Osmanlı Devleti'nde para ile ilgili işlemlerin görüldüğü, para, mücevherat, kıymetli eşya gibi şeylerin saklandığı daire.

Beytülmal, Hazine-i padişahi, Hazine-i amire, Hazine-i emiriyye, Hazine-i devlet, Hazine-i maliye adlarıyla da anılırdı.

Osmanlı Devleti'nde başlıca iki hazine vardı. Dış hazine ki yukarıda sözü edilen isimlerle anılırdı. İç hazine ve Endurun hazinesi ya da Hazine-i hassa da denirdi. Bu padişahın özel, şahsi hazinesi idi. İç hazine üç kısımdı: Biri Hazinedarbaşı, ikincisi Hazine Kethüdası, üçüncüsü Hasodabaşı'nın nezareti altındaydı.

Devlet hazinesi veya Dış hazine ise, Defterdar'ın nezaretinde idi. Yeri başlangıçta Divan-ı Hümayun'da idi. Veziriazamın mührüyle mühürlenirdi. Divan-ı Hümayun önemini kaybedince XVIII.yüzyılda, Maliye hazinesi buradan Topkapı Sarayı'na taşındı.

Devlet hazinesi veya Birun hazinesi, tasarrufu devlete ait olan toprakların (tımar, zeamet ve has sistemine göre) şeri ve örfi vergilerinden, devlete ait mukataalarından savaşta elde edilen ganimetlerin beşte bir nispetinde devlet hissesinden, Osmanlı Devleti'ne haraç veren devletlerin gönderdikleri vergilerden, maktu veya yıllık vergi vermekle yükümlü eyaletlerden, mevkufattan, gayr-i müslim tebaanın ödemekle mükellef oldukları baş vergisinden (cizye) toplanırdı.

Devlet hazinesinden giden başlıca harcamalar, kapıkulu ocakları maaş ve masrafları, donanma, sefer giderleri, memur maaşları, inşa ve onarım giderleri idi.

Devlet hazinesinin, dar ve zor durumlarında, İç hazine veya Enderun hazinesi, yardıma koşar ve gerekli parayı tedarik ederdi. Çok zor hallerde altın ve gümüş evani ve eşya eritilir, paraya tahvil edilirdi. İç hazine vasiyeti üzerine Yavuz Sultan Selim'in mührü ile mühürlenirdi.

Devlet hazinesinden para çıkması belli bir usule bağlı idi. Çıkacak paranın neden ve nereye harcanacağı "Ruznamçe kalemi"nden yazılmış defterdarın imzalı bir pusulası ile sadrazama arz edilirdi. Sadrazam bu tezkere üzerine sah veya pençe denilen işaretini koyardı. Bunu defterdara iade eder, defterdar bunun üzerine geçen bütün işlemleri tasdik anlamına tezkereye bir sah daha koyarak bunu maliye veznedarı olan “Sergi halifesine" gönderirdi. Buna "Hazine tezkeresi" denirdi. Sergi halifesi bu pusulaya istinaden ödeme yapardı.

XIX. yüzyılda Tanzimat devrinde Maliye Nezareti kuruldu. Bütün devlet gelirleri ve giderleri maliye hazinesi tarafından yürütüldü.

Devlet hazinesine ait bütün kayıtlar ve siciller muntazam olarak tutulur ve saklanırdı. Günümüze ulaşan bu kayıtlar Osmanlı arşivinin önemli bir bölümüdür.

Önceki
Önceki Konu:
Dervişlik Nedir?
Sonraki
Sonraki Konu:
Devşirmelik Nedir?

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
Popüler Sayfalar:
© 2015 Tarih Sitesi
Coğrafya