Biyografiler

Bu kategoride toplam 447 içerik bulunuyor.
Osman Gazi
Osmanlı sultanlarının ilki. Dünyânın en uzun ömürlü hânedanının ve en büyük devletlerinden Osmanlı Devletinin kurucusu. 1258 tarihinde Söğüt'te doğdu. Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundan Ertuğrul Gâzinin oğludur. Türk ve İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. İslâmî ilimler öğretildi. Devrin örf ve âdetince mükemmel bir askerî tâlim ve terbiyeyle yetişti. Ertuğrul Gâzinin silâh arkadaşı ve kumandanlarından kılıç kullanmayı, kargı savurmayı, ata binmeyi öğrendi. Onların gazâlarını dinledi. Yaptıklarından ibret alarak, gençliğinden îtibâren gazalara katılıp, zaferler kazandı, kumandanlık vasıflarını geliştirip kuvvetlendirdi. Bizans'ın hâkimiyetindeki Batı Anadolu gazâ memleketi olduğundan, bölgede gazâ niyetiyle pek çok kumandan mücâhid, derviş ve her biri birer gönül sultanı şeyh ve âlim bulunuyordu. Osman Gâzi; Anadolu'nun İslâmlaştırılıp, Türkleşmesi faaliyetine katılan bu gönül sultanlar... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Orhan Gazi
Osmanlı sultanlarının ikincisi. 1281 yılında Söğüt'te doğdu. Babası Osmanlı Devleti ve hânedânının kurucusu Osman Gâzi, annesi Şeyh Edebâli'nin kızı Mal Hâtundur. İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. İyi bir eğitim ve öğretim gösterilerek büyütüldü. Gâzilerin gazâlarını ve meşhur İslâm mücâhidlerinin, âlimlerinin, evliyâların menkıbelerini dinleyerek şuurlandı. Osman Gâzinin kumandanları ve arkadaşlarından silah tâlimi gördü. Devrin silahlarını mahâretle kullanmasını ve muhârebe taktiklerini öğrendi. Osmanlı Devletinin kuruluşunda hizmet aldı. Küçük yaştan îtibâren devletin teşkilâtlanıp müesseseleşmesinde lâzım olan tecrübelere sâhip oldu.
Orhan Gâzi, gençliğinden îtibâren Bizans tekfurlarıyla yapılan gazâlara katıldı. Muhârebelerde gösterdiği muvaffakiyetle babasının ve gâzilerin takdirini kazandı. 1298'de Bizanslıların tertiplediği Osman Gâzinin de dâvet edildiği sûikast plânlı d... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Murad Han
Üçüncü Osmanlı sultânı. Birinci Murâd adıyla târihe geçti. 1326'da Bursa'nın fethinden sonra doğdu. Babası, Orhan Gâzi, annesi Nilüfer Hâtundur. İyi bir eğitim ve öğretim görüp, terbiye edilerek, yetiştirildi. Lalası Şâhin Paşanın yanında dînî, millî, idârî ve askerî kültürünü arttırdı. Ağabeyi Süleymân Şahın, Rumeli fetihleri sırasında vefât etmesi üzerine Osmanlı tahtına veliahd tâyin edildi (1359). Kısa bir müddet sonra da babasının vefâtı üzerine Bursa'ya davet edilip Osmanlı tahtına geçti (1360).
Sultan Murâd Han, ilk iş olarak devletin başşehri Bursa'da lüzumlu tâyin ve icrâatlarda bulundu. Şehzâdeler meselesini halletti. Önce, Karadeniz Ereğlisi ve Ankara fethedildi. Lala Şâhin Paşayı, ilk serdar ve sadrazam yaptı. Bursa kâdısı Çandarlı Halil Paşayı da kazasker tâyin etti. Devletin içişlerini hallettikten sonra, Anadolu'dan Rumeli'ye yöneldi. 1361'de Çorlu, Keşan, Dimetoka, Pınarhisar... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Yıldırım Beyazıd Han
Osmanlı pâdişâhlarının dördüncüsü. Babası Murâd-ı Hüdâvendigâr, annesi Gülçiçek Hâtundur. 1360'ta doğdu. Küçük yaştan îtibâren zamânın en mümtaz âlimlerinden din ve fen ilimlerini tahsil etti. Değerli kumandanlardan sevk ve idâre dersleri aldı. 1381 yılında devlet idâresini öğrenmesi için Kütahya'ya vâli tâyin edildi. 1389'da yapılan Birinci Kosova Savaşına katılarak büyük kahramanlık gösterdi. Savaş sonunda babası Sultan Murâd'ın şehâdeti üzerine tahta çıktı. Cesâret ve gözü pekliğiyle ün yaptığından kendisine 'Yıldırım' lakabı verilmiştir.
Tahta geçtikten sonra ilk olarak Sırbistan işlerini düzene koydu. Bu sırada saltanat değişikliğinden faydalanmak isteyen Karamanoğulları ve diğer Anadolu beyliklerinin Osmanlılara âit yerleri tahribe başlamaları üzerine, Yıldırım Bayezid güçlü bir orduyla 1389 kışında harekete geçti. Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Germiyanoğulları, Menteşe... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
I.Mehmed Han
Osmanlı Devletinin beşinci pâdişâhı. Doğum senesini ekserî târihçiler 1386 olarak kaydetmektedirler. Babası, Sultan Yıldırım Bâyezîd Han, annesi ise Germiyanoğlu Süleymân Şahın kızı Devlet Hâtun'dur.Çelebi Mehmed, küçüklüğünden itibâren devrin en yüksek âlimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393'te devlet idâresinde tecrübe sâhibi olmak üzere Amasya'ya sancakbeyi tâyin edildi.

Babası ile Timur Han arasında 1403'te yapılan Ankara Muhârebesinde Osmanlı ordusunun ihtiyât kuvvetleri kumandanlığında bulunan Çelebi Mehmed, muhârebenin kaybedilmesi üzerine Amasya'ya çekilmek istedi. Ancak Candaroğlu İsfendiyar Beyin yeğeni Yahya Bey karşısına çıktı. Bunu mağlup eden Çelebi Mehmed, ilerlemesinin tehlikeli olacağını anlayarak Bolu'ya gitti. Daha sonra Amasya'ya dâvet edilmesi üzerine maiyeti ile harekete geçti ve şehir hâkimi Kara Devlet Şahı yenerek Amasya'ya girdi. Çelebi Mehmed, aynı yıl civard... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Murad Han
Altıncı Osmanlı sultanı. Babası Çelebi Sultan Mehmed, annesi Dulkadır âilesinden Emine Hâtun olup, 1404'te Amasya'da doğdu. Çocukluğu Amasya, Bursa ve Edirne'de geçti. Küçüklüğünden itibâren devrin büyük âlimlerinden okuyarak yetişti. 1415'te on iki yaşındayken idârî ve askerî bilgileri öğrenip, tecrübe sâhibi olması için, lalası Yörgüç Paşanın yanında Amasya Vâliliğine tâyin edildi.

Şehzâde Murâd, ilk vazîfe yeri Amasya'dayken, 1416'da âsi Börklüce Mustafa isyânını bastırdı. 1421'de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey ile İsfendiyaroğullarından Samsun'u aldı. Babasının vefâtıyla 25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıktı.

