlı padişahı. Fatih Sultan Mehmed'in iki oğlundan büyüğüdür. 1447 yılında doğdu. Küçük yaştan itibaren tam bir ihtimamla yetiştirilen şehzade Bayezid, devrin en kıymetli alimleri elinde tahsil gördü. Yedi yaşındayken, Hadım Ali Paşa nezaretinde Amasya valisi oldu. 1473 Otlukbeli Savaşına sağ kol kumandanı olarak katıldı. Babası Fatih, 3 Mayıs 1481 tarihinde sefere giderken Gebze'de vefat edince, 20 Mayıs 1481'de tahta çıktı.

Ancak Bayezid, kardeşi Cem Sultanın muhalefeti ile karşılaştı. Bursa'yı alan ve adına hutbe okutan Cem'e karşı Yenişehir Savaşını kazanan Bayezid, duruma hakim oldu. Fakat Cem meselesi sona ermedi. Tersine olarak bu iş doğu ve batı devletlerinin en çok ilgilendikleri bir problem halini aldı. Devlet bu yüzden daimi bir tehdit altına girdi. Çünkü Cem'in Avrupa'ya geçmesi Hıristiyan devletlerce ve bilhassa papalık makamınca Türkler hakkında beslenilen kötü fikirlerin tatbik sahasın... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Yavuz Sultan Selim Han
Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslâm halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid Hanın oğlu olup, annesi Dulkadirli âilesinden işe Hâtundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzâdeliğinde, devrin âlimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askerî sevk ve idâre ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzâdeliğinde Trabzon Vâliliğine gönderildi.

Trabzon'da başlayan devlet idâreciliğinde, pehlivan yapılı vücûdu, devrin silâhlarını kullanmadaki mahâreti, Müslümanlara hayranlık ve rahatlık, düşmanlara korku ve dehşet verdi. İdâreciliğini, Trabzon dışına da taşırarak, Osmanlı Devleti aleyhine propaganda yapan âsileri tâkip ettirdi. Trabzonluları rahat bırakmayan Gürcüler üzerine, üç sefer yaptı. 1508 Kütayis Seferinde Kars, Erzurum, Artvin illeriyle on beş mahalli fethederek Osmanlı topraklarına kattı. Buralarda yaşayan G... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Kanuni Sultan Süleyman Han
Osmanlı Devleti'nin onuncu sultânı ve İslâm halîfelerinin yetmiş beşincisi. Babası Yavuz Sultan Selim Han, annesi işe Hafsa Sultan olup, Kânûnî lâkabıyla meşhur oldu. Avrupalılar Büyük Türk ve Muhteşem Süleyman lâkaplarını verdiler.

On beş yaşına kadar Trabzon'da kalarak, Yavuz Selim'in vazîfelendirdiği devrin âlimlerinden ders aldı. 6 Ağustos 1509'da dedesi İkinci Bâyezîd Han (1481-1512) tarafından Kırım Yarımadasındaki Kefe Sancağı Beyliğine gönderildi. Yavuz Sultan Selim Han, 1512'de Osmanlı tahtına geçince Kırım'dan İstanbul'a çağrıldı. 1513'te Saruhan (Manisa) Sancak Beyliği verildi. Yavuz Sultan Selim Hanın 1514 İran ve 1516 Mısır seferlerinde Rumeli'nin muhâfazasıyla vazîfelendirilerek, Edirne'de oturdu. Yavuz Sultan Selim Hanın vefâtında, Manisa'da bulunan Şehzâde Süleyman, Vezîriâzam Pîrî Mehmed Paşa vâsıtasıyla İstanbul'a dâvet edilip, 30 Eylül 1520'de tahta çıkarak, onuncu Osmanlı Sultanı... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Selim Han
Osmanlı pâdişâhlarının on birincisi ve İslâm halîfelerinin yetmiş altıncısı. Kânûnî Sultan Süleyman Hanın oğlu olup, 28 Mayıs 1524 senesinde, Hürrem Haseki Sultandan doğdu. Şehzâdeliğinde, mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Devlet idâresi ve teşkilâtını iyice öğrenmesi için, Anadolu'nun çeşitli vilâyetlerinde sancak beyliği yaptı. Vâlilik yıllarında tahsile devâm edip, bilgi ve kültürünü arttırdı. Çok kuvvetli bir kültür seviyesine sâhip oldu. İlim ve sohbet meclislerinde çok bulunurdu.

Sultan Süleyman Han (1520-1566), Macaristan seferine çıkıp, Zigetvar Kalesinin fethi öncesinde vefât edince, Pâdişâhın ölümünü gizli tutan Vezîriâzam Sokullu Mehmed Paşa, veliaht Selim'e haber göndererek saltanata dâvet etti. Bu sırada Kütahya Sancakbeyliğinde bulunan Selim Han, süratle İstanbul'a gelerek, 30 Eylül 1566 târihinde tahta çıktı.

Sultan Selim Han, Osmanlı pâdişâhı olmasıyla, devlet idâresi... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Murad Han
Osmanlı sultanlarının on ikincisi ve İslâm halîfelerinin yetmiş yedincisi. Babası on birinci Osmanlı sultanı İkinci Selim Han, annesi Nûr Bânû Sultandır. 4 Temmuz 1546'da Manisa'nın Bozdağ Yaylağı'nda doğdu. 1558 târihine kadar Saruhan'da (Manisa) kaldı. Babasının Saruhan Sancakbeyliğinden Karaman Beylerbeyliğine tâyiniyle, Şehzâde Murâd'a da Alaşehir Sancakbeyliği verildi. 1526'da Manisa Sancakbeyliğine tâyin edildi. 22 Aralık 1574 târihinde tahta çıkıncaya kadar bu vazîfede kaldı. Sancağa çıkarılan son Osmanlı hükümdârıdır.

