Medeniyetler Tarihi

Bu kategoride toplam 74 içerik bulunuyor.
Oğuzlar
En ünlü Türk kavmi.

"Türkmen" ve "Batı Türkleri" de denen Oğuzlar Türk kavimlerinin en ünlüsüdür. Orta Asya'da kurulan Türk hakanlıklarının hepsinin kuruluşuna katılmış, Uygurlar ve Karahanlılar döneminde önemli rol oynamışlardır.

SELÇUKLU YÖNETİMİNDE

Oğuzlar XI. yy.da, Selçuklu hanedanı zamanında, gene birer Türk devleti olan Karahanlılara ve Gaznelilere karşı savaştılar ve sonunda bütün Türk kavimlerinin başına geçtiler. Selçukluların yönetiminde Dandanakan Meydan Savaşı'nda (1040) Gaznelileri yendikten sonra, açık denizlere ve Yakındoğu'da Akdeniz'e ulaştılar. Anadolu'yu ele geçirerek burayı ikinci Türk anayurdu yaptılar. Anadolu Selçuklu Devleti'nin kuruluşunda başrolü oynadılar. Anadolu'ya önce çeşitli beylikler halinde egemen olan Oğuzlar, daha sonra Osmanlı Devleti'nin de temelini oluşturdular.

Geleneğe göre Oğuzların 24 boyu vardı. Osmanoğulları bunların Kayı boyundan, Selçuklular ise ... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Teodora
527-548 tarihleri arasında Bizans kraliçesi olan Teodora bir hipodrom bekçisinin kızıyken güzelliği ve aşk maceraları ile ün yaptıktan sonra zamanının Bizans imparatoru Justinyen'in metresi olmuş ve bir süre sonra İmparatorla evlenmişti. Güzel olduğu kadar hırslı ve zeki olması sonucu kocasının Bizans'ın en kudretli yöneticilerinden biri olarak tarihe geçmesine katkıda bulunmuştur: 530 tarihinde çıkan Nika isyanının bastırılması onun Justinyen'i, İstanbul'da kalıp mücadele etmeğe ikna etmesi sonucu gerçekleştirilmiştir.

Zamanında kadınlarla ilgili, evlenme, boşanma, ırza geçme gibi konuları kapsayan bazı kanunların kabul edilmesinde de rol oynamıştır. (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Hunlar
Orta Asya'da ve Avrupa'da devlet kuran Türk boyudur. Osmanlı hanedanı dışında Türklerin başında hüküm süren en uzun ömürlü ve en önemli hanedan Hunlardır. Onları dört önemli topluluk olarak ele alabiliriz.

Orta Asya Hunları, ilk büyük Hun hakanlığıdır (M.Ö. 220-M.S. 216). ilk büyük hükümdarları Teoman Yabgu'dur. Oğlu Mete (Oğuz Han da denir), M.Ö. 209'da Teoman'ın yerine tahta geçti. 35 yıl hükümdarlık etti. Bütün Türk, Moğol, Tonguz, Altay Türklerini buyruğu altında topladı. Devletinin sınırları Büyük Okyanus'tan Hazar Denizi'ne, Tibet ve Keşmir'den Kuzey Sibirya'ya uzanıyordu.

Volga Hunları, M.S. 48'de devlet ikiye bölündü, sonra da göçler sonucu dağıldı. Çeşitli Türk boylarının birbiri üzerine yaptığı baskılarla zayıflayan önemli Hun boyları batıya göç etmeğe başladılar. Bunların bir bölüğü Volga ile Ural ırmakları arasında bir devlet kurdu (M.S. 374). Hakanları Balamir Han'dı. Avrup... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
İbraniler
Kutsal kitaplarda hikâyesi anlatılan Sami asıllı Ortadoğu halkı. İbranilerin kökeni Mezopotamya'dır; göçebe olarak yaşayan bu kavim, aralarındaki en bilgin ve en saygın kişilerce (eski peygamberler) yönetiliyordu. Eski Ahit'e bakılacak olursa, Milattan iki bin yıl kadar önce, onlardan biri, yani İbrahim Peygamber gidip Ken'an Ülkesi'ne (şimdiki Filistin) yerleşti; bunlara «nehri aşan» anlamına İbranî dendi.