Sultan İkinci Murâd Han, 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevî müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beylikle... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Fatih Sultan Mehmed Han
Osmanlı pâdişâhlarının yedincisi. İstanbul'un fâtihi olup, İkinci Murad Hanın oğludur. 30 Mart 1431 (H. 833) Pazar günü Edirne'de dünyâya geldi. Annesi Candaroğulları âilesinden Hadîce Alîme Hümâ Hâtundur. Küçük yaşta tahsiline ve yetişmesine çok ehemmiyet verilen Şehzade Mehmed devrin en mümtaz alimlerinden ilim öğrendi. İlk hocası Molla Yegan'dı. Meşhur din ve fen âlimi olup zâhirî ve bâtınî ilimlerde mütehassıs Akşemseddîn hazretleri şehzâdenin her şeyi ile bizzat ilgilendi. 12 yaşına gelince devlet idâresini öğrenmesi için Edirne'den Manisa'ya vâli olarak gönderildi. Kısa bir süre sonra babası tarafından tahta çıkarıldı. Ancak bundan faydalanmak istiyen yeni bir Haçlı ordusu 1444 Eylülünde Türk topraklarına girdi. Vaziyetin ciddiyetini anlayan Sultan Mehmed yazdığı mektupla babasını yeniden saltanata dâvet etti. Bâzı rivâyetlerde bu talep üzerine, bir kısım rivâyetlere göre de, durumun vahâmetini... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Yavuz Sultan Selim Han
Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslâm halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid Hanın oğlu olup, annesi Dulkadirli âilesinden işe Hâtundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzâdeliğinde, devrin âlimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askerî sevk ve idâre ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzâdeliğinde Trabzon Vâliliğine gönderildi.

Trabzon'da başlayan devlet idâreciliğinde, pehlivan yapılı vücûdu, devrin silâhlarını kullanmadaki mahâreti, Müslümanlara hayranlık ve rahatlık, düşmanlara korku ve dehşet verdi. İdâreciliğini, Trabzon dışına da taşırarak, Osmanlı Devleti aleyhine propaganda yapan âsileri tâkip ettirdi. Trabzonluları rahat bırakmayan Gürcüler üzerine, üç sefer yaptı. 1508 Kütayis Seferinde Kars, Erzurum, Artvin illeriyle on beş mahalli fethederek Osmanlı topraklarına kattı. Buralarda yaşayan G... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Kanuni Sultan Süleyman Han
Osmanlı Devleti'nin onuncu sultânı ve İslâm halîfelerinin yetmiş beşincisi. Babası Yavuz Sultan Selim Han, annesi işe Hafsa Sultan olup, Kânûnî lâkabıyla meşhur oldu. Avrupalılar Büyük Türk ve Muhteşem Süleyman lâkaplarını verdiler.

On beş yaşına kadar Trabzon'da kalarak, Yavuz Selim'in vazîfelendirdiği devrin âlimlerinden ders aldı. 6 Ağustos 1509'da dedesi İkinci Bâyezîd Han (1481-1512) tarafından Kırım Yarımadasındaki Kefe Sancağı Beyliğine gönderildi. Yavuz Sultan Selim Han, 1512'de Osmanlı tahtına geçince Kırım'dan İstanbul'a çağrıldı. 1513'te Saruhan (Manisa) Sancak Beyliği verildi. Yavuz Sultan Selim Hanın 1514 İran ve 1516 Mısır seferlerinde Rumeli'nin muhâfazasıyla vazîfelendirilerek, Edirne'de oturdu. Yavuz Sultan Selim Hanın vefâtında, Manisa'da bulunan Şehzâde Süleyman, Vezîriâzam Pîrî Mehmed Paşa vâsıtasıyla İstanbul'a dâvet edilip, 30 Eylül 1520'de tahta çıkarak, onuncu Osmanlı Sultanı... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Selim Han
Osmanlı pâdişâhlarının on birincisi ve İslâm halîfelerinin yetmiş altıncısı. Kânûnî Sultan Süleyman Hanın oğlu olup, 28 Mayıs 1524 senesinde, Hürrem Haseki Sultandan doğdu. Şehzâdeliğinde, mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Devlet idâresi ve teşkilâtını iyice öğrenmesi için, Anadolu'nun çeşitli vilâyetlerinde sancak beyliği yaptı. Vâlilik yıllarında tahsile devâm edip, bilgi ve kültürünü arttırdı. Çok kuvvetli bir kültür seviyesine sâhip oldu. İlim ve sohbet meclislerinde çok bulunurdu.

Sultan Süleyman Han (1520-1566), Macaristan seferine çıkıp, Zigetvar Kalesinin fethi öncesinde vefât edince, Pâdişâhın ölümünü gizli tutan Vezîriâzam Sokullu Mehmed Paşa, veliaht Selim'e haber göndererek saltanata dâvet etti. Bu sırada Kütahya Sancakbeyliğinde bulunan Selim Han, süratle İstanbul'a gelerek, 30 Eylül 1566 târihinde tahta çıktı.

Sultan Selim Han, Osmanlı pâdişâhı olmasıyla, devlet idâresi... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
IV.Murad Han
Osmanlı pâdişâhlarının on yedincisi ve İslâm halîfelerinin seksen ikincisi. Babası Birinci Ahmed Han, annesi Mâhpeyker (Kösem) Sultandır. 27 Temmuz 1612'de İstanbul'da doğdu. Tam bir Türk ve İslâm terbiyesi ve ahlâkı ile yetiştirildi. Enderun mektebindeki hocalarından husûsî dersler aldı. Genç Osman'ın başına gelen acı felâket ve yerine geçen amcası Mustafa Hanın kısa bir süre sonra tahttan indirilmesi üzerine henüz on bir yaşında iken 10 Eylül 1623'te Osmanlı tahtına çıktı. Eyyûb Sultan hazretlerinin türbesinde, hocası Azîz Mahmûd Hüdâyî'nin elinden kılıç kuşandı. Yaşı küçük olduğu için, devleti bilfiil idâre edemeyeceği görüşü hâkim olarak, annesi Mâhpeyker Kösem Sultan, saltanat nâibesi tâyin edildi.

Tahta geçtiğinde, iç ve dış işlerdeki karışıklıklar devam ediyordu. İdârî işler karışık olduğundan, Yeniçeri ve Sipâhi askerleri zorbalığa baş vuruyorlardı. Vasî durumunda olan annes... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
IV.Mehmed Han
Osmanlı sultanlarının on dokuzuncusu, İslâm halifelerinin seksen dördüncüsü. Babası Sultan İbrahim Han olup, annesi Hadice Turhan Sultandır. 1642'de 1/2 Ocak gecesi, İstanbul'da doğdu. Doğumuna çok sevinilip donanma şenlikleri yapıldı. Şehzâdeliğinde, İmâm-ı Şâmi Yûsuf Efendi, Şâmi Hüseyin Efendi ve diğer kıymetli hocalardan ders alarak yetiştirilmeye başlandı. Tahsil, terbiye ve talimini, 7 yaşındayken (8 Ağustos 1648) sultan olduktan sonra da devam ettirdi.

Sultan Dördüncü Mehmed Hanın çocukluğundan, devlet kademelerindeki nüfuz sâhipleri istifâde etti. Bunlardan bâzılarının kötü idâreleri ve ehil olmayanların işbaşına getirilmeleri neticesi devletin mâlî, mülkî ve askerî durumu sarsıldı. Saltanatının ilk yıllarındaki iç ve dış hâdiseler, 15 Haziran 1656 târihinde Köprülü âilesinden Mehmed Paşanın sadrâzamlığa tâyinine kadar devam etti. Köprülü Mehmed Paşanın sadârete (başbakanlığa) gelm... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Mustafa Han
Osmanlı pâdişâhlarının yirmi ikincisi ve İslâm halîfelerinin seksen yedincisi. Sultan Dördüncü Mehmed'in Râbia Gülnûş Sultandan oğlu olup 5 Haziran 1664'te İstanbul'da doğdu. Devrin âlimlerinden iyi bir tahsil gördü. Devlet idâresi ve harp oyunlarını öğrendi. Mahâretli bir okçu ve silahşordu.

