İSLAMİYET ÖNCESİ ARABİSTAN 

    İlk çağda Arabistan'ın güneyinde kurulan devlet şunlardır: Main, Saba, Himyeri, K. Arabistan'da kuru­lan­lar ise Nabatlılar, Tedmürlüler ve Gassanilerdir.

    Bu dev­letler ekonomik kaynaklarının yetersizliğinden dolayı kuv­vetli bir devlet olamamışlardır. 

SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT 

            Toplumsal yaşam kabile örgütlemesine dayan­mıştır. Her Arap kabilesinin şeyh ya da seyyid denilen reisi vardır.

            Toplumsal ilişkiler ataerkil kurallara dayanmıştır. Kadınların söz ve miras hakları yoktu.

            Arabistan'ın ekonomik kaynakları yetersizdi. Bu nedenle Arap kabileleri tarıma ve ticarete elverişli yerleri ele geçirmek için aralarında savaşmışlardır. Bu durum yağmacılık geleneğinin doğmasına ve kabi­leler arasında kan davalarının ortaya çıkmasına yol açmış­tır.

            Başlıca ekonomik faliyetler kervancılık, tarım, keçi, at ve deve yetiştiriciliğiydi. Kervancılık Arabistan'ın güneyine gelen İpek ve Baharat Yollarına bağlı olarak ge­lişmiştir. Basra ve Yemen limanlarına gelen mallar ya­rımadanın kıyılarını takip eden ve kuzeye ulaşan yol­larla Suriye ve Mısır limanlarına götürülmüştür.

            En yaygın din putperestlikti. Bunun dışındakiler Hristiyanlık ve Musevilikti. Arap kabileleri Haram ayları denilen dönemde Kâbe'deki putları ziyaret ederler, su­kuaz panayırında alışveriş yaparlar, kültürel ilişkilerde bu­lunurlardı. Bu Hac döneminde kesinlikle yağmacılık ve sa­vaş yapmazlardı.

Mekke şehri Kızıldeniz kıyısındaki Hicaz bölge­sinde bulunmaktaydı. Mekke şehir devletinde idari ve ti­cari ya­pılar, Kureyş soylularının elindeydi. Bir aristokrasi kuran Kureyş soyluları ticarete ve köleciliğe dayanan po­litikalara önem verdiler.

Arabistan'da Hanif adlı bir kavim tek tanrılı bir dine benzeyen inanışa sahiptiler.

         Mekke Kabe'nin bulun­ması nedeni ile dinsel bir mer­kezdi. Ayrıca kervan yolla­rının birleştiği bir yol olduğu için ticari ko­numa da sa­hipti.  

 

HZ.MUHAMMED DÖNEMİ

         Kureyş soyluları ticarete, tefeciliğe, ve köleciiğe da­yanan bir düzen kurmuşlardır. Hz. Muhammed eşitliğe dayanan İslamiyeti tanıtmaya baş­ladığında Kureyşliler büyük tepki gösterdiler. Çünkü bu yeni din Kureyş soylu­larının egemenliğini sona erdire­cekti.

Putperest Mekkeliler Müslümanlara baskılarını arttı­rınca, Müslümanlardan bir grup Hristiyan Habeş Krallığı­'na sığınmak zorunda kaldılar. 

            HİCRET (622)

         Putperestler Hz. Muhammed'i öldürerek islamiyeti tamamen kaldırmak istediler. Bunun üzerine Hz. Mu­hammed Medineye göç etti. Hz. Muhammed'in Medine'yi seçmesinin nedeni Medinelilerin "Akabe biat­ları" deni­len olaylarla İslamiyeti benimsemeleri ve Hz. Muham­med'i Medine"ye davet etmeleridir.

         Hz. Muhammed adalet, yönetim, ekonomi, askerlik konularıyla ilgili yasalar hazırladı. Ayrıca yahudilerle ilgili ilişkileri düzenleyen anlaşmalar yaptı. Bu çalışmalarıyla İslam tarihinde "Medine Sözleşmesi" denilen bir belge or­taya çıktı. Böylece Hz. Muhammed islam devletinin ilk temel­lerini atmış oldu. 