Sonra, Ken'an'da kıtlık başladı. Açlık yüzünden halkın bir kısmı Mısır'a göç etti, orada köle olarak yaşadı, İbrahim'den sonra İbranilerin başına yine onun oğulları geçti: Yakup ve İshak bunların en ünlüleridir. Yakup bir gece rüyasında tanrı Yahova ile güreşmiş ve onu yenmişti. Bunun üstüne kendisine «güreşte yenen» anlamına İsrail adı verildi. Kavmine de İsrailoğulları dendi.

Sonra Yakup'un oğlu Yusuf Mısır'a gitti ve bir süre sonra kavmini de yanına aldırdı. Ama M.Ö. XIII. yy.da İbranîler... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Büyük İskender
Makedonya kralı (M.Ö. 356-323). Asya içlerinde fethedilmiş binlerce kilometre, geniş yankılar uyandıran bir dizi zafer, uçsuz bucaksız bir imparatorluğun tek sahibi... İlkçağ'ın en büyük fatihi Büyük İskender'in serüveni kısaca böyle özetlenebilir. İskender, daha çocuk denecek yaşlarda, babası Makedonya kralı Filip'in (Philippos) sarayında zekâsı ve canlılığıyla kendini göstermeyi bildi.

On üç yaşına geldiğinde, ünlü Yunan filozofu Aristoteles onun eğitimiyle görevlendirildi. On beş yaşındayken, kendi gölgesinden bile ürken ve kimseyi sırtına bindirmeyen Bukephalos adlı ata binmeyi başardı. 336 yılında kral olduğu zaman henüz yirmi yaşındaydı.

Zafer Peşinde

İskender tahta çıkar çıkmaz, muhteşem bir düşü gerçekleştirmeyi, doğuyu fethetmeyi aklına koydu. 334 yılının ilkbaharında, 37,000 askerle Hellespontos'u (Çanakkale Boğazı) geçip Pers kralı Darius (Dara) III'ün kalabalık ordusunu yendi. Go... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Karahanlılar
Batı Türkistan'da kurulmuş Türk devletidir (X.-XI. yy.).

Karahanlılar adı, hem bir Türk hükümdar sülâlesinin, hem de bu sülâlenin kurduğu devletin adıdır. Bu hanedandan Abdülkerim Satuk Buğra Han'ın kurduğu devlet Îslâm dinini benimsemekle Türk tarihinin uzun yıllar süren Samanlık dönemini kapatmış oldu. Bu devletin bir başka önemli yanı da, Türklüğün ağırlık merkezini Türkistan'ın daha batısına, Yakındoğu'ya doğru kaydırmış olmasıdır. Bu olay bir süre sonra Yakındoğu'da başlayacak olan ve Anadolu'nun Türkleşmesine yol açan Selçuklu hareketine olanak hazırlamıştır.

Karahanlılar, VI. büyük Türk hakanlığı hanedanıdır. Kurdukları imparatorluk Aral Gölü'nden Çin sınırına kadar uzanıyordu. Başkent başlangıçta Kâşgar'dı. Karahanlılar Büyük Kağan'ı tanımakla birlikte bağımsız bir devletti. Ama çok geçmeden doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

Satuk Han'dan sonra, daha yedi hanın... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Kavimler Göçü
M.Ö. III. yy. ile IV. yy. arasında Avrupa'yı istilâ eden, Akdeniz dünyasına yabancı kavimlerin akımı.

Miladın ilk yüzyıllarında, Roma imparatorluğu döneminde, Ren ve Tuna nehirlerinin ötesinde Germenler yani, Burgondlar, Franklar, Alamanlar, Vizigotlar, Ostrogotlar yaşıyordu. Bunlar mükemmel savaşçı olduklarından kendilerinden korkulan kavimlerdi. Kabileler halinde toplanmışlardı ve kaynakları yetersiz, yoksul topraklardan geçimlerini sağlamağa uğraşıyorlardı. Açlığın dürtüsüyle, yeni yeni otlaklar aramağa çıktılar ve II. yy.dan itibaren, zenginlikleri karşı konulmaz biçimde onları çeken Roma İmparatorluğu topraklarına zorla girmeğe başladılar.