İkinci Ahmed Hanın 6 Şubat 1695'te vefâtıyla tahta çıktı. Pâdişâh olduğunda, Osmanlı Devleti, on iki yıldan beri Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venediklilerle harp ediyordu. Gayretli ve kahraman ruhlu bir hükümdar olan Sultan Mustafa Hân, tahta çıkışının üçüncü günü sadrâzama gönderdiği fermânda;

'Cenâb-ı Hak, bu âciz, bu günahkâr kuluna bir cihân pâdişâhlığı ihsân etti. Pâdişâhların hangisi zevk ve sefâya; kendi nefsinin râhatına düşmüş ise, eli altındaki memleketlerinin ve tebaasının huzûru ve râhatı kaçmıştır. Biz, bugünden zevki ve sefâyı kendimize haram kıldık. Düşmana karşı ceddim ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Mustafa Han
Yirmi altıncı Osmanlı sultanı. İslâm halîfelerinin doksan birincisidir. 28 Şubat 1717'de İstanbul'da doğdu. Babası Üçüncü Ahmed Han, annesi Mihrişâh Sultandır. Şehzâdeliğinde iyi bir eğitim ve öğretim gördü. Yüksek din ilimleri, edebiyât, târih, coğrafya, askerî bilgileri devrin meşhur âlimlerinden tahsil etti.
Üçüncü Mustafa Han, Üçüncü Osman Hanın vefâtıyla, 30 Ekim 1757'de hükümdâr oldu. Çalışkan ve azim sâhibiydi. Devlet işlerini iyi tâkip ederek, mâlî ve askerî sâhalarda ıslâhatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları, sulh ve sükûn içinde geçti. İlk sadrâzamı Koca Râgıb Paşayı, tahta çıkışından vefâtına kadar vazîfesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyân eden (1756-1763) "Yedi Yıl Savaşları'nda" müttefiklerden her biri, Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya ve Fransa, ittifaklarına katılmaları hâlinde, siyâsî, askerî ve mâlî vaadlerde bulund... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
III.Selim Han
Osmanlı sultanlarının yirmi sekizincisi, İslâm halifelerinin doksan üçüncüsü. Sultan Üçüncü Mustafa Hanın oğlu olup, annesi Mihrişah Sultandır. İstanbul'da, 24 Aralık 1761 târihinde, Topkapı Sarayında doğdu. Şehzâde Selim'in doğumunda yedi gün, yedi gece 'Şehrâyîn', üç gece de Deniz Donanmasında tertiplenen merâsimlerle büyük şenlikler yapıldı. Şehzâdeliğinde, sarayda mükemmel bir eğitim, öğretim gösterilip, terbiye edilerek yetiştirildi. Yüksek din ve fen ilimleri, Arapça ve Farsça öğrendi.

Veliahd Selim, devam etmekte olan Osmanlı-Avusturya-Rus Harbinde, cephelerden gelen acı haberlere dayanamayan amcası Birinci Abdülhamid Hanın vefâtıyla, 7 Nisan 1789 târihinde Osmanlı Sultanı oldu. İçte ve dıştaki meseleleri halletmek için, 16 Mayıs 1789 târihinde, yüksek devlet memurlarının katıldığı, büyük bir dîvân toplantısı yaptı.

Dîvânda devlet meselelerinin halli için herkesin fikirlerini söylemes... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Mahmud Han
Otuzuncu Osmanlı sultanı ve İslâm halîfelerinin doksan beşincisidir. Osmanlı sultanlarından Birinci Abdülhamid Hanın, Nakş-i Dil Sultandan olan oğlu olup, İstanbul'da 20 temmuz 1786 târihinde doğdu. Şehzâdeliğinde iyi bir eğitim ve öğretim gördü. Yüksek din ve fen ilimlerini, devrin kıymetli âlimlerinden öğrendi. Amcası Üçüncü Selim Han, onun yetişmesine çok itinâ göstererek, modern askerî ve teknik bilgileri ve devlet idâresini iyi bir şekilde öğrenmesini sağladı. Selim Han tahttan indirildikten sonra da, yeğeni Mahmud'la sık sık görüşerek, ona tavsiyelerde bulundu ve tahta çıktığı zaman dikkat etmesi gereken hususları bildirdi. 28 Temmuz 1808'de Alemdâr Mustafa Paşanın, Selim Hanı tekrar başa geçirmek üzere saraya girdiği sırada, sâbık hâkânın âsîler tarafından şehit edilmesi üzerine, Sultan Mahmûd, Osmanlı tahtına çıktı.

İkinci Mahmûd Han, Alemdâr Mustafa Paşayı, vezîriâzam tâyin edip, Kabak... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Abdulmecid Han
Osmanlı sultanlarının otuz birincisi ve İslam halifelerinin doksan altıncısı. Sultan İkinci Mahmud Hanın oğlu olup, 25 Nisan 1823 tarihinde Bezm-i Alem Valide Sultan'dan doğdu. Şehzadeliğinde iyi bir tahsil gördü. Fransızca öğrendi. Avrupa'da yayınlanan neşriyatı yakından takip eden Abdülmecid Han, yenilik taraftarıydı. Babasının 1 Temmuz 1839'da vefatı üzerine on yedi yaşında tahta çıktı.

Abdülmecid Hanın devlet idaresinde yeterli tecrübesi yoktu. Buna karşılık devlet erkânına güvendiğini, babasının başlattığı ıslahat hareketlerini devam ettireceğini ilan etti. Fakat bu sırada devlet ileri gelenleri arasındaki rekabet ve kıskançlık son safhada idi. Sultan ikinci Mahmud Hanın cenaze merasimi sırasında, Meclis-i vala-yı ahkam-ı adliyye reisi Koca Hüsrev Paşa, sadrazam Mehmed Emin Rauf Paşadan 2 Temmuz 1839'da mühr-i hümayunu zorla alıp, kendini sadrazam ilan ettirdi. Bu sırada Osmanlı Devleti, Mısır ile muharebe... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
II.Abdulhamid Han
Osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü ve İslam halifelerinin doksan dokuzuncusu. Sultan Abdülmecid'in ikinci oğlu olup 1842'de Tir-i Müjgan Sultandan doğdu. On yaşında iken annesini kaybeden şehzade Abdülhamid, babasının emriyle Perestu Kadın Efendinin himayesine verildi. Özel hocalar tayin edilerek iyi bir eğitime tabi tutuldu. Arapçayı, Ferid ve Şerif efendilerden, Farsça'yı kazasker Ali Mahvi Efendi ve Sadrazam Safvet Paşadan; tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini Gümüşhanevî Ömer Hulusi Efendiden; Fransızca'yı Gardet, Edhem ve Kemal paşalardan ve diğer din ve fen ilimlerini de sahasında üstad olan hocalardan öğrendi. Tahsilinden artan zamanlarını; ata binmek, silah kullanmak ve spor yapmakla değerlendirirdi.
Şehzade Abdülhamid'in zekâ ve hafızasının son derece yüksek oluşu ile politik kabiliyeti, amcası olan Sultan Abdülaziz'in dikkatini çekti. Nitekim, Sultan Abdülaziz Han, onun daha serbest bir ortamda yetişmesini sağladı.... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Sir John de Robeck
Sir John de Robeck (1862 - 1928)

John de Robeck Ocak 1915'te Akdeniz Seferi Kuvvetler Komutanı Carden'in yardımcısı olarak atandı. O zamana kadar çeşitli görevlerde bulunmuş tecrübesiz bir subaydı, ancak Şubat 1915'te Çanakkale dışındaki tabyaların bombalanmasında başarıya ulaştı.

Amiral Carden'in sağlığının bozulması sebebiyle 17 Mart 1915 günü onun yerine geçti. Ertesi gün 18 Mart Müttefik saldırısına kumanda etti ve büyük bir yenilgiye uğradı.

Daha sonra yapılan kara harekatlarına deniz desteği sağladı ve ilk çıkarmalara kumada etti. 1916'da Müttefik yenilgisinden sonra De Robeck, İngiltere'de 3. Savaş Filosu komutanı olarak görevine devam etti. 1928 yılında öldü. (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Siyavuş Paşa
Siyavuş Paşa ( .... - .... )

Siyavuş Paşa Köprülü Mehmed Paşa'nın kölesiydi ve onun kızıyla evlendi. Fazıl Ahmed Paşa'nın sadrazamlığında onun kapıcılar kethüdası oldu. Fazıl Ahmed Paşa ile birlikte Uyvar, Girit ve Kamaniçe Seferlerine katıldı. Rikabı Hümayun kapıcılar kethüdalığına getirildi (1676). Koca Mustafa Paşa'nın sadrazamlığında küçük imrahor tayin edildi (1678). Çehrin seferine katıldı. Silahtar oldu (1681). İkinci Viyana kuşatmasına cebecibaşı olarak katıldı, sipahiler ağası oldu (1684). Aynı yıl Diyarbakır Valiliğine, sonra Bosna (1685) ve Halep (1687) valiliklerine getirildi.