Osmanlı Devletinin zirvede olduğu bir devirde sultan olan Üçüncü Murâd Han, dünyâ siyâsetinde faal bir rol oynadı. Osmanlı hâkimiyeti en geniş sahasına ulaştırıldı. Akdeniz'de denizci bir kavim olan Venedikliler ve kara Avrupa'sında Avusturya ile antlaşmalar yenilendi. Lehistan (Polonya) ile Osmanlı Devletinin kuzey siyâsetini belirleyen antlaşma, 30 Temmuz 1577'de imzâlandı. Rus Ça... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Mehmed Han
Osmanlı sultanlarının on üçüncüsü, İslâm halifelerinin yetmiş sekizincisi. 1566 târihinde Manisa'da doğdu. Babası Üçüncü Murad Han, annesi Sâfiye Vâlide Sultandır. Şehzâdeliğinde; yüksek din, fen, idarî ve askerî ilimleri, kıymetli âlimlerden öğrenerek yetiştirildi. İlk hocası İbrahim Cafer Efendidir. Haydar Efendi, Pir Mehmed Azmi Efendi, Sultan Selim Medresesi Müderrisi Nasûh Nevâli Efendiden ders aldı. Târihe geçen muhteşem bir merasimle sünnet edildi. 1583'te Manisa sancağı Vâliliğine tâyin edildi. Kumandanlık ve devlet idâresi siyâsetini iyice öğrenmek için Manisa'ya gönderildiğinde yanına müderrisi Nasûh Nevâli Efendi, lalası Sipahi Bey ile Defterdar Baş ruznâmecisi Hasan Beyzâde, Nişancı Lala Mehmed Paşa, Reisülküttâb olarak da Abdurrahman Çelebi ve diğer vazifeliler verildi. 1595'in Ocak ayına kadar Manisa'da vâlilik yaptı.

Babası Üçüncü Murâd Hanın vefatından on bir gün sonra 17 Ocak 1595 t... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Ahmed Han
Osmanlı padişahlarının on dördüncüsü, İslam halifelerinin yetmiş dokuzuncusu. Sultan üçüncü Mehmed Hanın oğlu olup, 1590'da Manisa'da Handan Sultandan doğdu. Şehzadeliğinde zamanın ileri gelen alimlerinden Aydınlı Mustafa Efendi eğitim ve öğretimi ile vazifelendirildi. Ayrıca Hocazade Ahmed ve Es'ad Efendiden ders alan şehzade Ahmed, babasının vefatı üzerine 1603'te henüz 14 yaşındayken Osmanlı tahtına geçti.
Sultan Birinci Ahmed Han tahta geçtiğinde, Osmanlı Devleti doğuda İran, batıda ise Avusturya ile harp halindeydi. Ahmed Han, Avusturya cephesi serdarlığına Sokulluzade Lala Mehmed Paşayı, İran cephesi serdarlığına ise Çağalazade Sinan Paşayı tayin etti. Lala Mehmed Paşa, Peşte ve Vaç kalelerini 1604'te ele geçirdikten sonra, 1605 senesi Ağustos ayında Estergon Kalesini kuşattı. Otuz beş gün süren muhasaradan sonra kale fethedilerek on seneden beri süren Alman işgaline son verildi. Bu zaferden sonra Uyvar, Weszg... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Mustafa Han
Osmanlı pâdişâhlarının on beşincisi ve İslâm halîfelerinin seksenincisi. 1591 senesinde Manisa'da doğdu. Her şehzâde gibi iyi bir eğitim gördü. Ağabeyi Birinci Ahmed Hanın vefâtı üzerine, 22 Kasım 1617'de, ilk defâ ekberiyet kâidesine göre, yâni hânedânın en yaşlı mensûbu olarak zorla tahta çıkarıldı.

Sultan Mustafa Han, devlet meseleleriyle ilgilenmediğini ifâde ederek, saltanatı kabul etmediyse de bu hâl devlet erkânınca göz önüne alınmadı. Ancak, çok geçmeden devlet işlerinde Sultânın yabancı kalması ve işlerin karışması üzerine, durumun böyle devâm edemeyeceğini anlayan devlet adamları, hal'ine fetvâ aldılar ve 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek, yerine Genç Osman'ı çıkardılar.

Ancak, yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri netîcesinde isyân eden yeniçeriler, 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirdiler. Bu durum Sultan Mustafa'nın ikinci defâ tahta geçirilmesine yo... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Osman Han (Genç)
Osmanlı sultanlarının on altıncısı ve İslâm halîfelerinin seksen birincisi. Babası Sultan Birinci Ahmed Han, annesi Mahfiruz Hadîce Sultandır. 1604 senesinde İstanbul'da doğdu. İyi bir eğitimle yetiştirildi. Arapça, Farsça, Latince, Yunanca, İtalyanca gibi doğu ve batı dillerini öğrendi. Kuvvetli bir edebiyât, târih, coğrafya ve matematik tahsili gördü. 26 Şubat 1618 günü babasının yerine tahta geçen amcası birinci Mustafa'nın rahatsızlığı yüzünden tahtı bırakmaya mecbur olması üzerine, Osmanlı sultânı oldu.

