Clermont Konsili esnasında yapılan konuşma sonrasında hazırlıklarını hızla tamamlayan Haçlı kuvvetlerinin bir kısmı donanmayla, bir kısmı ise Balkanlar üzerinden hızla İstanbul'a ulaştılar ve İmparator I. Aleksios ile yaptıkları görüşmede, kaybedilen toprakların Bizans'a geri verileceği hakkında anlaşmalar yaptılar. İmparator ise onları güven içinde boğazdan geçirecek ve ikmal sıkıntılarını karşılayacaktı. Türkiye Selçuklularının başkenti olan İznik önlerine gelen Haçlı orduları, burada bir direnişle karşılaşmamıştı. Kılıç Arslan'ın rakiplerini küçümseyerek doğu seferine çıkması ve İznik'in boş kalması sonucu Haçlılar burayı kolayca ele geçirerek Bizans'a teslim ettiler. Üstlerine gelen Selçuklu ordusunu da mağlup ederek hız kesmeden Antakya üzerine doğru yürümeye devam ettiler.
Selçuklu ordusunun mağlup olsa da Haçlılarla mücadeleyi bırakmayıp ikmal yollarını kesmesi bir zaman sonra Haçlıları aç bırakmaya yetmişti. Antakya önlerine gelen Haçlılar şehir önlerinde açlıktan kırılıyor ve aynı zamanda da dirençlerini yitirmeye başlıyorlardı. İaşe yollarının kesilmesiyle yardım alamayan Haçlılar, Norman Bohemund'un önerisini uygulama kararı aldılar; yakalanmış esirleri veya casusları öldürerek açlıklarını onları yiyerek gidermek. Haçlı ordugahında akşam olup yemek için olağan hazırlıklar başladığında Bohemund planını uygulamaya koymuştu. Türk, Arap ve diğer milletlerden Müslüman esirlerini ortaya getirerek önce onları boğdurmuş ve ardından da yemek için büyük bir ateş yaktırmıştı. Haçlı ordusunda bazı askerlerin bu duruma ses çıkarması da fayda etmemişti. Ordudaki casusları da aynı akıbeti yaşama korkusu sarmıştı. Bohemund, esirler ve casuslar boğdurulduktan sonra cesetlerin dikkatle hazırlanarak kebap edilmesini emretti. Haçlı ordugahında yemeğin mahiyeti ile soru sorulursa da bundan sonra yakalanacak tüm düşman ve casusların şefin kararıyla yemeğe katılarak diğer insanlara sunulacağını tembihledi.
Haçlılar, bir Ermeni dönmesi olan Firuz isimli kale görevlisinin gece vakti gizlice onlara yolu açmasıyla şehre girmiş ve burada müthiş katliamlar yapmışlardı. Bunun yanında yamyamlık tecrübelerine de devam etmişlerdi. Öyle ki Frantz Funck Brentano; Haçlılar, Müslüman cesetlerin derisini yüzüp bağırsaklarını çıkardıktan sonra etlerini pişirip yiyorlardı. Türklerin derilerini yüzdüler, iç organlarını dışarı çıkardılar. Etlerini suda haşlayarak yediler. Bunu gören Müslümanlar arasında gözünden yaş akmayan yoktu...
Antakya'ya gelen diğer ordu liderlerinin askerleri açlıktan ölmek üzereydi, Antakya'da bulunan ordunun lideri şöyle hitap etti; Bu korkaklığınızdandır, şu etrafa saçılmış Müslüman cesetlerini alınız. Pişirilir ve tuzlanırsa tadı çok lezzetli olacaktır. Yeteri kadar bulamazsanız da yeni gömülmüş cesetleri çıkartıp güneşte kurutun, kemikleri ayırarak etlerini alın.

200 yıllık Haçlı Seferleri süresince dünya tarihine iz bırakan bir çok siyasi ve dini olay yaşanmıştı fakat bunun kadar çarpıcı ve kan donduran katliamlar ve yamyamlıkların bir benzeri yoktur. 1099 yılında Kudüs'e giren Haçlı orduları burada da felaket katliamlar yaptılar. Öyle ki Müslüman ve Yahudilerin kutsal mekanlarında oluşan kan gölleri atların dizlerini geçmişti. Burada Kudüs merkezli bir Latin Krallığı kurdular ve 88 yıl hükmettiler. Tarih 1187 yıllarını gösterdiğinde, Selehaddin Eyyubi Kudüs'e girerek buradaki Haçlı hakimiyetine son vermiş ve onlar gibi katliamlar yapmayarak vicdanı rahat bir şekilde herkesi kucaklamıştı.

Önceki
Önceki Konu:
Lozan Antlaşması

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu
Korku    
Coğrafya Sitesi Matematik Sorusu Türkçe Sitesi