Varadin'de bulunduğu sırada askerleri sadrazam Sarı Süleyman Paşa aleyhine kışkırttı ve kendisini sadrazam ilan ettirdi. Sultan Dördüncü Mehmed askerin bu isteğini kabul ederek sadrazamlık mührünü gönderdi. Siyavuş paşa kayınbiraderi Fazıl Mustafa Paşa ile anlaşarak Sultan Dördüncü Mehmed'i tahttan indirdi. S... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Sokollu Mehmed Paşa
Sokollu Mehmed Paşa (1506 - 1579)

Kanuni Sultan Süleyman, Sultan İkinci Selim ve Sultan Üçüncü Murad devirlerinde sadrazamlıkta bulunan Sokollu Mehmed Paşa 1506 yılında Bosna civarında Sokoloviç kasabasında doğdu. Devşirme çocuklar arasında Edirne sarayına getirildi. Türk ve Müslüman kültürü ile yetiştirildi.

Saraydan kapıcıbaşılıkla çıkarak Barbaros Hayreddin Paşa'nın ölümü üzerine Kaptanı Derya ve bir süre sonra Rumeli Valisi oldu. Bu sıralarda ilk büyük başarısına, Tameşvar kalesinin fethi ile ulaştı. Bu başarı üzerine kendisine vezirlik verildi. 1561'de üçüncü vezir iken, Kanuni Sultan Süleyman'ın torunu ve Sultan İkinci Selim'in kızı Esmehan Sultan ile evlendi.

İkinci Vezir iken Semiz Ali Paşa'nın ölümü üzerine, 1564'te sadrazamlığa getirildi. Bu tarihten ölümüne kadar Osmanlı devletinin idaresini elinde tuttu. Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferi olan Zigetvar kalesi fethini, padişah öldük... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Sökmen Bey II
Sökmen Bey II

Ahlatşahlar da denilen Sökmenliler Devleti hükümdârı. Babası İbrâhim Beydir. Amcası Ahmed'in devlet idâresinde yetersizliği sebebiyle tahttan indirilmesi üzerine 1128'de başa geçti.

Ahlatşahlar Beyliği, çocukluk dönemi hâriç, İkinci Sökmen Bey zamânında en iyi devresini yaşadı. İkinci Sökmen bir ara Sasunlulara esir düştü ise de Artuklu Beyi Timurtaş'ın yardımıyla esâretten kurtuldu. Musul Atabegi İmâdeddîn Zengi'nin ölümünden sonra, İkinci Sökmen, ona âit olan Hızan ve Mâden'i ele geçirdi. Bu sırada Artuklu Beyi Kara Arslan, Malazgirt ve Tûtab şehirlerini Ahlatşâhlardan aldı. Artuklulardan Necmeddîn Alp'in aracı olmasıyla, Kara Arslan ele geçirdiği yerleri geri verdi.

1161 senesinde Gürcüler, Ani'yi ele geçirince, İkinci Sökmen, diğer Türk beyleriyle Gürcistan Seferine çıktı. Bu seferde İkinci Sökmen, büyük bir hezîmete uğradı. İki yıl sonra tekrar birleşen Türk b... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Subaşı Bekir
Subaşı Bekir, Yusuf Paşa Bağdat valisi iken, askeri kumandandı. Hızla artan nüfusunu bertaraf etmek isteyenleri yenilgiye uğrattı. Aralarında çıkan bir antlaşmazlık yüzünden, vali Yusuf Paşa'yı da öldüren Subaşı Bekir, sahte bir fermanla Bağdat valiliğinin kendisine verildiğini ilan etti. Hafız Ahmed Paşa, bir ordu ile Bağdat'ı kuşatınca Subaşı Bekir, Safevi Hükümdarı Şah Abbas'a başvurarak himayesini istedi. Safevi kuvvetleri şehre yaklaşınca çaresiz kalan Osmanlı kuvvetleri geri çekildi. Bağdat valiliği Subaşı Bekir'e verildi.

Bu olaydan sonra, yardım istediği Safevilere yüz çeviren Subaşı Bekir'in üzerine Şah Abbas tarafından kuvvet gönderildi. Subaşı Bekir'den çekinen Osmanlı kumandanı Hafız Ahmed Paşa Bağdat'a yardıma gelmedi. Şah Abbas Bağdat'ı ele geçirdi. Subaşı Bekir önce diri diri, sonra cesedi bir kayığa bindirilip üzerine neft dökülerek Dicle'de yakıldı (1623). (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Süleyman Çelebi
Süleyman Çelebi (1377 - 1410)

Şehzade Süleyman Çelebi 1377 yılında doğdu. Yıldırım Bayezid'in oğludur. 1390'da Manisa ve Balıkesir sancakbeyliğine atandı. 1393'te Bulgarlar üzerine gönderilerek 17 Temmuz 1393'te Tırnova'yı, ardından Silistre, Niğbolu ve Vidin'i aldı. Bulgar krallığına son verdi. Daha sonra Kastamonu valiliğine atandı. 1399'da Akkoyunlular'ı Erzincan'a çekilmek zorunda bırakarak Sivas, Tokat, Kayseri ve Aksaray'ı Osmanlı egemenliği altına aldı. Sivas valiliğine atandı ve 1400'de Sivas üzerine büyük bir orduyla yürüyen Timur karşısında geri çekilerek Karasi, Aydın ve Saruhan sancaklarının yönetimini üstlendi.

1402'de Ankara savaşı kaybedilince geri çekilmeyi başararak İstanbul'a ulaştı ve Timur'un ordusuna tutsak düşmekten kurtuldu. Timur'un Anadolu'da üstünlük sağlamasından sonra ona bağlılığını bildirdi ve Timur tarafından Rumeli'deki Osmanlı topraklarına hükümdar olarak atandı. 1403't... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Sütçü İmam
Sütçü İmam

Düşman işgâli altında bulunan Maraş'ta, Türk nâmusunu koruyan ve ilk kurşunu atan kahraman. 1871 yılında Maraş'ın Fevzi Paşa Mahallesinde dünyâya geldi. Babası Kireççi Ömer, annesi Emine Hanımdır. Asıl adı İmam'dır. Maraş'ta Hacı İmam lakâbıyla tanınırdı. Adının yanında mesleği de imamlıktı. Beş vakit namaz hâricindeki vakitlerini süt sattığı dükkânında geçiren Sütçü İmam; 'İslâmiyet, maişet için çalışmayı da bir nevi ibâdet kabul eder ve Allah boş duranları sevmez' sözlerini yerine getirmeye çalışırdı. Osmanlılar zamânında, her mesleğin bir üniforması olduğu için, üniforma mâhiyetindeki imâmet sarığı devamlı başında dururdu.

Maraş'ın Fransızlar tarafından işgâli sırasında, bütün şehre bir hüzün çökmüştü. 30 Ekim 1919 Cumâ günü sabah saatlerinde, hamamdan çıkan iki Türk hanımına saldıran Fransız askerlerini dükkânından gören Sütçü İ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Süleyman Hüsnü Paşa (Şıpka Kahramanı)
Süleyman Hüsnü Paşa (Şıpka Kahramanı)

Türkçülüğün ilk öncülerinden biri olan Süleyman Hüsnü Paşa, 1838'de İstanbul'da, Süleymaniye civarındaki Molla Gürani mahallesinde doğmuştur. Babası, yeniçeri ağası olan Mehmed Hâlet Efendidir.