Sınırlarda ve İmparatorlukta

Miladın ilk yüzyıllarında Avrupa'ya korku salan ve kendilerine batılılarca barbarlar da denen (Yunanca «yabancı» anlamına, barbaros sözcüğünden) bu kavimlerin yıkıcı akınlarını önlemek için, Roma imparatorları sınırları tah... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Keltler
Tarihöncesi ve ilkçağ döneminde yaşayan Avrupa kavimlerinin bir bölümüdür. Dört bin yıl kadar önce Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa'dan göç ederek özellikle Britanya Adaları'na, İspanya'ya ve Galya'ya yerleştiler. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir. Sayısız göçleri sırasında Yunanlıların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığı ve çömlekçiliği geliştirdiler. Onların yaptığı yollara sonradan Romalılar taş döşeyecekti.

Çoğu zaman birbirine rakip kabileler ve klanlar halinde toplanmış olan Keltler, gerek yaşama biçimi, gerek kültür yönünden özgün bir halktı. Ürünlerin koruyucusu sayılan kır tanrılarına taparlar, geleneklerin koruyucusu olan hem kâhin, hem yargıç niteliğindeki din adamlarının (drüitler) yönetiminde yaş... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Kleopatra
Mısır kraliçesi, bu adı taşıyanların yedincisi ama en ünlüsü (M.Ö. 69-30).

Pascal şöyle yazmıştı: «Kleopatra'nın burnu biraz kısa olsaydı, dünyanın çehresi değişirdi». Bu cümle, Mısır kraliçesinin ozanlar ve yazarlar üzerindeki çekici etkisini özetliyor. Kleopatra, yaşantısının ayrıntıları pek az bilindiğinden,, bir efsane kahramanı haline getirilmiştir. Bu efsaneye göre güzel, büyüleyici, politikada olduğu kadar aşkta da usta olan Kleopatra, Nil kıyılarında büyük bir lüks içinde yaşıyordu.

Gerçekte, Yunan tarihçisi Plutarkhos'a bakılırsa pek fazla güzel değil di, ama konuşur konuşmaz dayanılmaz bir kadın oluveriyordu. Sesi çok tatlıydı, konuşmaları hem akıllıca, hem kurnazlık doluydu. Birkaç dil bilirdi: Yunanca, Mısır dili, Arami dili, Latince. On yedi yaşında kraliçe olmuş, ülkenin töreleri uyarınca iki erkek kardeşiyle evlenmişti.

Sezar, iktidarı ele alması için kendisine yardımcı ... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Franklar ve Clovis
M.S.V. yy.da Galya'yı fetheden Germen kavimleridir. Main Irmağı, Kuzey Denizi, Elster ve Elbe ırmakları arasındaki bölgelerden gelen Franklar, Roma Galyası'nı fetheden müthiş savaşçılardı. Fransa'ya bugünkü adını onlar verdi. Batı uygarlığını ancak VII. yy.da benimseyen Franklar aslında, çiftçilik nedir bilmez, savaşçı ve yağmacı insanlardı.

Franklar iki ayrı kavimden oluşuyordu: Ripüerler ve Salienler. Ama Salienler zamanla Frankları egemenlikleri altına aldılar, bu halkın Galya'ya girmesi yavaş yavaş oldu. III. yy.da Franklar, Roma ordusunu desteklediler ve ağır ağır imparatorluğun içlerine sızdılar. Böylece, Cambrai ve Kuzey Galya'yı işgal ettikten sonra Luvar Irmağı'na kadar indiler.

Clovis

V. yy. sonunda, Roma İmparatorluğu'nun çöküşü sırasında, Frankların kralı, hırslı ve akıllı bir savaşçı olan Clovis'ti (465-511). Clovis bütün Galya'ya, askerlerinin kahramanlığı ve Kilise'nin yardımı sayesi... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Fenikeliler
Suriye ve bugünkü Lübnan kıyılarına yerleşmiş olan İlkçağ halkıdır. Milattan önce III. binyılda Akdeniz'in doğu kıyısına yerleşen Fenikeliler, buğday ve zeytinyağı üreten mükemmel çiftçilerdi. Kurdukları şehirler (Sur, Sidon, Biblos, Ugarit), zamanla büyük limanlara dönüşmüştü. Yaşadıkları dar kıyı şeridinden denize yönelmişler, gemiler yaparak serüvenlere atılmışlardı.