 

HZ. MUHAMMED'İN SAVAŞLARI VE SEFERLERİ 

1)   BEDİR SAVAŞI (624)

            Nedenleri:

  1. Mekke'den Medine'ye göç etmek zorunda bıraktırı­lan Müslümanların mallarına putperestlerin el koyması,
  2. Hz. Muhammed'in bir Mekke kervanına el koya­rak Mekkelileri ekonomik yönden zayıflatmak istemesi.

         Müslümanlar Mekke'ye giden bir Kureyş kervanına el koydular. Çıkan savaşta Mekkelileri yenilgiye uğrattılar. Müslümanlar ilk zaferle­rini kazandılar. Ganimetlerin 1/5'i hazineye ayrıldı. Diğerleri askerler arasıda paylaştırıldı. Bu uygulama sonraki İslam devletleri tarafından da be­nimsendi. 

 

2)   UHUD SAVAŞI (625):

Nedenleri :

  1. Mekkeli putperestlerin Bedir yenilgisine karşı Müslümanların Medine yakınlarındaki tarım alanlarını tahrip etmeleri.
  2. Hz. Muhammedin, Mekkelilerin yaptığı zarara karşılık bir Mekke kervanının alınmasını kararlaştırması.

         Müslümanlar bir Mekke kervanını ele geçirdiler. An­cak müslümanların ganimet elde etmek için savaş disip­linini bozmaları yenilmelerine neden olmuştur.  

           

HENDEK SAVAŞI (627)

Nedeni: Mekkeli putperestle­rin Müslümanlara kesin bir darbe vurmak istemeleri.

         Müslümanlar başarılı bir sa­vunma savaşı yaptılar. Putperestler bir daha saldırıya geçmediler. Müslümanlar taarruz, Mekkeliler ise savunma konumuna geçtiler. 

           

HUDEYBİYE ANLAŞMASI (628):  

         Hz. Muhammed Müslümanlar için namaz yönü ola­rak seçilen Kâbeyi zi­ya­ret kararı aldı. Putperestler savaş hazırlığına girişti. Hz. Muhammed, amaçlarının savaş değil barış olduğunu bildirdi. Bunun üzerine anlaşma yapıldı. Buna göre;

  1. Müslümanlar ertesi yıl Mekkeyi (Kâbeyi) ziyaret edebilecek.
  2. Mekkede İslâmiyeti seçenler Medineye alınmaya­cak.
  3. Taraflar on yıl savaşmayacak.

         Yukarıdaki anlaşma şartları görünüşte Müslümanla­rın aleyhinde olmuştur. Ancak giderek so­nuçta Müslü­manların lehine olmuştur. Çünkü müslüman­ların Mek­kede sayısı artmıştır.

Antlaşmanın önemi:

1.           Anlaşmanın imzalanmasıyla putperestler Müslüman­ları resmen tanımış oldular.

2.           Mekkede Müslümanlar için bir huzur ortamı oluşmaya başlamıştır. 

            HAYBER SAVAŞI (629):

            Nedenleri:

  1. Uhud Savaşından sonra Medine'deki Yahudilerin putperestleri kışkırtmaları ve Müslümanların tepkileri üzerine Yahudilerin Haybere göç etmeleri.
  2. Yahudilerin İslâm dinine karşı olmaları.

         Hz. Muhammedin katıldığı bu seferde Müslümanlar Hayber kalesi ve çevresini aldı. Suriye–Şam ticaret yolu üzerindeki bu kalenin alınması müslümanlara ticari gelir sağladı. Yahudilerin muhalefeti bastırıldı. 

           

MU'TE SAVAŞI (629):

         Hz. Muhammed, kendi döne­mindeki hükümdarlara İslâmiyeti tanımaları için elçiler göndermişti. Bu sırada Gassanilere gönderilen elçi öl­dü­rüldü. Bu nedenle, sefer düzenlendi. Hz.Muhammed bu sefere katılmadı. Yapılan çatışmalarda Müslümanlar yenildi. 

           

MEKKENİN FETHİ (630)

Nedeni: Mekkeli putperestle­rin Hudeybiye anlaşma­sını bozmalarıdır.

         Müslümanlar büyük bir direnişle karşılaşmadan Mek­ke'yi fethettiler. Kâbedeki putlar kırıldı. Böylece İslâmiyet Hicaz'a yerleşti. Bu durum İslâmiyetin Arap Yarımada­sındaki yayılışını hızlandırdı.