İkinci Osman'ın tahta çıkışının ilk aylarında İran ile barış antlaşması imzâlanarak harbe son verildi. 1620 yazında Halil Paşa kumandasındaki Osmanlı donanması İyonya Denizini kuzeye doğru geçerek Otranto Boğazında Adriyatik'e geldi. Dıraz üssünde iki İtalya gemisini ele geçirdi. Daha sonra batıdan doğuya doğru Adriyatik Denizine geçerek Manfredonia Körfezine girdi ve İtalya'ya asker çıkard... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
IV.Murad Han
Osmanlı pâdişâhlarının on yedincisi ve İslâm halîfelerinin seksen ikincisi. Babası Birinci Ahmed Han, annesi Mâhpeyker (Kösem) Sultandır. 27 Temmuz 1612'de İstanbul'da doğdu. Tam bir Türk ve İslâm terbiyesi ve ahlâkı ile yetiştirildi. Enderun mektebindeki hocalarından husûsî dersler aldı. Genç Osman'ın başına gelen acı felâket ve yerine geçen amcası Mustafa Hanın kısa bir süre sonra tahttan indirilmesi üzerine henüz on bir yaşında iken 10 Eylül 1623'te Osmanlı tahtına çıktı. Eyyûb Sultan hazretlerinin türbesinde, hocası Azîz Mahmûd Hüdâyî'nin elinden kılıç kuşandı. Yaşı küçük olduğu için, devleti bilfiil idâre edemeyeceği görüşü hâkim olarak, annesi Mâhpeyker Kösem Sultan, saltanat nâibesi tâyin edildi.

Tahta geçtiğinde, iç ve dış işlerdeki karışıklıklar devam ediyordu. İdârî işler karışık olduğundan, Yeniçeri ve Sipâhi askerleri zorbalığa baş vuruyorlardı. Vasî durumunda olan annes... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
İbrahim Han
Osmanlı pâdişâhlarının on sekizincisi ve İslâm halîfelerinin seksen üçüncüsü. Birinci Ahmed Han ile Mahpeyker Kösem Sultanın oğlu olup, 1615 yılında doğdu. Bu adı taşıyan tek Osmanlı hükümdârıdır.

Ağabeyi Dördüncü Murâd'ın ölümünde, hayatta kalan tek Osmanlı şehzâdesiydi. Ağabeyinin genç yaşta ölümüne bir türlü inanamadı. Sultan olduğunu bildiren annesine ve paşalara; 'Allahü teâlâ, pâdişâh kardeşimin ömrünü uzun etsin. Bize sultanlık lâzım değildir. Pâdişâh kardeşimin ömrüne duâcıyız.' dedi. Ancak, annesi ve devlet adamlarının ısrarı ile ağabeyi Sultan Dördüncü Murâd'ın nâşını gördükten sonra taht odasına geçti, Hırka-i Saâdet Dâiresinden getirilen hazret-i Ömer'in sarığı besmele ile başına sarıldıktan sonra ellerini açtı, ve; 'Elhamdülillah, yâ Rab! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makâma lâyık gördün. Saltanat günlerimde milletimi hoş-hâl eyle ve birbirimizden hoşn... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
IV.Mehmed Han
Osmanlı sultanlarının on dokuzuncusu, İslâm halifelerinin seksen dördüncüsü. Babası Sultan İbrahim Han olup, annesi Hadice Turhan Sultandır. 1642'de 1/2 Ocak gecesi, İstanbul'da doğdu. Doğumuna çok sevinilip donanma şenlikleri yapıldı. Şehzâdeliğinde, İmâm-ı Şâmi Yûsuf Efendi, Şâmi Hüseyin Efendi ve diğer kıymetli hocalardan ders alarak yetiştirilmeye başlandı. Tahsil, terbiye ve talimini, 7 yaşındayken (8 Ağustos 1648) sultan olduktan sonra da devam ettirdi.

Sultan Dördüncü Mehmed Hanın çocukluğundan, devlet kademelerindeki nüfuz sâhipleri istifâde etti. Bunlardan bâzılarının kötü idâreleri ve ehil olmayanların işbaşına getirilmeleri neticesi devletin mâlî, mülkî ve askerî durumu sarsıldı. Saltanatının ilk yıllarındaki iç ve dış hâdiseler, 15 Haziran 1656 târihinde Köprülü âilesinden Mehmed Paşanın sadrâzamlığa tâyinine kadar devam etti. Köprülü Mehmed Paşanın sadârete (başbakanlığa) gelm... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Süleyman Han
Osmanlı sultanlarının yirmincisi, İslâm halîfelerinin seksen beşincisi. Sultan İbrâhim Hanın oğlu olup, 15 Nisan 1624 târihinde İstanbul'da, Sâlihâ Dilâşub Sultandan doğdu. Şehzâdeliğinde mükemmel tahsil ve terbiye gördü. Kardeşi Sultan Dördüncü Mehmed Han (1648-1687) zamânında, sarayda, husûsî hocalardan ders aldı. Hattât Tokatlı Ahmed Efendiden, sülüs ve nesîh hattını öğrendi. Sultan Dördüncü Mehmed Handan sonra, 8 Kasım 1687'de Osmanlı sultanı oldu.

Sultan İkinci Süleymân Han tahta çıktığı zaman, Osmanlı ordularında Viyana bozgunuyla başlayan çözülme ve toprak kaybı devâm ediyordu. Venedik, Mora Yarımadasını işgâl etti. Avusturya; Vişegrad, Uyvar ve Estergon'un ardından 160 yıllık Türk yurdu Budin'e girdi. Macaristan'da ise Türk hâkimiyeti sona ermek üzere bulunuyordu. Ayrıca bu mağlubiyetler, hazîne gelirleri üzerinde olumsuz tesirler yaptığı gibi, Anadolu'daki eşkıyâlık hareketlerini de kör... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Ahmed Han
Osmanlı sultanlarının yirmi birincisi ve İslam halifelerinin seksen altıncısı. Sultan İbrahim Hanın üçüncü oğlu olup, 25 Şubat 1643'te Hadice Muazzez Valide Sultan'dan doğdu. Şehzadeliğini sarayda geçiren Ahmed Han, iyi bir tahsil gördü. 22 Haziran 1691'de ağabeyi İkinci Süleyman Hanın ölümü üzerine Osmanlı tahtına geçti.