Gemici ve Tacirler

Fenikeliler astronomi bilgilerinden yararlanarak, üç yüzyıl boyunca Akdeniz'i enine boyuna dolaştılar, Kıbrıs'ta (orada bakır buldular), Girit'te, Sicilya ve Sardinya'da ticari koloniler kurdular. İspanya'ya kadar gittiler, Cebelitarık Boğazı'ndan aşıp Fas'a, hattâ Kamerun'a vardılar. M. Ö. IX. yy.da hızla gelişerek, Roma'ya rakip olacak Kartaca şehrini de Fenikeliler kurdular.

İşlenmiş bronzu, fildişini, seramiği, doğu camını ve özellikle lal renginde bir deniz kabuklusundan elde edilen boyayla boyanmış kumaşl... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Gazneliler
Müslüman Türk devleti (963-1187).

Gaznelilerin bayrağı

Gazne Devleti'ni, Samanoğullarının hizmetinde bulunan Türk komutanlarından Alp Tigin kurdu. Samanoğulları Devleti'nin yanıbaşında, Afganistan'da bulunan Gazne'yi kendine başkent yaptı. Ölümünde yerine oğlu geçtiyse de ordu komutanlarından Bilge Tigin ile Sebük Tigin yönetime elkoydular.

Bilge Tigin'in ömrü kısa sürdü, ama Sebük Tigin, Gazne Devleti'ni güçlendirerek sınırlarını genişletti. Gaznelilerin en parlak dönemi Sebük Tigin'in oğlu Mahmut zamanıdır. Mahmut döneminde Gaznelilerin sınırı doğuda Ganj Nehri'ne, batıda Mezopotamya ve Kafkasya'ya kadar dayanıyordu. Mahmut, Hindistan'ı yağma ederek getirdiği hazinelerle Gazne kentini zenginleştirdi. Camiler, medreseler yaptırarak, ünlü bilginleri, şairleri yanına çağırarak Gazne'ye ün kazandırdı.

Ömrünün son yıllarını, gittikçe Horasan dolaylarında güçlenen Selçuklularla uğraşarak geçirdi. Son... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Galya ve Galyalılar
Fransa'nın eski adıdır. Eski Galya, aşağı yukarı bugünkü Fransa topraklarının ancak, Ren Irmağı'na kadar uzanan kısmını kapsar. Bu geniş bölgede yaşayan Galyalılar aslında, M.Ö. I. binyılda Güney Almanya'dan gelen ve Galya'yı istilâ eden Keklerdir. M.Ö. VI. yy. sonlarında ikinci bir Kelt istilâsı olmuş, bu istilâcılar önceden yerleşmiş halklara karışarak, Galyalılar adı verilecek olan yeni bir halk oluşturmuşlardı. M.Ö. III. yy. sonlarında, Ren Irmağı'ndan Pireneler'e, Manş Denizi'nden Provence kıyılarına kadar Keltler, yerleşmelerini tamamlamış oluyorlardı.

Kelt uygarlığı

Galyalıların birçok tanrısı vardı. Onlara açıklanamaz gibi gelen her şeye, gökcisimlerine, rüzgârlara tapınırlardı. Ruhun ölümsüzlüğüne de inanıyorlardı. Çok iyi çiftçiydiler, toprağı tekerlekli sabanla sürüyorlardı; dökmecilik, kuyumculuk, çömlekçilik sanatında usta zanaatçılardı. Ticaretleri de gelişmişti. Buğd... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Germenler
Denizci bir kavim olan Germenler, İskandinavya'nın güneyinden gelerek Keltleri yerlerinden sürdüler ve M.Ö. III. yy .dan itibaren bugünkü Almanya'ya yerleştiler. Sonra, Miladın ilk yüzyılları boyunca, Germanya dedikleri topraklarını, Urallar'a ve Karadeniz'e kadar genişlettiler.

Germenler her şeyden önce savaşçıydı: silâh olarak mızrak (kargı), çift yüzlü balta ve uzun kılıç kullanırlardı. Val-Hall veya Walhalla adlı bir cennete ve bu cennette ölülerin tanrılarla birlikte yaşadığına inanırlardı; bu tanrıların en güçlüsü, Wotan da denen Odin'di. Germenler, Roma İmparatorluğu'yla ilişki kurunca, Hıristiyanlığı benimsediler: M.S. IV. yy.da Kutsal Kitap, Gotların piskoposu Ulfilas tarafından dillerine tercüme edildi.