İlk öğrenimine mahalle mektebinde başlayan Süleyman Hüsnü, Arapça ve Farsça'yı, Beyazıt Camii'nde dersler veren Mudurnulu İsmail Efendiden öğrendi.Daha sonra Maçka Askerî İdadisi'ne girdi. Burayı bitirdikten sonra Mekteb-i Harbiye'ye (bugünkü Harp Okulu'na) yazıldı. Bu okuldan 1863'te mezun olarak orduya katıldı.

Süleyman Hüsnü Paşanın ilk görevi, Karadağ harekâtına, Derviş Mehmed Paşa kuvvetleri içinde katılması oldu. Buradan İstanbul'a döndüğü zaman, Harp Okulu'na önce matematik, sonra kitabet (kompozisyon) hocası olarak tayin edildi. Bir süre sonra, aynı okulun ders nâzırlığına getirildi.

Askerî eğitimin geliştirilmesinde büyük hizmetleri görü... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şah Abbas
Şah Abbas (1557 - 1628)

Şah Abbas 1557 yılında doğdu. Safevi sülalesinden Muhammed Hudabende'nin oğludur. Herat'ta babasına karşı ayaklandı. Kazvin'i ele geçirdi ve 1587'de hükümdar oldu.

Şah Abbas, babasının kötü yönetimi ile yok olma derecesine düşen Safevi Devletini kalkındırdı. Yeniçeriliği taklit ederek "Tüfekçi" adını verdiği bir ordu kurdu. 1597'de Herat yakınlarında Özbekleri yenerek Meşet'i geri aldı. Osmanlıların Avrupa seferi ve Anadolu ayaklanmaları ile uğraşmasından yararlanarak, Sultan Üçüncü Mehmed'in son yıllarında Osmanlı Türklerine düşmanca tavırlar sergiledi. 1605'te, sayıca zayıf olan Osmanlı ordusunu Tebriz yakınlarında yenerek Tebriz, Erivan ve Kars kalelerini ele geçirdi.

Kuyucu Murad Paşa'nın Tebriz'i harap etmesi üzerine, İran seraskeri Nasuh Paşa ile 1618 yılında imzaladığı antlaşma uzun sürmedi. Sultan İkinci Osman'ın öldürülmesini ve Anadolu'da çıkan karışıklıklar... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şah Abbas Safevi (I. Abbas)
Şah Abbas Safevî (I. Abbas)

Safevî şahlarının beşincisi. Muhammed Hüdâbende'nin oğlu olup, 1571'de doğdu. Safevî şahı olan babası Muhammed Hüdâbende'ye, Herat'ta isyan etti. Kazvin'i ele geçirdi. 1587'de Safevî şahı olarak tanındı.

1588 yılı ortalarında Özbek Hanı Abdullah Han, Safevîlere âit Herat'ı zaptedip Meşhed üzerine yürüdü. Şah Abbas, onu durdurmak için Horasan'a hareket edince Osmanlılar, Gence ve Nihavend'i ele geçirdiler. Böylece doğuda Özbek, batıda da Osmanlı kuvvetlerinin tehdidi altında kalan Safevî Devletinde, iç isyanlar da görülmeye başladı. Ülke içindeki emirler, bağımsız hareket ediyor ve isyan hareketlerinde bulunuyorlardı. Şah Abbas, iç isyanları bastırabilmek için, Osmanlılarla anlaşmak istedi. Yapılan görüşmelerden sonra, İran'da hazret-i Peygamberin Eshâbına ve halîfelerine hakâretten vazgeçilmesi, Sünnîlere karşı zulüm ve eziyette bulunulmaması ve tarafların ellerindeki y... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şah Cihan
Şah Cihan

Hindistan'da, Bâbürlüler Devleti hükümdarlarından. Cihangir Selim Şahın oğludur. 1592'de Lahor'da doğdu. Sarayda iyi bir tahsil gördü. Şehzâdeliği, önemli devlet hizmetleriyle geçti.

Ağabeyi Hüsrev Han meselesinden dolayı babasına karşı geldi. Askerinin çokluğuna ve babası tarafındaki kumandanların, kalpten kendisine bağlı olmalarına rağmen zafer kazanamadı. O zamanın büyük âlimi İmâm-ı Rabbânî'ye giderek, muvaffak olmasına duâ etmesi için yalvardı. Büyük İmâm (kuddise sirruh) babasına karşı gelmesine mâni olup, nasihat etti:

'Babana git, elini öp, gönlünü al! Yakında vefât edecek, saltanat sana kalacaktır' diye müjde verdi.

Şah Cihan, emirlerini dinledi ve arzusundan vazgeçti. Az zaman sonra, 1637'de, babası vefât edince, Agra'da 'Ebü'l-Muzaffer Şihabüddîn' unvanı ile Bâbürlü tahtına çıktı.

1630 senesinde Nizamşahları itaat altına aldı ve Darur şehrini ele geçirdi. Ertesi se... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şah İsmail II
Şah İsmail II

Safevî şahlarının üçüncüsü. Şah Tahmasb'ın oğludur. Gençliğinde, babası Şah Tahmasb (1524-1576) zamânında uzun yıllar hapis yattı. Kahkaha Kalesindeki mahkûmiyeti sırasında, Safevî şahı babası Tahmasb 1576'da ölünce, kızkardeşi Perihan vâsıtasıyla hapisten kurtarıldı. İktidar yolu açıldı. Rumlu (Anadolulu) Avşar ve Tekeli gibi Türk oymaklarının desteğiyle kardeşi Haydar Mirza'yı öldürüp, İkinci Şah İsmâil-i Safevî adıyla 22 Ağustos 1576'da Safevî tahtına geçti. Sünnî olup, Şâfiî mezhebindeydi.

İkinci Şah İsmâil, Safevî Şahı olmasıyla iktidarını kuvvetlendirme faaliyetini başlattı. Safevî devlet kadrosunu sarmış sapıklara karşı temizlik hareketine başladı. Kendi adamlarını devlet kadrolarına tâyin etti. Râfizîliği yasaklayıp, Sünnîliğini ilân etti. Devlet kadrosundan uzaklaştırdığı memurlar ve sapıklar, aleyhine propaganda başlatıp, devlete isyan ettiler. Bunl... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şah Tahmasb
Şah Tahmasb (1514 - 1576)

Şah Tahmasb, 22 Şubat 1514'te İsfahan'da doğdu. Şah Birinci İsmail'in oğlu olan Şah Tahmasb, Çaldıran Savaşı'ndan sonra Horasan'a gönderildi. Bir süre Sebzvar ve Herat'ta kaldı. Şiilerin ve Safevilerin tanınmış bilgin ve şeyhlerinden özel öğrenim gördü.

1521'de Sultaniye'deki babasının yanına dönen Şah Tahmasb, Şah İsmail'in ölümü üzerine 1524'te tahta çıktı. Osmanlı Devleti'nin 1533 Irakeyn seferini açmasını neden olacak sınır olayları onun zamanında yoğunlaştı. Ulama Paşa'nın Osmanlılara sığınması, Bitlis Bey'i Şeref Han'ın Safevilere yaklaşması bu savaşın başlıca nedeniydi. Şah Tahmasb, 1528'de Özbeklere karşı yaptığı ilk savaşını kazandıktan sonra Bağdat'a yürüdü. Burayı Osmanlılara teslim etmeyi düşünen Musullu Zülfikar Bey'i yenerek, Bağdat'a girdi.

Özbeklere, Horasan'a yeni akınlar düzenliyorlardı. Bu nedenle 1529'da Horasan'a dönmek zorunda kalan Ş... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şah İsmail I
Şah İsmail I

Safevî Devletinin kurucusu. Erdebilli Şeyh Safiyyüddin'in torunudur. Babası Râfizî Şeyh Haydar, annesi Akkoyunlu Uzun Hasan'ın Katerina Despina adlı hanımından olan kızı Halime Begüm'dür.