 

            HUNEYN SAVAŞI (630) 

Nedeni: Mekkenin fethi üze­rine bazı Mekkeli putpe­restler ile Hicazdaki diğer putpe­restlerin ordu kurmasıdır.

         Müslümanlar putperest ordusunu yenilgiye uğrattı.

           

TAİF KUŞATMASI (630)

Nedeni: Taiflilerin islâm dinine büyük tepki göster­me­si.

         Hz. Muhammedin katıldığı seferde Taif şehri kuşa­tıldı, ancak alınamadı. Taifliler İslamiyete tepki göster­meyeceklerini belirtince kuşatma kaldırılmıştır. Böylece putperestlerin Hicaz'daki son direnişleri de kırıldı.

           

TEBÜK SEFERİ  (631)

Nedeni: Bizans Kralının İslâmiyetin yayılmasını ön­lemek amacıyla sefer düzen­lediği haberinin gelmesi.

         Arabistanın kuzeyindeki Tebük'e gelindiğinde habe­rin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Bu sefer sonunda İslâ­miyet, Arabistanın kuzeyine tanıtılmaya başlandı.

           

HZ. MUHAMMEDİN VEDA HUTBESİ VE ÖLÜMÜ (632): 

         Hz. Muhammed veda haccı olarak nitelenen Mek­ke'yi son ziyaretinde verdiği hutbede bütün müslü­manla­rın kardeş olduğunu, ırk ayrımına gerek olmadı­ğını, ka­dınlara ve çocuklara değer verilmesi gerektiğini bildir­miştir.

 

 

DÖRT HALİFE DÖNEMİ

 

         Bu dönem İslâm tarihinde Cumhuriyet devri olarak tanımlanır. Bunun nedeni halifelerin önde gelen Müslü­manlar arasında yapılan görüşmeler sonunda se­çilme­sidir.

Halifelik devlet başkanlığı idi. Bu makam Hz. Mu­hammedin Araplar arasında siyasi birliği sağlama­sıyla ortaya çıkmıştır. Ancak ölümüyle bu makam bo­şalmıştır. 

           

HZ. EBUBEKİR DÖNEMİ (632–634): 

1.Yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı.

2.Dinden dönüşler engellendi.

3.Kur'an ilk kez kitap haline getirildi.

4.Yoksullara yardım etmek amacıyla zekât vergisi toplanmaya başladı.

5.Hz. Muhammedin kararlaştırdığı, Bizansa yönelik olan Suriye seferine başlandı. Bu seferde Ecnadin Sa­vaşı çıktı. Savaş sürerken Hz. Ebubekir öldü. Hz. Ebu­bekir ölmeden önce Ömer'in halife olmasını vasiyet et­mişti. 

 

HZ. ÖMER DÖNEMİ (634–644) 

1.Suriye'de Bizansla yapılan Ecnadin Savaşı deni­len savaş kazanıldı. (634)

2.Bizansa karşı sürdürülen Yermük Savaşı kaza­nıldı (636). Bunun sonunda Suriye müslümanların eline geçti.

3.Kudüs fethedildi. Daha sonra Filistin ve Mısır alındı. Böylece Kuzey Afrika'nın fethine başlandı.

4.İran'daki Sasani Devletine karşı yürütülen Köprü Savaşının kaybedilmesinden sonra (634), Müslümanlar Sasanilere karşı yaptıkları Kadisiye (635), Celula (637), ve Nihavend Savaşlarını kazandı (642). Sasani devleti yıkıldı ve İran fet­hedildi.

5.Hz. Muhammedin kurduğu devlet imparatorluğa dönüştü. Bu imparatorluğu kolay yönetmek için "Amillik" denilen vilayetler oluşturuldu. İlk kez kadılık teşkilatları kuruldu.

6.Maliye ve askerlik konularıyla ilgili ilk di­van­lar ku­ruldu.

7.Askerlerin ve diğer görevlilerin ihtiyaçlarını karşı­lamak için "ikta" denilen timar sistemi kuruldu.

8.Sasani ve Bizans paralarına karşı "dirhem" adı verilen ilk gümüş para bastırıldı. (640)

9.Hicri takvim oluşturuldu.