IV. yy .a kadar Ren ve Tuna boylarını ellerinde tutan Germenler 376 yılında Hun istilâlarına karşı koyamadı ve bu, Avrupa'da büyük kavimler göçünün başlangıcı oldu.

Avrupa'yı İstilâ Edenle... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Göktürkler
Göktürk bayrağı.

İlk defa Türk adını taşıyan Türk devletidir. Göktürkler, Türklerin atlı uygarlık ya da bozkır uygarlığından yerleşik uygarlığa geçiş döneminde, Türk boylarının başına geçerek hüküm süren bir hakan sülâlesidir (552-745). Kurdukları devlete de Göktürk Devleti denir.

Başkentleri Orta Asya'da Karakurum yakınında Ötüken kentiydi. Devlet başkanlarına «kağan», hakan soyundan olanlara «tigin» derlerdi. Devletin kuruluşunda kağan, Bumin'di. Ülkenin doğu kesimini yönetiyordu. Batı kesiminde ise kardeşi İstemi Kağan vardı, ama geleneğe göre o, doğu kağanına bağlıydı.

Bumin öldüğünde yerine oğullarından biri değil, İstemi Kağan geçti. Göktürkler, saltanatı Avarların elinden alarak devletlerini kurmuşlardı. Bu iki kağan ve onların oğulları zamanında Göktürkler, doğuda Kingan Dağları'ndan batıda Demirkapı'ya kadar bütün Orta Asya'ya egemen oldular. İran Sasani hükümdarı H... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Haçlı Seferleri
Hıristiyan Avrupa'nın XI.-XIII. yy.lar arasında kutsal yerleri kurtarmak amacıyla, Türklere karşı açtığı askeri seferlerdir. Papa Urbanus II ilk Haçlı Seferi tasarısını Papalık Meclisi'ne sunduğu zaman (1095) Hıristiyan dünyasının durumu ciddîydi: Kuzey Afrika, İspanya ve Sicilya iki yüzyıl önce Müslümanların eline geçmişti; Kudüs ve Hıristiyanların kutsal yerleri ise zaten çoktan beri Müslümanların elindeydi. Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti Bizans, yıllardan beri İslâm ordularını püskürtmek için çaba harcıyordu.

XI. yy.ın sonlarına doğru Selçukluların yönetiminde Yakındoğu'ya inen Türkler bütün bu bölgeyi egemenliklerine alarak, Hıristiyan dünyasının en güçlü ve en zengin devleti olan Doğu Roma İmparatorluğu'nun doğudaki topraklarını ele geçirdiler. Bu başdöndürücü ilerleme, iktisadî bakımdan çok kötü durumda olan Avrupa'da büyük telâş uyandırdı.

Kudüs'ün Türkler eline düşmes... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Harzemşahlar
Türkistan'da Ortaçağ'da kurulan Türk devletidir. Türkistan'da Amuderya dolaylarına Ortaçağ'da Harizm veya Harezm denirdi. XI. yüzyılın sonlarına doğru bu bölgede kurulan Türk devletine Harizmşahlar ya da Türkçe kolay söylenişiyle Harzemşahlar adı verilir.

Selçuklular Zayıf Durumdaysa...

Harzemşahlar soyu Harizm'i yöneten Selçuklu valisi Anuş Tigin ve onun oğlu Kutbeddin Muhammet ile başlar. Otuz yıl Selçuklular adına Harizm'i yöneten Kutbeddin iyi bir yönetici, anlayışlı bir siyaset adamı idi. Onun zamanında Harizm büyük bir gelişme gösterdi.

Kutbeddin'den sonra oğlu Kızılarslan Atsız, Harzemşah olarak görevlendirildi. Atsız ilk zamanlarda Selçuklulara bağlı kaldı. Ama bir süre sonra Sencer ile arası açıldığında bunu fırsat bilerek bağımsızlığını ilân etti (1142). Fakat bu çok sürmedi. Bir ara gene Sencer'e yenilip ona bağlandı. Atsız böylece, Selçuklular zayıf olduğu zaman bağımsızlık ilân ed... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Hazarlar
Ortaçağ'da Güney Rusya'da imparatorluk kuran Türkler (468-965). Hazarlar, Batı Hun Devleti yıkıldıktan sonra onun kalıntıları üzerinde devlet kurdular. Devletin ağırlık merkezi Kırım ve Volga dolaylarıydı. Bu durumda doğuda Sasanîlerle (İran), batıda Bizanslılarla ilişkileri vardı.