1487'de doğdu. İsmâil-i Safevî diye de bilinir. Türklerin Hatay kabilesindendir. 1493'te babası Haydar, Şirvan Hükümdârı Sultan Yâkub'un kuvvetleriyle yaptığı muhârebede öldürüldü. İsmâil Safevî ve kardeşleri, dayısı Sultan Yâkub tarafından ölümden kurtarılıp, Şiraz Vâlisi Mansûr Bey Purnak'ın yanına gönderildi. Şiraz Vâlisi, İsmâil Safevî ve kardeşlerini hapsettirdi. Akkoyunlu Rüstem Bey tarafından kurtarılan Şah İsmâil Safevî ve kardeşleri, Erdebil'e gittiler. İsmâil, babası Şeyh Haydar'ın müridleri tarafından saklanarak gizlendi. Geylan, Gaskar, Rast ve Lâhicân'a gidip, gizlice faaliyette bulundu. Babasının müridleri ve dostları, etrafında toplandı.

1500'de harekete geçen İsmâil Safevî, ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şahin Bey
Şahin Bey

Millî Mücâdele kahramanlarından. Asıl adı Mehmed Said idi. Muhtemelen 1890 yılında Antep'te doğdu. Öksüz büyüdü. Rüştiye (ortaokul) tahsilini yarıda bırakıp, dericilikte çalıştı.

Birinci Cihan Harbinde Yemen Cephesinde bulundu. Cephedeki üstün hizmetlerinden dolayı zâbit (subay) sınıfına alındı. Harp boyunca Orta Doğudaki cephelerde savaştı.

Birinci Cihan Harbi bitince, Millî Mücadelede vazife aldı. İngiliz ve Fransız işgâlindeki bölgeyi teşkilâtlandırmaya çalıştı. Şâhin lâkabını aldı. Fransızlar Ermeni gönüllüleriyle Antep'i işgâle teşebbüs edince iki yüz mücâhidle berâber dağa çıktı. Antep, Kilis yolunu tuttu. 3 Şubat 1920 târihinden îtibâren düşmanla mücâdeleyi başlattı. Şâhin Beye yeni mücâhidlerin katılmasıyla kuvvetleri arttı. Fransız taarruzları püskürtüldü. Antep'teki Fransız işgâl kuvvetlerine erzak taşıyan yüz elli arabalık konvoyu Kızılburun'da... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şahin Giray
Şahin Giray ( .... - 1787)

Doğum tarihi ve yeri bilinmiyor. Kırım Hanı İkinci Devlet Giray'ın torunu ve Ahmed Giray'ın oğludur. 1772'de Kırım Hanı olan kardeşi İkinci Sahib Giray tarafından kalgay (veliaht) olarak atandı.

1774'te Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım'ın Rus nüfusuna girmesine karşı çıkan ve 1775'te tahtı ele geçiren Dördüncü Devlet Giray'ın yerine, Ocak 1777'de Rusların desteği ile Kırım Hanlığına getirildi. Hükümdarlığı, Osmanlı yönetimi tarafından tanınmadı ve Aralık 1777'de Üçüncü Selim Giray, hanlık beratıyla Kırım'a gönderildi.

1778'deki ayaklanmanın bastırılmasıyla Kırım tahtının tek sahibi olan Şahin Giray, 1779 Aynalıkavak tenkihnamesinin imzalanması ile Osmanlı devleti tarafından da tanınmış oldu. 1782'de izlediği Rus yanlısı siyaset nedeni ile çıkan yeni bir ayaklanma sonucu, Yenikale ve Kerç yöresine çekildi. Yerine, k... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şahruh Mirza
Şahruh Mirza

Timurlu hükümdarlarının ikincisi. Timur Hanın oğludur. 20 Ağustos 1377 târihinde Semerkant'ta doğdu.

Küçüklüğünden îtibâren dînî, siyâsî ve askerî tahsil, terbiye ve eğitim görerek yetiştirildi. Timur Hanın Kıpçak Seferinde merkezde kalıp, on üç yaşında devleti idâre etti. 1392'de Kal'a-i Sefid Muhâsarasına katılıp düşman reisini öldürerek üstün muvaffakiyet gösterdi. 1393'te Semerkant'la havâlisinin vâliliğine tâyin edildi. Horasan, Sistan, Mazenderan vâlisi sıfatıyla 1396'da İran, Suriye ve Anadolu Seferine, 1402'de Ankara Muhârebesine katıldı. Timur Hanın 1405'te vefât etmesinden 1409'a kadar Horasan vâlisi kaldı.

1409'da, Timurlu hükümdârı oldu. Hânedan mensuplarıyla uzun süren saltanat mücâdelesinde bulundu (Bkz. Timur İmparatorluğu). 1415'te, bütün Timurlu ülkesine hâkim oldu. Hindistan, Şahruh'un yüksek hâkimiyetini tanıdı.

1420'de, zerbaycan Seferine ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şarlken
Şarlken (1500 - 1557)

Şarlken, 24 Şubat 1500'de Gand'da doğdu. Babası 1506'da ölünce, halası onu Hollanda Kral naibi yaptı. İkinci Ferdinand'ın ölümünden sonra, Aragon ve Kastilya'nın yönetimini, annesinin akıl hastalığı nedeni ile Şarlken üstlendi.

Kanuni Sultan Süleyman'ın 1520'de Osmanlı tahtına çıkmasından sonra Osmanlıların Avrupa'ya akınları daha da arttı. Macaristan Bohemya Kralı, 1526'da Mohaç'ta Osmanlılara yenilince, Şarlken'in kardeşi Ferdinand, geride kalan toprakların yönetimini ele geçirdi. Şarlken 1527'de, çoğunluğu paralı Germen askerlerinden oluşan ordusu ile Roma'ya girerek kenti yağmaladı. Papa ile bir antlaşma imzalayan Şarlken, Bologna'ya geçti ve Şubat 1530'da Papa tarafından kutsal Roma-Germen İmparatoru olarak kutsandı.

1529'da Viyana'yı kuşatan Kanuni Sultan Süleyman, Avusturya'ya büyük kayıplar verdirdi. Şarlken'in kardeşi Ferdinand Osmanlı akınları ile uğraşırken Alman prensler... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şehit Kamil Bey
Şehit Kâmil Bey

Balkan Harbi fedâi ve şehitlerinden.

Yaptığı hizmetle târihe geçen, şehit düştüğü tepeye adını vererek unutulmazlar arasına giren Kâmil Efendi, aslen Bulgaristan'ın Lofça kasabasındandır. Doğumu hakkında kesin bir bilgi yoktur. Dînine bağlı bir âileye mensup olan Kâmil Efendi, 93 Harbi diye târihlere geçen 1876-1877 Rus Harbi sonrasında Anadolu'ya gelmiş ve Bursa'ya yerleşmiştir.

Çocukluğunda iyi bir terbiye alan Kâmil Efendi, askerî okulları bitirerek subay oldu. Osmanlı Devletini idâre edenlerin akıl almaz gafletleri sonucunda girilen Balkan Harbine iştirak etti. Edirne'nin düşmesi, Çatalca'ya kadar Bulgarların gelmesi sonucunda birliklerin geri çekilmesi esnâsında genç bir subay olarak büyük hizmetleri görüldü. İstanbul işgal tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Çatalca yakınlarındaki köprü düşünce, düşman birliklerinin harekâtı kolaylaşacaktı. Bu sebepten o bölgeyi müdâfaa e... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şehzade Korkut
Şehzade Korkut

Sultan İkinci Bayezid'in oğlu, Yavuz Sultan Selim'in ağabeyi. 1467'de Amasya'da doğdu. İstanbul'da Fâtih Sultan Mehmed Hanın sarayında iyi bir eğitim gördü. Arapça, Farsça öğrendi. Dedesinin vefâtı (1481) üzerine, babası İstanbul'a gelinceye kadar saltanat kaymakamlığı yaptı. 1491'de merkezi Manisa olan Saruhan Sancakbeyliğine tâyin olundu. 1502'de, Amasya Sancakbeyi Şehzâde Ahmed'in îtirâzıyla, merkezi Antalya olan Teke Sancakbeyliğine gönderildi. Hâmid Sancağı da kendisine bağlandı. Osmanlı denizciliğinin gelişmesinde katkısı oldu.

