Le play okulu ve prens sabahattin, prens sabahattin le play okulu ilişkisi, le play okulu, prens sabahaddin,

PRENS SABAHADDİNİN LE PLAY OKULU İLE İLİŞKİSİ
Prens Sabahattin Paris'e yerleştikten sonra hem siyasi faaliyetlerine hem de bilimsel faali­yetlerine devam etti. O dönemde Fransa'da toplumbilim yeni kurulmuş ve A. Comte ve Le Play bu bilimin gelişmesinde iki farklı akımın öncülüğünü yapıyorlardı. Prens bu akımlardan Le Play akımını seçti ve bu akımın temsilcileriyle yakın ilişkiler kurdu. Türkiye'de Le Play akımının öncüsü oldu. Prens Sabahaddin'in görüşlerini daha iyi anlayabilmek için Le Play okulunun görüşlerine değinilmesi gerekecek:

Bu okulun kurucusu maden mühendisi olan Le Play'dir. Fransız İhtilali döneminde toplum­sal yapıdaki problemler farklı meslek mensubu aydınları bu sorunların çözümüne dair düşünme­ye itmiştir. Le Play de bu sorunları çözmek için harekete geçmiş ve bu akımı kurmuştur. Le Play toplumbilime gözlem tekniğini ilk getiren ve uygulayandır. Birçok toplumbilimci sosyal olayların araştırılmasında gözlem tekniğinden faydalanılması gerektiğini söylemişler ancak bu gözlemin ne üzerinde yapılacağına dair bir öneride bulunmamışlardır. Le Play ise araştırma birimi olarak toplumun en küçük birimi olarak ailenin alınması gerektiğini söyleyerek gözlemin nasıl ve ne üzerine yapılacağını belirten ilk kişidir. Le Play'in gözlem birimi olarak aileyi alış sebepleri şunlardır:

1-Sosyal olaylar alanında fiziğin atomuna ve biyolojinin hücresine takabül eden bir bilimin bilinmesi gerekiyor ki bu da en küçük zümreleşme tipi olan ailedir.

2-Aile toplumsal kurumların en basitidir.

3-Yapısı ve genişliği ne olursa olsun her toplumda vardır.

4-Eğer bir toplumda aileler bunalımlarına sorunlarına ve gereksinimlerine çare bulamıyorsa bu durumda bulunduğu toplumun yansıtıcısıdır.

Le Play aile ile ilgili gözlemlerden yola çıkarak toplumları kamucu toplumlar ve bireyci toplumlar olarak ikiye ayırmıştır. Le Play Doğu ile Batı'nın başkalıklarını yani kamucu ve bireyci toplumların) yaşayış koşullarına bağlar. Le Play Doğu'da hakim olanın cemaat, Batı­da hakim olanın birey olduğunu söylüyor. Le Play bireyciliği ve özel girişimi desteklemiştir. Bireyci aile idealindeki aile tipidir ve Fransa'nın bu aile tipine sahip olmasında çalışır.

Prens Sabahattin'in bu okula girişi bir kitabevinin vitrininde Edmond Demolins'in "Anglo-Saksonlar'ın Faikiyelerinin Sebebi Nedir'" adlı eserini görmesi ile başlar. Kitabı o gece bitiren prens yazarın diğer eserlerini de alır ve okur. Daha sonra Prens Edmond Demolins'le dostluk kurar ve Science Social Cemiyeti'ne girer ve çalışmalara başlar. Prens dostluğun yanında Demolins'e maddi yardım da yapmıştır. Demolins Prens'i en çok etkileyen düşünür­lerdendir. Demolins'e göre Anglo-sakson ülkelerde eğitim her şeyden önce bireysel yetenek­leri geliştirmeye yöneliktir. Bu tutumun devlet yönetimine yansıması ise adem-i merkeziyet­çiliktir. Aksi özellikteki yani kamu iktidarının geniş olduğu ve merkezi bir yönetime sahip olan toplumlar, merkeziyetçi yönetimlerini sürdürecek bir eğitim düzenine dayanıyorlardı. Bu tür toplumlarda bireyin kişisel gelişimine engel olunuyordu ve birey her şeyi toplumdan bek­lemeye alışıyordu. Bu tip toplumlarda memurların çok olması merkezi iktidarı kuvvetlendire­cek ve böylece fasit bir daireye girilecekti.

Prens, Demolins'in bu görüşlerini okuduktan sonra Osmanlı Devleti'nin de bir memur dev­leti olduğunu, Osmanlı'yı memur zulmünden kurtaracak, özel girişimciliğe yer verecek, birey­sel yeteneklerin gelişmesini sağlayacak bir eğitim sisteminin gerçekleştirilmesini kurtuluş yo­lu olarak sunmaktadır. Prens de bireyci eğitime, bireyci aileye ve yerinden yönetim şekline ta­raftardır.[1]

[1] Kongar, a.g.e, ss. 108-117

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
Popüler Sayfalar:
© 2015 Tarih Sitesi
Coğrafya