10. Sınırlarda ordugâhlar kuruldu. Buralara sonradan askerlerin aileleri de yerleştirildi. Amaç İslâmiyetin kalıcı­lığını sağlamaktı. Böylece ordular ilk defa düzenli hale getirildi.

11. Hz. Ömer, vergi konusunda anlaşamadığı bir İranlının yaptığı suikasetle öldü. Ölmeden önce halifeyi seçecek kurulu oluşturdu.

 

HZ. OSMAN DÖNEMİ (644–656)

1.İlk islâm donanması kuruldu.

2.Bizansla yapılan ilk deniz savaşı kazanıldı.

3.Kıbrıs vergiye bağlandı.

4.Bizans'a ait Tunus fethedildi.

5.Kuran çoğaltılarak önemli İslâm kentlerine gön­derildi.

6.Hz. Osman kendi yakınları olan Emevileri devletin önemli makamlarına atadı. Bu durum Mısır'da ve Irak'ta isyanlara neden oldu. Bu durum, Hz. Muhammedin ailesi tarafından da tepkiyle karşılandı.

7.Hz. Osman, Mısırlı suikastçilerin saldırısıyla öldü.  

 

HZ. ALİ DÖNEMİ (656–661)

1.Hz. Ali, halife seçilince Emevi ailesi ile Hz. Mu­hammed'in son eşi Ayşe, muhalefet başlattılar. Emevile­rin amacı, elinde bulundurdukları önemli ma­kam­ları kay­betmemekti. Ayşenin muhlefeti ise kişisel neden­lere da­yanıyordu.

2.Hz. Ali, Hz. Ayşenin muhalefetini Cemel Va­kası (Deve olayı) denilen savaşla bastırdı (656).

3.Hz. Ali, Emevilerin başlattığı muhalefetin lideri olan Şam Valisi Muaviye üzerine sefer düzenledi. Sıffin Savaşı çıktı (657). Muaviye orduları zor duruma düştü. Savaş bitirilmeden Hakemler Olayına gidildi. Bu olayda hile ya­pılarak Hz. Ali'nin halifeliği Muaviye'ye verilmeye çalışıldı. Bunun sonrasında İslâmda ilk resmi ayrılıklar başladı. Ortaya çıkan siyasi gruplar şunlardır:

a)Şiiler: Hz. Ali taraftarı olanlardır.

b)Hariciler: Hz. Ali'yi desteklemekten vazgeçen­lerdir. Bunlar sonradan halifeliği almak için mücadele başlatmış­lar­dır.

c)Emeviler: Muaviye taraftarı olanlardır.

Hz. Ali, halifeliği almak isteyen Haricilere karşı dü­zen­lediği sefer sonunda Nehrevan Savaşı çıktı. Hariciler bu savaşta yenilgiye uğratıldı (659).

4.Hariciler, Hz. Aliyi ve Muaviyeyi öldürmek için suikastçiler görevlendirdiler. Hz. Ali, suikast sonucu öldü. Muaviye suikastten kurtuldu. Küfe'deki Müslümanlar Hz. Alinin oğlu Hasanı halife seçtiler. Hz. Hasanın halifeliğini Muaviye tanımadı. Savaş hazırlığına girişti. Hz. Hasan, İslâmda birliğin bozulmaması ve siyasal ayrılıkların sona ermesine önem verdi. Bu nedenle sa­vaşçı politika izle­medi. Halifeliği, seçim usulü devam et­tirmek koşuluyla Muaviye'ye verdi. Böylece Dört Halife Dönemi bitti, Emeviler devri başladı. 

 

EMEVİLER DÖNEMİ (661–750)

1.İç çatışmaların durmasıyla birlikte dışa dönük po­litikalara önem verildi. Fetih hareketleri başladı.

2.Halife Muaviye zamanında İstanbul iki kez kuşa­tıldı.

3.Halife Muaviye zamaında Maveraünnehir bölgesi fethedildi.

4.Halife Muaviye oğlu Yezidi halife yaptı. Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hüseyin Yezidin halifeliğine karşı çıktı. Bunun sonunda Kerbelâ Olayı oldu. (681). Bu olayda Hz. Mu­hammed'in torunları öldürüldü. Bu olay İslamdaki siya­sal çatışmaları daha da hızlandırdı.