Kırk sekiz yaşında tahta geçen Sultan İkinci Ahmed Han, daha birkaç gün önce ordunun başında Avusturya üzerine sefere çıkan sadrazam ve serdar-ı ekrem Fazıl Mustafa Paşaya, sadaretinin devamına dair bir ferman gönderdi. Belgrad önlerine ulaşan Fazıl Mustafa Paşa, Peter Varadin önlerinde bulunan Avusturya ordusu üzerine yürüdü. Orduya henüz Kırım kuvvetleri katılmamıştı. Bu durumu fırsat bilen Avusturya ordusunun kumandanı 25 Ağustos 1691 günü derhal taarruza geçti. Slankamen muharebesi adı verilen savaşın ilk anlarında Osmanlı askeri galip durumdaydı. Ancak sadrazam Mustafa Paşanın şe... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Mustafa Han
Osmanlı pâdişâhlarının yirmi ikincisi ve İslâm halîfelerinin seksen yedincisi. Sultan Dördüncü Mehmed'in Râbia Gülnûş Sultandan oğlu olup 5 Haziran 1664'te İstanbul'da doğdu. Devrin âlimlerinden iyi bir tahsil gördü. Devlet idâresi ve harp oyunlarını öğrendi. Mahâretli bir okçu ve silahşordu.

İkinci Ahmed Hanın 6 Şubat 1695'te vefâtıyla tahta çıktı. Pâdişâh olduğunda, Osmanlı Devleti, on iki yıldan beri Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venediklilerle harp ediyordu. Gayretli ve kahraman ruhlu bir hükümdar olan Sultan Mustafa Hân, tahta çıkışının üçüncü günü sadrâzama gönderdiği fermânda;

'Cenâb-ı Hak, bu âciz, bu günahkâr kuluna bir cihân pâdişâhlığı ihsân etti. Pâdişâhların hangisi zevk ve sefâya; kendi nefsinin râhatına düşmüş ise, eli altındaki memleketlerinin ve tebaasının huzûru ve râhatı kaçmıştır. Biz, bugünden zevki ve sefâyı kendimize haram kıldık. Düşmana karşı ceddim ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Ahmed Han
Osmanlı padişahlarının yirmi üçüncüsü, İslam halifelerinin seksen sekizincisi. Sultan dördüncü Mehmed Hanın oğlu olup, 31 Aralık 1673'te Rabia Gülnuş Emetullah Sultandan doğdu. Şehzadeliğini önce Topkapı, daha sonra da Edirne saraylarında geçiren Ahmed Han, iyi bir tahsil gördü. İlk dersini Sultani Mehmet Efendiden aldı. Seyyid Feyzullah Efendiden uzun yıllar ders gördü. Devrin büyük hat üstadı hattat Osman'dan yazı meşk etti. Ağabeyi Sultan İkinci Mustafa Han'ın çıkan cebeci isyanında tahttan indirilmesi üzerine 22 Ağustos 1703'te Osmanlı padişahı oldu.

Biat merasiminden sonra, İstanbul'a gelen Sultan Üçüncü Ahmed, Edirne vakasında isyanı çıkaran elebaşıları büyük bir ustalıkla birbirine düşürerek ortadan kaldırdı. Baltacı Mehmed Paşayı sadarete getirdi. Devletin iç işlerini düzeltmek için çalışmalar yaptı. Karlofça Antlaşması yeni imzalandığı için, devlet barış içinde idi. Ancak bu sırada İ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Mahmud Han
Yirmi dördüncü Osmanlı sultânı. İslâm halîfelerinin seksen dokuzuncusudur. Babası İkinci Mustafa Han, annesi Sâlihâ Vâlide Sultandır. İstanbul'da, 2 Ağustos 1696 târihinde doğdu. Şehzâdeliğinde, yüksek fen ve din ilimleri öğretilerek yetiştirildi. Aklı, zekâsı, kâbiliyeti ve anlayışı kuvvetliydi.

Üçüncü Ahmed Han, Patrona Halil ayaklanması sonunda tahttan çekilince, Şehzâde Mahmud, 2 Ekim 1730 günü Osmanlı sultânı oldu. Üçüncü Ahmed Hanın tecrübe ve tavsiyelerinden istifade etti. İlk icrâatı, Lâle Devrinde yapılan ilim, kültür ve sanat eserlerinin tahrîbini durdurmak oldu. sî Patrona Halil'i ve zorbaları imhâ ettirdi. İstanbul'da emniyet ve asâyişi sağladı. Ülkede huzur dolu, mesut günler başladı. İçişlerini düzelten Sultan Birinci Mahmud Han, doğuda hududa saldıran İran Safevîleri ile, batıda Avusturya ve Rusya'ya karşı tedbir aldı.

Doğuda İran ile Üçüncü Ahmed Han devrinden beri devam ede... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Osman Han
Osmanlı sultanlarının yirmi beşincisi ve İslâm halîfelerinin doksanıncısı. Sultan İkinci Mustafa Hanın oğlu olup, 2 Ocak 1699'da Şehsüvar Sultandan doğdu. Şehzâdeliğinde mükemmel bir eğitim görerek büyüdü. Zamânını, din, edebiyât ve tıp kitaplarını okuyarak kendisini yetiştirmekle geçiren Üçüncü Osman, 13 Aralık 1754 târihinde ağabeyi Birinci Mahmûd Hanın vefâtı üzerine sultan oldu.