Veliahtlık meselenin ortaya çıkması üzerine, tekrar Saruhan'a tâyin isteği kabul edilmedi. Babası ve Sadrâzam Hadım Ali Paşanın, Şehzâde Ahmed'in veliahtlığına taraftar olmaları gibi sebeplerle İstanbul'la arası açıldı. Hac bahânesiyle Antalya'dan Mısır'a gitti (1509). Mısır'da Memlûk Sultanı Kansu Gavri tarafından parlak merâsimlerle karşılanması, b... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şehzade Süleyman Çelebi
Şehzade Süleyman Çelebi (1377 - 1410)

Şehzade Süleyman Çelebi 1377 yılında doğdu. Yıldırım Bayezid'in oğludur. 1390'da Manisa ve Balıkesir sancakbeyliğine atandı. 1393'te Bulgarlar üzerine gönderilerek 17 Temmuz 1393'te Tırnova'yı, ardından Silistre, Niğbolu ve Vidin'i aldı. Bulgar krallığına son verdi. Daha sonra Kastamonu valiliğine atandı. 1399'da Akkoyunlular'ı Erzincan'a çekilmek zorunda bırakarak Sivas, Tokat, Kayseri ve Aksaray'ı Osmanlı egemenliği altına aldı. Sivas valiliğine atandı ve 1400'de Sivas üzerine büyük bir orduyla yürüyen Timur karşısında geri çekilerek Karasi, Aydın ve Saruhan sancaklarının yönetimini üstlendi.

1402'de Ankara savaşı kaybedilince geri çekilmeyi başararak İstanbul'a ulaştı ve Timur'un ordusuna tutsak düşmekten kurtuldu. Timur'un Anadolu'da üstünlük sağlamasından sonra ona bağlılığını bildirdi ve Timur tarafından Rumeli'deki Osmanlı topraklarına hükümdar olarak atand... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şehzade Süleyman Paşa
Şehzade Süleyman Paşa (1316 - 1357)

Süleyman Paşa'nın doğum tarihi kesin değildir ancak 1316 yılında doğduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Orhan Gazi'nin oğludur. Annesi Nilüfer Hatun'dur.

İlk görevine Gerede'de yöneticilikle başladı. 1330'da İznik'in, 1337'de İzmit'in fethine katıldı. Babası tarafından İzmit ve çevresi tımar olarak kendisine verildi. 1345'te Karesioğulları topraklarının fethinde bulundu. Edincik, Biga, Lapseki ve çevresini de alarak, Karesi (Balıkesir) sancakbeyliğine atandı. 1346'da Orhan Gazi tarafından Bizans İmaparatoru Kantakuzinos'un yardımına gönderilerek iki kez Rumeli'ye geçti.

Selanik'in kurtarılmasında Bizans donanmasına yardım etti. 1352'de Sırpları ve Bulgarları Dimetoka'da yenerek Kantakuzinos'un Edirne'ye girmesinde rol oynadı. 1353'te Anadolu'ya dönerken, yardımlarına karşılık kendisine bırakılan Gelibolu'da Çimbi kalesine asker yerleştirdi. 1354'te Rumeli'nin fethi amacıyla Gel... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şeyh Edebali
Şeyh Edebali (1206 - 1326)

Aslen Karamanlı'dır. İlk tahsilini memleketinde yapan Edebali, tahsilini Şam'da tamamladı. Tefsir, hadis, tasavvuf ve özellikle İslam Hukuku'da ihtisas sahibidir. Hz. Mevlana gibi, zamanının büyüklerinin sohbetinde bulundu. Osmanlı Devleti'nin kurucusu Sultan Osman Gazi'nin kayınpederidir. Zamanının büyük alim ve velilerindendir. Doğum tarihi kesin olmamakla beraber, Hicri 603 Miladi 1206 yıllarında doğduğu tahmin edilmektedir.

İlimde derya, amelde yüksek, takva ve verada örnek, mal-mülk sahibi bir zat olan Edebali, Eskişehir yakınlarında İtburnu denilen köyde yaşar, yaptırmış olduğu zaviyede öğrenci yetiştirir ve halkı irşad ederdi. Anadolu fütüvvet ehli Ahilerle yakın münasebeti olan Edebali'yi Osman Bey sık sık ziyaret eder ve sohbetinde bulunurdu.

Yine Osman Bey'in zaviyede bulunduğu bir gece, gördüğü rüya üzerine Edebali, kızı Mal Hatun'u Osman Bey'e nikahlar ve görmüş olduğu rüyay... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şeker Ahmet Paşa
Şeker Ahmet Paşa (1841 - 1907)

Gerçek adı Ahmet Ali olan Şeker Ahmet Paşa, 1841 yılında İstanbul'un Üsküdar semtinde dünyaya geldi. Küçük bir çocukken eniştesi Yahya Paşa tarafından himaye edilen Ahmet Paşa, 1855 yılında Tıbbiye Mektebine girdi ancak doktorluğun hassas yapısına uymadığına karar verdiği için Harbiye Mektebine geçti. Burada resme karşı olan ilgisi onun Harbiye Mektebi'nin resim öğretmenliği bölümüne atanmasını sağladı. Resme ilgisiyle tanınan Abdülaziz Han tarafından, başarılarından dolayı Paris'e gönderilen Şeker Ahmet Paşa, 1855 yılında Paris'te açılan Mekteb'i Osmanî'de resim sanatı üzerine öğrenim gördü ve yedi yıl süreyle Boulanger ve Gerome'un atölyelerinde çalıştı. 1869 yılında Paris resim salonlarında bazı yağlıboya çalışmalarını ve Abdülaziz'in karakalem bir portresini sergileyerek mezun oldu, 1871 yılında Paris'teki diğer Türk sanatçılarla birlikte İstanbul'a döndü.... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Tahsin Paşa
Tahsin Paşa

Sultan İkinci Abdülhamid Han devri vezirlerinden ve Mâbeyn Başkâtibi. İstanbul'da doğdu. Gençliğinde Bâbıâli kalemlerinde çalıştı ve burada kendini yetiştirdi. Dâhiliye Mektupçu Kaleminde önce muâvin, sonra başmuâvin oldu. Bahriye Nezareti mektupçuluğuna tâyin edildi. Buradan Sultan İkinci Abdülhamid Hanın Mâbeyn Başkâtipliğine getirildi. Vezirlik ve paşa rütbesi de verildi.

Abdülhamid Han (1876-1909) zamânında sadâkat ve hüsnüniyetle devlete hizmet etti. 1908'de İkinci Meşrûtiyetin îlân edilmesiyle, memuriyeti ve rütbesi alındı. Meşrûtiyetçiler ve İttihatçılar tarafından horlandı. 1908'den sonra, sefâlet içinde yaşadı. 1910 yılında İstanbul'da vefât etti.

Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları adlı eseri kıymetli olup, Sultan İkinci Abdülhamid Hanın yanında bulunurken şâhit olduğu hâdiselerin toplanmasından meydana gelmiştir. Bu eserinde pek çok hakikati anlatmakta, Sultan İkinci ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şeyh Bedreddin
Şeyh Bedreddin

Osmanlı Devletinin idâresini ele geçirmek isteyen Bâtınî lideri. Dedesi Abdülazîz, Sultan Birinci Murâd Hanın ilk zamanlarında Dimetoka'da ölmüş, babası İsrâil ise, Dimetoka'daki Bizans kumandanının kızıyla evlenerek Samavna Kalesine kadı tâyin edilmişti. Bu evlilikten, 1368 senesinde, Şeyh Bedreddin doğdu. "Simavne Kadısı oğlu" diye biliniyorsa da, sonradan yakıştırma sûretiyle ve yanlışlıkla Kütahya'nın Simav kasabasına nispet edilerek Bedreddin Simavî denildi.