627'de yapılan Bizans-İran savaşında Hazarlar Bizans'ı tuttular. VII. yy.da sürekli olarak Müslüman Arap saldırıları karşısında kalan Bizans İmparatorluğu Hazarlardan yardım istedi. Bizans'ın yardımına koşan Hazarlar bu yüzden Müslüman Arapların düşmanlığını üzerlerine çektiler.

Arap-Hazar çatışması

Doğuda Hazarların etkisi Kafkaslar'ın güneyinde Kura Irmağı'nın ötesine kadar uzanıyordu. Araplar bu kesimde Hazarlara saldırdılar. Mervan bin Muhammet kumandasındaki güçlü bir Arap ordusu Hazar illerine girdi, Hazar ordusunu yendi (737). Bu yenilgi sonucunda Hazarlar kuzeye çekildiler. Fakat bir süre sonra güçlenen Hazarla... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Uygurlar
Uygur Devleti'nin bayrağı.

Ortaçağ'da Orta Asya'da ileri bir uygarlık kuran Uygurlar, önceleri Kuzey Moğolistan'da yaşıyorlardı. Hun İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra Göktürklerin buyruğu altına girdiler. Sonra onlara karşı ayaklanarak bağımsız bir devlet kurdular (740). Diğer Türk boylarım da buyrukları altına alarak güçlendiler. Yüz yıl kadar Moğolistan'a egemen olan Uygurlar, Çinlilerle de ilişki kurdular.

IX. yüzyılın ortalarında Kırgızlarla Tibetlilerin saldırısına uğrayarak yıkılan Uygur Devleti ortadan kalkınca Uygurlar batıya göçtüler (840) ve dağınık küçük devletler kurdular. Sonunda bütün Uygurlar Cengiz Han zamanında Moğol egemenliğine bağlandılar. Böylece son Uygur Devleti de XIII. yy.ın başında ortadan kalktı (1212).

O zamandan beri bir daha bağımsız olamayan Uygurlar, bugün Çin'in kuzeybatısında Sinkiang eyaletinde Çin egemenliği altında yaşamaktadır.

Uygur Uygarlığı

U... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Urartular
Doğu Anadolu'da yaşamış ilkçağ ulusudur. Urartu Devleti en parlak döneminde (M.Ö. IX. yy.) Hazar Denizi'nden Malatya'ya kadar uzanan alanda egemenlik sürüyordu. Başkenti Tuşpa (Van) idi. Devletin kuzey sınırları Erzurum ve Erzincan'a, güney sınırlarıysa Musul ve Halep'e kadar uzanıyordu. O yıllarda Ön Asya'nın büyük devleti olan Asur Devleti, Urartuların bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı.

Urartular M.Ö. VIII. yüzyıla kadar Yakındoğu'nun en büyük devletlerinden biri olarak yaşadılar. Bu yüzyılın ortalarında Kimmer ve Îskit akınlarıyla sarsılarak dağlık bölgelere sıkıştılar, Îskit istilâsından ve VII. yüzyılda Asur Devleti'nin ortadan kalkmasından sonra Medlerin Anadolu'yu ele geçirmeleri üzerine Urartu Devleti M.Ö. 600 yıllarında son buldu.

Urartu Uygarlığı

Bugüne kalan yazıtlardan anlaşıldığına göre Urartu kralları başkent Tuşpa'da ve başka kentlerde kaleler, saraylar, su kanalları yaptır... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Vikingler
IX. ve X. yüzyıllarda parlayan İskandinav halklarıdır. Adları «deniz savaşçıları» anlamına gelen Vikingler, aslında iki ulusa, yani Varyaglar ile Normanlar'a mensup insanlardır.

İsveçli olan Varyaglar doğuya doğru yayılmış, IX. yüzyılda Karadeniz'e, hattâ İran'a kadar uzanmışlardı. Bunların çoğu Rusya'da, Novgorod ve Kiev'de yerleştiler, barışçı ticaret erbabı olarak ipek karşılığında kürk ve köle alışverişi yaptılar. Bunların içinden prens Ryurik Hanedanı Rusya'da XVI. yüzyıla kadar hüküm sürdü.