Sultan Üçüncü Osman, 2 Ocak 1755'te Eyüp Câmiinde kılıç kuşandı. O devre kadar, yeni pâdişâh tahta çıktığı zaman mukâtaa, timar ve zeâmet sâhiplerinin beratları yenilenerek bir cülûsiye vergisi alınırdı. Hazîne dolu olduğu için, Sultan Osman bu vergiyi affetti. Ayrıca emeklilere de cülûs bahşişi dağıttı. Sultan Üçüncü Osman'ın tahta çıktığı 1755 kışı çok şiddetli geçti. Haliç dondu ve deniz yol oldu.

Osman Hanın saltanatı huzur ve sükûnla başladı. Belgrad Muâhedeleriyle başlayan sulh dönemi d... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Mustafa Han
Yirmi altıncı Osmanlı sultanı. İslâm halîfelerinin doksan birincisidir. 28 Şubat 1717'de İstanbul'da doğdu. Babası Üçüncü Ahmed Han, annesi Mihrişâh Sultandır. Şehzâdeliğinde iyi bir eğitim ve öğretim gördü. Yüksek din ilimleri, edebiyât, târih, coğrafya, askerî bilgileri devrin meşhur âlimlerinden tahsil etti.
Üçüncü Mustafa Han, Üçüncü Osman Hanın vefâtıyla, 30 Ekim 1757'de hükümdâr oldu. Çalışkan ve azim sâhibiydi. Devlet işlerini iyi tâkip ederek, mâlî ve askerî sâhalarda ıslâhatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları, sulh ve sükûn içinde geçti. İlk sadrâzamı Koca Râgıb Paşayı, tahta çıkışından vefâtına kadar vazîfesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyân eden (1756-1763) "Yedi Yıl Savaşları'nda" müttefiklerden her biri, Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya ve Fransa, ittifaklarına katılmaları hâlinde, siyâsî, askerî ve mâlî vaadlerde bulund... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Abdulhamid Han
Osmanlı padişahlarının yirmi yedincisi ve İslam halifelerinin doksan ikincisi. Sultan Üçüncü Ahmed'in oğludur. Annesi Rabia Hatun'dur. 20 Mart 1725 günü Topkapı Sarayında (Saray-ı Cedid) doğmuş ve Ocak 1774 tarihinde ağabeyi Sultan Üçüncü Mustafa'dan sonra padişah olmuştur.
Birinci Abdülhamid Han, tahta çıktığı zaman devlet buhran içerisindeydi. Tahta çıkışından evvel başlamış olan Rus Harbi devam ediyor ve bir çok eyalette de isyanlar baş göstermiş bulunuyordu. Mali sıkıntı da mevcuttu. Birinci Abdülhamid Han bu güçlükleri başarıyla yenecek kudrette bir padişahtı. Saltanatı müddetince bu zorluklarla mücadele etti. İyi niyetli, gayretli bir insandı. Rus Harbine devam kararı verdi. Çünkü düşmana karşı hiç olmazsa bir muharebe kazanarak sulh yapmak istiyordu. Fakat Osmanlı ordusu Kozluca'da yenilmiş ve Serdar Muhsinzade Mehmed Paşa'nın yanında ancak 1200 kişi kalmış diğerleri dağılmıştı. Bu vaziyette Rusy... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Selim Han
Osmanlı sultanlarının yirmi sekizincisi, İslâm halifelerinin doksan üçüncüsü. Sultan Üçüncü Mustafa Hanın oğlu olup, annesi Mihrişah Sultandır. İstanbul'da, 24 Aralık 1761 târihinde, Topkapı Sarayında doğdu. Şehzâde Selim'in doğumunda yedi gün, yedi gece 'Şehrâyîn', üç gece de Deniz Donanmasında tertiplenen merâsimlerle büyük şenlikler yapıldı. Şehzâdeliğinde, sarayda mükemmel bir eğitim, öğretim gösterilip, terbiye edilerek yetiştirildi. Yüksek din ve fen ilimleri, Arapça ve Farsça öğrendi.

Veliahd Selim, devam etmekte olan Osmanlı-Avusturya-Rus Harbinde, cephelerden gelen acı haberlere dayanamayan amcası Birinci Abdülhamid Hanın vefâtıyla, 7 Nisan 1789 târihinde Osmanlı Sultanı oldu. İçte ve dıştaki meseleleri halletmek için, 16 Mayıs 1789 târihinde, yüksek devlet memurlarının katıldığı, büyük bir dîvân toplantısı yaptı.

Dîvânda devlet meselelerinin halli için herkesin fikirlerini söylemes... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
IV.Mustafa Han
Yirmi dokuzuncu Osmanlı Sultanı. İslâm halîfelerinin doksan dördüncüsüdür. Babası Birinci Abdülhamid Han, annesi işe Sîneperver Vâlide Sultandır. İstanbul'da 8 Eylül 1779'da doğdu. Şehzâdeliğinde yüksek din ve fen bilgileri öğretilerek yetiştirildi. Amcası Sultan Selim Hanın ıslahat fikirlerine karşı çıkan bâzı devlet adamları, yeniçerileri tahrik ettiler. Netîcede Kabakçı Mustafa'nın sevk ve idâresinde ayaklanan yamaklar, Selim Hanı tahttan indirerek Şehzâde Mustafa'yı sultan îlân ettiler (29 Mayıs 1807).