Şeyh Bedreddîn, küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. İlmini arttırmak için önce Bursa, sonra Konya ve Kâhire'ye gitti. Kâhire'de büyük âlim Seyyid Şerîf Cürcânî ve Aydınlı Hacı Paşa ile berâber Mübârekşâh Mantıkî'den din ilimleri, felsefe ve mantık okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra Tebriz'e giderek, Timur Hanın huzûrunda yapılan ilmî sohbetlere iştirak etti. Daha sonra Kazvin'e giden Şeyh Bedreddîn, burada doğru ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şeyh Şamil
Şeyh Şamil (1797 - 1871)

İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan'ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası bölgenin yerli halklarından Avar Türklerine mensup Dengau Muhammed'dir. 15 yaşında iken at binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde iki metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu.

Öğrenimine bilgin Said Harekani'nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki'nin öğrencisi oldu. Kendinden önce İmamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Beg'in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkar bir hayatı vardı.

İmam Şamil, muhtelif zamanlarda beş defa evlenmiş ve bu izdivaçların bazıları dini ve siyasi sebeplerle olmuştu. Şamil'in Fatimat, Cevheret, Zahidet, Emine ve Şovanat ismindeki zevcelerinden Ahmed Cemaleddin, Muhammed Gazi, Muhammed Said, Muhammed Şefi, Cemaleddin ve Muhammed Kamil isimli al... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Şükrü Paşa (Mehmed)
Şükrü Paşa (Mehmed)

Osmanlı Devletinin son yıllarında yetişmiş, Balkan Harbi sırasında Edirne'yi kahramanca müdâfaa etmiş kumandan. Adı Mehmed Şükrü olup, Erzurumlu Ayabakan âilesinden Kolağası Mustafa Beyin oğludur. Annesi Muhsine Hanımdır. 1857'de Erzurum'da doğdu. Çocuk yaşta askerliğe karşı ilgi duyarak Erzincan Askerî İdâdîsine girdi. Babasının ölümü üzerine İstanbul'a gelerek Sütlüce Topçu Okuluna girdi. 1879 senesinde Topçu Teğmeni olarak Harbiyeden mezun oldu. Harbiyedeki tahsili sırasında, zekâsı ve riyâziyeye, matematiğe karşı olan kâbiliyeti hocalarının dikkatini çekti ve Almanya'ya tahsil için gönderildi. Almanya'dayken, imparatorluk Üçüncü Topçu Hassa Alayına tâyin edilerek dört seneden fazla eğitim gördü. 1880 senesinde Mülâzım-ı evvelliğe (Üsteğmen) 1882'de Yüzbaşılığa, 1883'te Kıdemli Yüzbaşılığa terfi etti.

Almanya'dan İstanbul'a döndükten sonra, Mühendishânede dil... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Talat Paşa
Talat Paşa (1874 - 1921)

Mehmet Talat Paşa (1874-1921) İttihat ve Terakki kurucularından ve önde gelen siyasetçilerindendir. Meclis Vekilliği, Dahiliye Nazırlığı, Posta Vekilliği ve 1912'de Sadrazamlık yapmıştır.

Talat Paşa, 1874 yılında Edirne'de doğdu. İlk öğrenimini Vize ilçesinde yaptı. Edirne Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf idaresinde katiplik, Alyans İsrail Mektebi'nde Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulundu. Çok genç yaşlarda siyasetle ilgilenmeye başladı, Sultan İkinci Abdülhamid Han'a karşı mücadele eden jöntürklerin çalışmalarına katıldı. Bir süre sonra tutuklandı. Selanik'te Posta ve Telgraf Müdürlüğünde memurluk ve başkatiplik yaptı.

İttihat ve Terakki Fırkası adını alan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Selanik'te mason locasına girdi. Masonların ve onlar arasındaki yahudi ve Sabetaycı dönmelerin etkisini İttihad ve Terakki örgütlenmesi için kullandı. ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Tarhuncu Ahmed Paşa
Tarhuncu Ahmed Paşa

On yedinci asır Osmanlı sadrâzamı. Arnavutluk'un Mat kasabasında doğdu. Devşirme olarak saraya alındı. Enderun'da tahsilini tamamladıktan sonra, sipâhi olarak Beylerbeyi Musa Paşayla Mısır'a gitti. Önce Musa Paşanın, sonra da Hezârpâre Ahmed Paşanın kethüdâsı oldu. 1648'de Diyarbekir, 1649'da vezir rütbesiyle Mısır Beylerbeyliğine tâyin edildi. 1651'de azledildiyse de bir süre sonra Yanya Vâliliğine gönderildi.

Bu sırada Girit Seferinin uzaması ve Abaza Mehmed Paşa isyanları gibi hâdiseler sebebiyle devletin mâli durumu sarsılmıştı. Tarhuncu Ahmed Paşa, Mısır'dayken yaptığı mâli çalışmalarda başarılı olmuştu. Kazasker Hocazâde Mesûd Efendinin tavsiyesiyle 1652 yılında Gürcü Mehmed Paşanın yerine sadrâzam tâyin edildi. Öncelikle mâlî sıkıntıların düzeltilmesi emredilip, bu hususta her türlü yetki kendisine verildi.

Samîmi ve şiddetli bir şekilde işe başlayan Ahmed Paşa, ... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Tarhuncu Ahmed Paşa
Tarhuncu Ahmed Paşa ( .... - 1653)

Saraydan yetişen Tarhuncu Ahmed Paşa, önce Mısır valisi Musa Paşa'nın, sonra da Hezapare Ahmed Paşa'nın kethüdası olmuştur. 1649'da Mısır valiliğine atanmış, bir süre sonra İstanbul'a gelerek vezirlik rütbesine yükselmiştir.

Sadrazam Gürcü Mehmed Paşa, onu kendisine rakip gördüğünden Selanik sancakbeyliğine atamıştır. Girit seferinin uzaması ve Abaza Hasan Paşa'nın ayaklanması sebebiyle, devletin mali durumu çok sarsılınca, Kazasker Hocazade Mesut Efendi'nin tavsiyesi üzerine, Tarhuncu Ahmed Paşa sadrazamlığa getirilmiştir (1652). Sadrazam olunca, Osmanlı İmparatorluğu için bazı yeni vergiler getiren bir bütçe tasarısı hazırlamıştır. Fakat devleti sağlam bir maliye temeline oturtmayı hedef tutan bu hareket, hazineyi kendi çıkarlarına kullanmaya alışık olanların işine gelmemiştir.

Tarhuncu Ahmed Paşa'ya karşı yayılan çirkin söylentilerin etkisinde kalan Sultan Dörd... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Tayyar Mehmed Paşa
Tayyar Mehmed Paşa

Sultan Dördüncü Murad devri Osmanlı sadrâzamlarından. Nasuh Paşa kethüdâlığından yetişerek Bağdat Muhâsarasında Safevîler tarafından şehit edilen (1625) Uçar Mustafa Paşanın oğludur.

Çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, vezir pâyesiyle Diyarbakır Beylerbeyi oldu. Abaza isyânında, onunla berâber olmuş gibi görünerek Abaza'nın Kayseri Harbinde mağlup olmasını temin etti. Dördüncü Murad Hanın Bağdat Seferine çıktığı sırada Musul taraflarının muhâfazasıyla görevliydi. Sadrâzam Bayram Paşanın vefatıyla, orduya dâvet olunarak vezir-i âzam tâyin edildi (Ağustos 1638).

Bağdat Muhâsarasının gecikmesi üzerine, Murad Hanın şiddetli bir emrini alan Tayyar Mehmed Paşa, kılıcı elinde olduğu halde serdengeçtilerin başına geçerek kale burçlarına tırmandı. Şiddetli çarpışmalar sonucunda, Bağdat Kalesinin önemli burçlarından birkaçını ele geçiren Tayyar Paşa, bu sırada bir k... (Devam)
Biyografiler 29 Şubat 2012 Yorum yok
Toplam 9 sayfa, 8. sayfadasın: Önceki, 4, 5, 6, 7, 8, 9, Sonraki
Coğrafya Sitesi Matematik Sorusu Türkçe Sitesi