5.Emevi devletinin en güçlü olduğu dönem halife Velid zamanıdır.

6.İslam orduları, Batı Türkistan'da Türklerin yaşa­dığı Buhara, Semerkant, Taşkent gibi yerleri fethettiler.

7.Halife Velid zamanında İslâm orduları Tarık Bin Ziyad komutasında İspanya'ya geçtiler. Buradaki Vizigot krallığını yıktılar (711). Müslümanlar buraya Endülüs adını verdiler.

8.Halife Velid'den sonra başarılı kişiler iktidarda gö­rülmedi, devlet zayıflamaya başladı. Bu sırada Emevi or­duları Fransa'yı almak için Franklarla Puvatya sava­şını yaptılar. (732) Emevi orduları yenilgi­iye uğradı. Bu durum Emevilerin Avrupadaki ilerleyişinin durmasına neden oldu.

9.Emeviler Orta Asya'yı almak istediler. Başlatılan akınları Türgiş devleti engelledi. Bu dönemde devlet, yıkılış sürecine girmeye başladı. 

            EMEVİLERİN YIKILIŞ NEDENLERİ 

1.Emevi hanedanındaki taht kavgaları.

2.Şiilerin isyanları.

3.Arap olmayan Müslümanlardan ağır vergiler al­ma­ları ve onlara mevali (yarı köle) uygulamasında bu­lunma­ları.

4.Kerbelâ olayı nedeniyle geniş bir muhalefetle karşılaşmaları.

5.Hz. Muhammedin yakını olan Abbasoğullarının gizli faaliyetlerde bulunmaları.

6.Horasanda Ebu Müslüm, büyük bir muhalefet başlattı. Kurduğu orduyla Emevilerin başkenti Şam'ı aldı ve Emevi devletine son verdi. 

  

ABBASİLER (750–1258)

1.Abbasi hükümdarları Emevi hanedanından olan­ları öldürttüler. Amaçları kendi iktidarlarını kuvvetlendir­mekti. Bu sırada İspanya'ya kaçan Emevi prenslerinden Abdurrahman Edülüs Emevi devletini kurdu.

2.Bağdat kuruldu ve başkent yapıldı.

3.Batı Türkistan'da Çin baskısına giren Türklere yardım gönderildi. Yapılan Talas Savaşında, Çin yenil­giye uğratıldı (751). 

4.Horasan'da Ebu Müslüm'ün serbest hareket et­mesi Abbasi yönetimince, Merkezi otoriteye ay­kırı bu­lundu. Bunun sonunda Ebu Müslüm öldürtüldü. Tepki olarak çıkan isyanlar bastırıldı.

5.Devletin en güçlü olduğu dönem Harun Reşid ve oğulları zamanıdır. Harun Reşit, Bizans sınır bölgesinde (Tarsustan Kars'a kadar uzanan bölge) "Avasım" illeri ku­ruldu. Buralara askerler yerleştirildi. Temel amaç Bi­zans'ı yıkmak ve İslâmiyeti yaymaktı.

6.Harun Reşit, halife olduklarını iddia eden Endülüs Emevi hükümdarlarına karşı Ortaçağ Avrupasının en güçlü devleti olan Franklar ile ittifak kurdu. Bu ittifak En­dülüs Emevi devletini sarstı.

7.Halife Mutasım zamanında Türk askerler için Samerra şehri kuruldu. Bunun nedeni askerlerin Arap­larla siyasi çatışmalara girmelerini engelle­mekti.

8.Mutasım'dan sonra iktidarda başarılı hükümdarlar görülmedi. Merkezi otorite zayıfladı. Bunun sonucunda Abbasi topraklarında yeni devletler ku­ruldu. Bu devletler görünürde Abbasi halifelerine bağlıy­dılar. Gerçekte ise bağımsız hareket etmişlerdir. Bu devletler şunlardır:

Mısır'da: Tulunoğulları, ihşitoğulları (Akşitler), Eyyubiler, Memlükler

İran'da: Büveyhoğulları, Saffariler.

Tunus'ta: Fatimiler

Maveraünnehirde: Samanoğulları.