Devlet idâresini ele geçiren âsiler, Nizâm-ı Cedîd kuvvetlerini dağıttılar. İsyânın teşvikçisi Köse Mûsâ Paşa, Sultan Selim taraftarlarını birer birer ortadan kaldırdı. İstanbul'daki isyan, Rus cephesindeki ordunun disiplinini de bozdu. Orduda bulunan Selim Han taraftarları, Rusçuk âyânı Alemdâr Mustafa Paşanın yanına sığındılar. Bu hâdiseler üzerine Mustafa Han, Sadrâzam Hilmi Paşayı azlede... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Mahmud Han
Otuzuncu Osmanlı sultanı ve İslâm halîfelerinin doksan beşincisidir. Osmanlı sultanlarından Birinci Abdülhamid Hanın, Nakş-i Dil Sultandan olan oğlu olup, İstanbul'da 20 temmuz 1786 târihinde doğdu. Şehzâdeliğinde iyi bir eğitim ve öğretim gördü. Yüksek din ve fen ilimlerini, devrin kıymetli âlimlerinden öğrendi. Amcası Üçüncü Selim Han, onun yetişmesine çok itinâ göstererek, modern askerî ve teknik bilgileri ve devlet idâresini iyi bir şekilde öğrenmesini sağladı. Selim Han tahttan indirildikten sonra da, yeğeni Mahmud'la sık sık görüşerek, ona tavsiyelerde bulundu ve tahta çıktığı zaman dikkat etmesi gereken hususları bildirdi. 28 Temmuz 1808'de Alemdâr Mustafa Paşanın, Selim Hanı tekrar başa geçirmek üzere saraya girdiği sırada, sâbık hâkânın âsîler tarafından şehit edilmesi üzerine, Sultan Mahmûd, Osmanlı tahtına çıktı.

İkinci Mahmûd Han, Alemdâr Mustafa Paşayı, vezîriâzam tâyin edip, Kabak... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Abdulmecid Han
Osmanlı sultanlarının otuz birincisi ve İslam halifelerinin doksan altıncısı. Sultan İkinci Mahmud Hanın oğlu olup, 25 Nisan 1823 tarihinde Bezm-i Alem Valide Sultan'dan doğdu. Şehzadeliğinde iyi bir tahsil gördü. Fransızca öğrendi. Avrupa'da yayınlanan neşriyatı yakından takip eden Abdülmecid Han, yenilik taraftarıydı. Babasının 1 Temmuz 1839'da vefatı üzerine on yedi yaşında tahta çıktı.

Abdülmecid Hanın devlet idaresinde yeterli tecrübesi yoktu. Buna karşılık devlet erkânına güvendiğini, babasının başlattığı ıslahat hareketlerini devam ettireceğini ilan etti. Fakat bu sırada devlet ileri gelenleri arasındaki rekabet ve kıskançlık son safhada idi. Sultan ikinci Mahmud Hanın cenaze merasimi sırasında, Meclis-i vala-yı ahkam-ı adliyye reisi Koca Hüsrev Paşa, sadrazam Mehmed Emin Rauf Paşadan 2 Temmuz 1839'da mühr-i hümayunu zorla alıp, kendini sadrazam ilan ettirdi. Bu sırada Osmanlı Devleti, Mısır ile muharebe... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Abdulaziz Han
Osmanlı padişahlarının otuz ikincisi. Sultan İkinci Mahmud'un ikinci oğlu ve İslam halifelerinin doksan yedincisidir. 1830 yılında doğdu. Annesi Pertevniyal Sultan Hanımdır. İyi bir tahsil görerek yetiştirildi. Sultan Abdülmecid Hanın vefatından sonra 1861 yılında, 32 yaşında padişah oldu.

Abdülaziz Han, güçlü kuvvetli, ata sporlarından güreşe, ciride, ava meraklı, kahraman yapılı bir hükümdardı. Halk kendisini sevmekte, ikinci bir Yavuz olarak görmekteydi. Üzerinde durduğu en mühim mesele ordu ve donanmanın yeniden tanzim edilmesi, yeni usullere göre tekamül ettirilmesiydi. Avrupa'dan elde edilen kredilerin pek çoğu bu sahada sarf edildi. Donanma, dünyanın sayılı donanmalarından birisi oldu. Nizamiye, ihtiyat, redif ve müstahfız adıyla 700.000'i aşkın askeri bir kuvvet hazırladı. Bunların top ve tüfek ihtiyaçları için de modern tesisler kurdurdu.

Sultan Abdülaziz Han, zeki, anlayışlı ve dünya siyasetine vakıf ol... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
V.Murad Han
Otuz üçüncü Osmanlı sultanı. İslâm hâlîfelerinin doksan sekizincisidir. Babası, Osmanlı sultanlarından Abdülmecîd Han, annesi Şevkefzâ Kadınefendidir. 21 Eylül 1840 târihinde İstanbul'da doğdu. İyi bir eğitim ve öğretim gördü. Devrin büyük âlimlerinden ders görerek yetiştirildi. Devlet idâresi, fen ilimleri ve Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Okumayı çok sevdiğinden veliahtlığı devrinde yabancı ülkelerden de kitap getirtirdi.

