Osmanlı Devleti padişahın malı sayılırdı. Toprakların sahibi de kural olarak padişahtır. Toprağın üzerinde yaşayan reaya denilen köylüler toprakları işlemekle yükümlüydüler. Köylünün belirli kurallara göre toprağı işlemesi zorunlu ise de kendi çağındaki Avrupa Feodal düzenine göre daha rahat bir toprak düzeni içinde yaşamıştır.

Topraklar şu bölümlere ayrılmıştır:

 

Mülk Arazi:

Kişilere ait topraklardır. Alınıp, satılabilir, miras bırakılabilirdi. Müslümanların topraklarına Öşri Arazi, gayrimüslimlerin topraklarına ise Haraci Arazi denirdi. Genelde her şey padişaha ait sayıldığı için Mülk Arazi çok azdı.

 

Vakıf Arazi:

Geliri sosyal hizmetlere ayrılmış, vergi alınmayan topraklardır.

 

Miri Arazi:

Devlete ait topraklardır. Toprak sisteminin en büyük birimidir. Devlet, bu toprakları ya kiraya verir ya da görevlilerine kullandırırdı. Kullandırma şekline göre şu bölümlere ayrılmıştı.

Mukataa: Geliri doğrudan hazineye ayrılır.
Yurtluk: Geliri, sınırlardaki askerlere ayrılır.
Ocaklık: Geliri, kale muhafızlarına ayrılır.
Dirlik (tımar): Geliri, asker ve memurlara ayrılır.

Miri arazinin en önemli bölümü olan dirlik (tımar), savaşlarda başarısı görülen kişilere verilirdi. Bunların Tımar beyi olarak asker beslemek, bölgenin güvenliğini sağlamak, yönetim işine bakmak, köylülerin toprağı kullanmasını sağlamak gibi görevleri vardı.

Dirlik (tımar) uygulaması sayesinde, maliyeye yük olmayan büyük bir ordu beslenmiş, topraklar boş kalmamış, taşranın güvenliği ve yönetimi rahat olmuştur.

Dirlik topraklar büyükten küçüğe has, zeamet ve tımar bölümlerine ayrılmıştır.

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
Popüler Sayfalar:
Son Ziyaretler:
© 2015 Tarih Sitesi
Coğrafya