9.Fatimiler, Abbasilerden halifeliği almak için İran'­daki Büveyhoğullarıyla ittifak yaptı. Bunun üzerine Ab­basi halifesi Selçuklu Sultanı Tuğrul Beyden yardım is­tedi. Tuğrul Bey Büveyhoğulları devletine son verdi ve halifeyi himayesine aldı.

10. Bu süreçte İslam ordusundaki Türk kökenli ko­mutanlar Emir–ül ümeralık denilen başkomutanlık ma­kamını ele geçirerek halife­leri baskılarına aldılar. Büyük Selçuklu Devletinin yıkıl­masından sonra Abbasiler ko­ru­masız kaldılar. Bu dö­nemde Moğol (İlhanlı) hükümdarı. Hülagü Han Bağdat'ı aldı ve Abbasi devletine son verdi (1258). Halife ve yakınları öl­dürüldü. Böylece hilafet makamı da sona erdi.

Mısır'da bulunan Memlük Sultanı Baybars halifenin akrabalarından birini halife yaparak hilafet ma­kamını yeniden oluşturdu. Baybars'ın amacı halifenin din­sel kimliğinden yararlanıp İslâm ülkelerindeki gücünü arttır­maktı.

 

ENDÜLÜS EMEVİ DEVLETİ

 

1.Abbasi devletinin kurulduğu dönemde İspanya'ya kaçan Emevi prenslerinden Abdurrahman tarafından Kurtuba'da ku­rulmuştur.

2.Kurtuba şehri tıpkı Bağdat gibi bilim ve kültür merkezi haline getirildi. Buradaki medreselere Avrupanın değişik yerlerinden öğrenciler geldi.  

3.Endülüs Emevi hükümdarları kendilerini halife ilân ettiler. Abbasi halifeleri buna karşı çıktı. Bu devleti yık­mak için Franklarla işbirliği yaptılar. Endülüs Emevi hü­kümdarları Frankların saldırısını etkisiz hale getirdiler.

4.Taht kavgalarıyla Endülüs Emevi Devleti parça­landı. Tavaifi Mülük denilen beylikler ortaya çıktı. Bu beylikler İspanyanın kuzeyindeki krallıkların haçlı saldırı­larıyla yıkılmaya başladı. Bu beyliklerden biri olan Gır­nata İslâm hükümeti varlığını koruyabilmiştir. 

 

 

GIRNATA İSLÂM HÜKÜMETİ

(Ben–i Ahmer Devleti)

 

1.Ben–i Ahmer devleti, (Gırnata İslam Hükümeti) İspanya'nın güneyinde yer almıştır. Askeri yönden güçlü değildi. Ancak İslâm bilim ve sanatını Ortaçağ Avrupa­sında yaşatmıştır.

2.İspanyanın kuzeyinde bulunan Aragon ve Kas­tilya krallıkları birleşerek güçlü bir devlet kurdular ve Ben–i Ahmer devletine son verdiler. Bu sı­rada İspan­yada yaşayan Müslümanlar ve Museviler haçlı kat­li­amıyla karşılaştılar. Oruç Reis ve Hızır Reis bunları Os­manlı topraklarına taşıyarak Haçlı katliamın­dan kur­tar­mışlardır.

 

İSLÂM DEVLETİNDE YÖNETİM VE UYGARLIK

 

1.İslâm devleti Hz. Muhammed zamanında Medine­'de kurulmuştur.

2.Devletin siyasi yapısı teokratik monarşi idi.

3.Devlet başkanları olan halifeler hem başyargıç, hem de başkomutandı.

4.Dört halife döneminden sonra Emevi halifesi Mu­aviye, oğlu Yezidi halife yaparak halifeliği saltanata dö­nüştürdü. Bu, saltanat anlayışını Abbasiler de sürdürdü.

5.İslam devletinin ilk önemli kurumlarının oluşturul­duğu dönem Hz. Ömer zamanıdır. Bu dönemde Bizans devlet teşkilâtı örnek alınmıştır.

Abbasiler zamanında Sasaniler'deki Vezirlik kurumu devlet teşkilatına yerleştirilmiştir.

6.Hz. Ömer zamanında kurulan kadılık teşkilâtı, Ab­basiler zamanında kurulan başkadılık makamına bağ­lanmıştır.