Babasının 25 Haziran 1861'de vefâtından sonra Abdülazîz Han pâdişâh olunca, veliaht oldu. Nezâketi, kibârlığı, çağına göre bilgisi ve yumuşak huyluluğu ile sevildi. Amcası Abdülazîz Hanın 1863 Mısır ve 1867 Avrupa seyâhatlerine katıldı. Bu gezilerde davranışları ile Osmanlı hânedânının asâletini temsil ederek takdir topladı. Veliaht Murâd, 30 Mayıs 1876 târihinde Sultan Abdülazîz Hanın hal' edilmesiyle Osmanlı Sultanı îlân edildi. 4 Haziran 1876'da Abdülazîz Han... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Abdulhamid Han
Osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü ve İslam halifelerinin doksan dokuzuncusu. Sultan Abdülmecid'in ikinci oğlu olup 1842'de Tir-i Müjgan Sultandan doğdu. On yaşında iken annesini kaybeden şehzade Abdülhamid, babasının emriyle Perestu Kadın Efendinin himayesine verildi. Özel hocalar tayin edilerek iyi bir eğitime tabi tutuldu. Arapçayı, Ferid ve Şerif efendilerden, Farsça'yı kazasker Ali Mahvi Efendi ve Sadrazam Safvet Paşadan; tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini Gümüşhanevî Ömer Hulusi Efendiden; Fransızca'yı Gardet, Edhem ve Kemal paşalardan ve diğer din ve fen ilimlerini de sahasında üstad olan hocalardan öğrendi. Tahsilinden artan zamanlarını; ata binmek, silah kullanmak ve spor yapmakla değerlendirirdi.
Şehzade Abdülhamid'in zekâ ve hafızasının son derece yüksek oluşu ile politik kabiliyeti, amcası olan Sultan Abdülaziz'in dikkatini çekti. Nitekim, Sultan Abdülaziz Han, onun daha serbest bir ortamda yetişmesini sağladı.... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Mehmed Reşat Han
Osmanlı pâdişâhlarının otuz beşincisi ve İslâm halîfelerinin yüzüncüsü. Çocukluğundan îtibâren husûsî olarak iyi bir tahsil ve terbiye ile büyüdü. Yüksek din ve fen bilgilerini okudu. Arapça ve Fransızca'yı mükemmel bir şekilde öğrendi. Uzun şehzâdelik devrinin çoğunu okumakla geçirdi.

1890 senesinde İngilizlerin yardımıyla kurulan ve pâdişâh aleyhtârı Türk, Rum, Ermeni, Arnavut ve Yahûdîlerle Bulgar, Sırp ve Yunan çeteleri tarafından desteklenen İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1909 yılında Sultan Abdülhamid Hanı tahttan indirdi ve yerine kukla bir vaziyette Mehmed Reşâd Hanı geçirdi. Devlet idâresine tamâmen hâkim olan İttihatçılar, istedikleri kabîneyi iş başına getiriyorlar, istemediklerini ise baskı ve tehditle görevden uzaklaştırıyorlardı. Sultan Abdülhamid taraftârı diyerek pek çok kişiyi îdâm ettirdiler. Herkes ölüm ve hapis korkusu içine düştü. Memlekette can, mal ve nâmus emniyeti kalmad... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Vahideddin Han
Son Osmanlı pâdişâhı ve İslâm halîfesi. Sultan Birinci Abdülmecid Hanın oğullarının en küçüğüdür. Annesi Gülistû Sultan'dır. 2 Şubat 1861 târihinde doğdu. Çok küçükken anne ve babasını kaybetti. Ağabeyi İkinci Abdülhamid Han tarafından büyütülüp, himâye edildi. Çok zekî olup fıkıh bilgisinde pek ileriydi. 4 Temmuz 1918'de ağabeyi Sultan Reşâd'ın vefât ettiği gün pâdişâh ve halîfe oldu. Saltanata geçtiğinde ordu ve donanmaya bir Hatt-ı Hümâyun göndererek Başkomutanlığı üzerine aldığını bildirdi. Enver Paşanın Başkumandan Vekili unvânını Başkumandanlık Kurmay Başkanı şekline çevirdi. Tahta geçişi dolayısıyla hazırlanan Hatt-ı Hümâyunda Pâdişâh; Kabinede adâletin dağıtımı ve güvenliğin sağlanması hususunda daha fazla gayret harcanmasını, zarurî gıdâ maddelerinin ucuzlatılması için acele tedbir alınmasını, üretimin arttırılmasını, siyâsî suçluların affedilmesini, savaş... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Abdi Paşa (Nişancı)
Osmanlı devlet adamı ve tarihçi. Asıl adı Abdurrahman'dır. İstanbul'un Anadoluhisarı semtinde dünyaya geldi. Doğum tarihi belli değildir.

Eğitim ve öğretimini Enderun-ı hümayunda tamamladı. 1648'de Saray-ı Hümayunun Büyük Oda kısmında ilk resmi vazifesine başladı. İki sene sonra Seferli Koğuşuna atandı. Bu vazifede 1659'a kadar kalan Abdi Paşa, Has Oda'ya tayin edildi. 1665'te tuğra çekme vazifesi verildi. 1668'de sır katipliğine getirilen Abdi Paşa ertesi sene Temmuz ayında vezirlik rütbesi ile nişancılık nasbına tayin edilerek saraydan ayrıldı. Uzun süre bu vazifede kalan Abdi Paşa Çehrin Seferi sırasında İstanbul kaymakamı oldu (1678). Ertesi sene dördüncü vezirliğe terfi etti. İkinci vezir iken 1682'de Basra valiliğine tayin edildi. On sene kadar çeşitli illerde valilik yaptı. 1690'da Kandiye, sonra Sakız muhafızlığına getirildi. Sakız muhafızı iken 1692 yılında vefat etti.

Abdi Paşa, devlet hizmetleri dı... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Aşık Paşa
( 06.09.1271)- (30.09.1372)
Türbesindeki kitabeye göre, 1271 yılında doğmuş, 1373'te ölmüştür. Asıl adı Ali'dir. Eşinin adı Hacı Hatun olduğu, Elvan, Selman (Süleyman), Hasan Can, Kızılca adlarında oğulları, Melek adında kızı olduğu belgelerden anlaşılmaktadır.

Aşık Paşa'nın babası Muhlis Paşa hakkında geniş bilgi yoktur. Selçuklu isyanı sırasında 6 ay kadar Konya tahtında oturduğu yazılmaktadır. Muhlis Paşa'nın Eskişehir'e giderek Ertuğrul Gazi ile görüştüğü, büyük iltifat gördüğü, bu görüşmede Osman Beyin'de bulunduğu, torunu Ahmet Aşık'ı Aşık Paşazade Tarihi adlı kitabında yazılıdır. Osman Bey'in kaynatası Şeyh Edebali, Kırşehir ahilerinin büyüklerindendir. .