Normanlar

Danimarkalı ve Norveç'ti olan Normanlar («kuzey adamları») batıya doğru denizleri fethe giriştiler. Usta gemici ve korkunç savaşçı olan bu insanlar İzlanda'yı, Grönland'ı ve Kanada kıyılarını ele geçirerek sömürgeleştirdiler. Pruvası ejderha başı biçiminde olan, yelkenle ve kürekle yol alan, dibi hemen hemen düz, uzun teknelerin üstünde Büyük Britanya'ya çıktılar, zengin manastırl... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Eski Yunan
Yunanca «Helias»tan dolayı «Helenler» de denen, Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıktır.

Çiftçi bir halk olan Helenler ya da Eski Yunanlılar, tarihlerinin başlangıcında çok sade bir yaşam sürerler, sırtlarına kendilerinin dokuduğu yünden bir gömlek, ayaklarına sığır derisinden çarık giyerlerdi. Köylüler tek bir odadan ibaret olan kulübelerde oturur, evcil hayvanlarla birarada yatarlardı. Soylular sınıfı ömürlerini savaş, av, eğlence ve yarışmalarla geçirirlerdi. Deniz kıyısında yaşayanlar ise pek de dayanıklı olmayan teknelerle balıkçılık yaparlardı.

Savaşçı kavimler olan Akalar ve Borlar tarafından istilâ edilmeden önce, Yunanistan Yarımadası'ndaki dağlarla çevrili küçük ovacıklarda birbirine rakip bağımsız siteleri oluşturan topluluklar yaşıyordu. Bu sitelerden özellikle Atina ve Isparta'nın, Eski Yunan uygarlığında özel bir yeri vardır.

Eski Yu... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Maya Takvimi
Güney Amerika'da, dördüncü binyılın sonlarına doğru bir uygarlıkta daha güçlü bir gelişimin gerçekleştiğine dair kanıtlar vardır. Bizim takvimimizle M.Ö. 12 Ağustos 3114'de Maya takvimi ortaya çıkmıştır. Mayalar, bizim bugün kullandığımız Gregorian takviminden daha doğru olan bir tarihlendirme sistemini bulmuş sıradışı insanlardır.

Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü tam sayıda günde tamamlamaz. Çoğu okul öğrencisinin bildiği gibi yılda 365 gün vardır. Ama tam olarak değil. Doğrusunu söylemek gerekirse, her dört yılda bir, bir gün eklememizi gerektirecek şekilde tam olarak 365.25 gündür. Bu, onaltıncı yüzyılın sonlarına kadar batı Avrupa'da kullanılan orijinal Julian takviminin temelidir. Ancak yeterince doğru değildir.

Aslında bir yıl 365.25 günden onbir dakika ve birkaç saniye daha kısadır. Bu yüzden de zaman içinde takvimle mevsimler arasında bir ayırım ortaya çıkmaktadır. 1582 yılında tak... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Tapınak Şövalyeleri
Tapınak Şövalyeleri, M.S. 1119'da varlığı anlaşılmış ve bu bölgedeki araziye sahip oldukları bilinen bir gruptu. Grup, Clairvaux'lu St. Bernard önderliğinde on Fransız şövalyesi tarafından kurulmuştu. O yıl Hugues de Payns ("Paganlar'ın" anlamına gelir) bu şövalyeler, Jerusalem'deki Kral Baldwin'in sarayına yerleştikleri Kutsal Topraklar'a gittiler. Burası, Kutsal Mezar'a yakındı ve Hz. Süleyman Tapmağı'nın' bulunduğu yere inşa edilmişti. Kutsal Şehir'e yolculuk yapan hacıları korumak için yemin ettiler ve manastır geleneklerine uyarak saflık, yoksulluk ve itaat yemini ettiler.

Ancak bu şövalyelerin neyin peşinde oldukları ve Jerusalem'de ne buldukları konusunda bol miktarda söylenti ortaya çıktı. Ne olursa olsun, bu şövalyeler Avrupa'da doğrudan Papa'ya bağlı güçlü bir askeri güç haline geldiler. Bu gruba katılmak isteyen birçokları akın etti ve sonucunda geniş topraklara sahip oldular. Uluslararası bağlantıl... (Devam)
Medeniyetler Tarihi 29 Şubat 2012 Yorum yok
Toplam 2 sayfa, 2. sayfadasın: Önceki, 1, 2
Coğrafya Sitesi Matematik Sorusu