7.Orduların ilk kez düzenli hale getirilmesi Ömer zamanında olmuştur. Orduların devamlı hale getirilmesi ise Emeviler zamanında gerçekleşmiştir.

8.Emir–ül Ümeralık denilen ordu başkomutanlığı, Abbasiler zamanında oluşturulmuştur.

9.Devletin başlıca gelir kaynakları şunlardır:

Gani­met: Savaş gelirleridir. Bu Gelirlerin 1/5 i hazineye ayrılır. Diğeri ise askerler arasında paylaştırıl­mış­tır.

Cizye: Egemenlik altına alınan topraklarda yaşa­yanların korunmasıyla ilgili olarak alınırdı. Cizye, gay­ri­müslümlerden alınırdı.

Haraç: Gayrimüslümlerden alınan toprak vergisidir.

Öşür: Müslümanlardan alınan tarım vergisidir.

    Sasani ve Bizans paraları taklit edilerek çeşitli öl­çülerde önceden paralar bastırılmıştı. Emevi Halifesi Abdülme­lik belirlediği ölçülere göre yeni paraların ba­sılmasını is­tedi. Böylece ilk islami sikkeler bastırıldı. (693 – 695)

10. Talas savaşını izleyen süreçte Müslüman tüccar­lar, doğrudan Orta Asya ve Çin'le alış­veriş yapmışlardır. Yemen ve Basra Körfezi ile Doğu Akdeniz kıyılarındaki ticaret Müslüman tüccarların elin­deydi.

11. İslam toplumunda ilk eğitim çalışmaları Hz. Mu­hammed zamanında camilerde Kuranın öğrenilmesi ça­lışmalarıyla başlamıştır. İlk medreseler, Emeviler za­ma­nında kurulmuştu. İslâmda eğitim, öğretim ve bilimsel alanlardaki çalışmalar  Abbasiler zamanında en ileri dü­zeye ula­şmıştır. Bu dönemin en önemli eğitim kurumları Beytül Hikme adı verilen akademi ile, Nizamiye Medre­sesi adı verilen üniversitedir. Nizamiye Medresesi Bü­yük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın emriyle Vezir Nizamül­mülk'ün çalışmaları sonunda ya­pılmıştır.

    Emeviler zamanında Arapça resmi dil ilân edildi.

Başlıca İslâmi bilimler şunlardır:

Tefsir: Kur'an ayetle­rinin ve suretlerinin anlamlarını açıklar.

Hadis: Hz. Muhammed'in günlük yaşamla ilgili söz­lerini inceler.

Kelâm: İslâm felsefesidir.

Kiraat: Kur'an'ın doğru okunmasıyla ilgilidir.

Siyer: Hz. Muhammed'in hayatını ve savaşlarını konu edinen tarihçiliktir. 

 

SANAT 

1.Emeviler zamanında İslâm mimarisi en ileri dü­zeye ulaştı. Bu dönemde Bizans ve Hellenestik sa­natları­nın özellikleri, mimaride etkili biçimde kullanılmış­tır.

Emeviler zamanında resmin ve heykelciliğin yasak olmasına rağmen mimaride fresk denilen duvar resimleri yapılmıştır. Emeviler döneminde yapılan "Kuseyl Amra" sarayında, konusu av, banyo, ve günlük hayat olan re­simler yapılmıştır.

2.Mimaride, Abbasiler döneminde Sasani sanatı örnek alınmıştır. Bu dönemde türbe mimarisi doğmaya başlamıştır. En eski türbe Kubbetüs Süleybiye türbesi­dir.

2.İspanya'daki Müslümanların yaptığı en önemli mimari eserler Kurtuba camisi ile Gırnata şehrinde bulunan El hamra sarayıdır. El hamra sarayının yapı­mıda kullanılan yapı malzemeleri kırmızıya yakın renk­lerde olduğu için bu saraya kırmızı saray anlamında olan Arapça El hamra adı verilmiştir. Resmin ve heykelin ye­rini genel olarak minyatür almıştır. Diğer gelişen süsleme dalları çinicilik, nakkaşlık, hat, tezhip ve arabesk idi. Arabesk sanatı yazıları ile geometrik ve bitkisel motifle­rin birlikte kulla­nıldığı bir süsleme sanatıdır.

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2015 Tarih Sitesi
Coğrafya