Aşık Paşa'nın Orhan Gazi devrinin büyüklerinden olduğu, Ahmet Aşık'ın şu mısralarından anlaşılmaktadır.

Ne geyse yakışır Orhan Gazi,
Aşıkpaşa zamanında idi gazi.

Aşık Paşa, Süieyman Türkmani gibi devrin z... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Abuk Ahmet Paşa
( 1857)
Kafkasya'nın Kabardey yöresinden Anadolu'ya göç eden bir Çerkes ailesinin çocuğu olarak 1857 yılında Uzunyayla'da doğdu. Harbokulu'nu 1879 ve Harp Akademisi'ni 1881 yılında bitirdi. Kurmay Binbaşı rütbesiyle Osmanlı Devleti'nin Belgrat Elçiliği'ne ataşemiliter oldu. Çarlık Rusya'da görevli olarak bulundu. İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra (1908) genellikle İttihat ve Terakki Partisi'ni desteklemekle birlikte onun yersiz uygulamalarına karşı çıkmaktan da çekinmedi.

"Çerkes İttihad ve Teavun Cemiyeti"nin üyeleri arasında bulundu. Savaş yıllarında Kafkas Göçmenleri tarafından Çarlık Rusyası'na karşı oluşturulan "Şimali Kafkas Cemiyeti", "Türkiye'de Şimali Kafkas Siyasi Muhacirleri Komitesi" vb. kuruluşlarda rol oynadı.

Anadolu'daki Kafkas göçmenlerinin karşı ihtilal hareketlerine karışmalarını önlemeye çalıştı. Kafkasya'da Sovyet iktidarının kurulmasından sonra İstanbul'a sığınan Kafkasyalı göçme... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Esad Muhlis Paşa
( 1780)- (1851)

1780 yılında Ayaş'ta doğdu. Tam adı Mehmet Es'ad Muhlis'tir. iyi bir öğrenim gördü. Ayaş Voyvodası oldu. Çeşitli devlet görevlerinde bulunduktan sonra 1829'da Karaman, 1830'da Erzurum valiliklerine atandı. Altı yıl Erzurum Valiliği yaptıktan sonra bir yıl da Erzurum Redif-i Mansûre Müşiri olarak görev yaptı. Dâr-ı Şûrâ-yı Bâbıâlî üyeliği, Bahr-ı Sefîd Boğazı Muhafızlığı görevlerinden sonra tekrar valiliğe döndü. Sırasıyla Sivas, Halep, Sayda, Erzurum, Musul ve Diyarbakır valiliklerinde bulundu. Es'ad Paşa, Erzurum'da valilik yaptığı yıllarda kendi adına bir de cami (Esat Paşa Camii) yaptırdı. 1851 yılında öldü.

ESERİ
Divançe'si vardır. (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Agah Efendi ÇAPANOĞLU
(1832-1885)

İlk Türk gazetecisi.

İstanbul'da doğdu. Yozgatlı Çapanoğlu Ömer Hulusi Efendi'nin oğludur.

İlk ve orta öğreniminden sonra tıbbiyeye kaydoldu, ancak bitiremedi. Eğitimi için gerekli olan Fransızca'yı iyi bildiği için Babıali Tercüme Odası'na girdi. Elçilik katipliği görevi ile Paris'e gitti. Dönüşünde çeşitli devlet hizmetlerinde bulundu.

Tercüman-ı Ahval adlı gazeteyi çıkardı. Tercüman-ı Ahval, ilk özel Türk gazetesidir. Gazetenin tek yazarı olarak altı ay büyük çaba gösterdi; sonra gazeteyi bıraktı.

Agâh Efendi, 1861'de Posta Nazırı oldu. İlk posta pulu onun zamanında kullanılmıştır. Divan-ı Muhasebat üyeliğine getirildi. Yeni Osmanlılar ile ilgisi olduğu için Âli Paşa (Mehmet Emin) tarafından görevinden alındı. Bunun üzerine Agâh Efendi, Paris'e kaçarak Yeni Osmanlılar'a katıldı. 4 yıl yurt dışında kaldı.

1871'de istanbul'a dönerek İzmit mutasarrıflığına... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Berke Han
Berke Han Gök Orda (Altınorda devleti başlangıçta Çöçi ulusunun batı tarafını temsil ettiği için Gök veya Mavi Orda, Çöçi'nin büyük oğlu Orda soyundan gelenler ise Çöçi ulusunun doğu kanadını temsil ettiklerinden dolayı Ak Orda veya Beyaz Orda isimleriyle adlandırılmıştır. Bu iki ulus 14 yüzyılın sonlarında Toktamış Han'ın Batı Kağanlığını ele geçirmesinden sonra tam manasıyla Altınorda ismi ile adlandırılmıştır. Toktamış Han'ın her iki ulusu bir araya getirdiği döneme kadar hâkimiyet Gök Orda tarafında olmuş ve Gök Orda tarafı tarihçiler tarafından Altınorda ismi ile nitelendirilmiştir) ve Ak Orda Kağanlıklarının gücünü 1257'den 1266 tarihine kadar etkin olarak bir araya getirerek hüküm sürmüş olan Altınorda Kağanı veya Kıpçak Han'ıdır. O Gök Orda Kağanlığının kurucusu olan kardeşi Batu Han'ın halefi ve Moğol Devletleri içinde resmi olarak İslamiyeti ilk kabul eden hükümdar ve diğ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Toplam 9 sayfa, 9. sayfadasın: Önceki, 5, 6, 7, 8, 9
Coğrafya Sitesi Matematik Sorusu Türkçe Sitesi