A) Avrupa'da Alman üstünlüğü: 1871-1890

Alman İmparatorluğunun kurulmasından sonra, bilhassa İmparotorluk

Başbakanı Bismarck'ın izlemiş olduğu diplomasi, Almanya'ya,

Bismarck'ın başkanlıktan ayrıldığı yıl olan 1890 yılına kadar, kesin

bir diplomatik üstünlük kazandırmış ve bunun neticesi olarak da,

Almanya'nın etrafında Üçlü İttifak dediğimiz bir kuvvetler bloku ortaya

çıkmıştır.

Bismarck, 1870-1871 savaşında Fransa'yı ağır bir yenilgiye uğratıp

18 Ocak 1871'de Alman İmparatorluğunun kuruluşu ilan edildikten

sonra, içerde ve dışarda olmak üzere iki önemli problemle karşı

karşıya kaldı.

Birinci mesele, gerçekleştirilmiş olan Alman milli birliğinin sağlam

temellere oturtulması idi. Alman birliği, İtalyan birliğinin aksine,

diğer Alman devletlerinin Prusya'ya kendiliğinden katılması ile gerçekleşmiş

değildi. Prusya'nın, sırasiyle, Danimarka, Avusturya ve Fransa

karşısında kazandığı askeri başarılar Alman devletlerini birliğe katılmak

zorunda bırakmıştı. Bilhassa, katolik güney devletleri için bu

çok daha doğru idi. Yani, güney devletleri birliğe, Fransa'nın desteğinden

yoksun kaldıkları için, adeta istemiye istemiye katılmışlardı.

Şu halde Alman birliği çok sağlam temellere oturmuyordu. Birliğin

temellerinin sağlamlaşması için ancak zamanla güçlenecek bir

kaynaşmaya ihtiyaç vardı. Böyle olunca, Bismarck için dışarda ciddi

mesele çıkmamalı veya çıkarmamalı ve dıştaki bu barış devresinden

yararlanarak, birliğin iç yapısını kuvvetlendirmeliydi. Demek ki,

dış münasebetlerde barışın egemen olması, birliğin güçlenmesi için

zorunlu idi.

İkinci mesele de Fransa meselesi olmuştur. Bismarck, Fransa'nın

Almanya karşısındaki ağır yenilgisini, milli haysiyetine düşkün

Fransız milletinin kolay kolay hazmetmiyeceğini ve bu yenilginin intikamını

bir an önce almak için ilk fırsatta faaliyete geçeceğini biliyordu.

Üstelik, yenilginin acısından başka, Almanya Fransa'dan Alsace

ve Lorraine gibi iki toprağı da almıştı. Fransızların bu toprak

kaybına da uzun süre tahammül etmeleri beklenemezdi.

Bu sebeplerden ötürü, Fransa'nın bir intikam savaşına girişmesi

ihtimali Bismarck'ın başlıca endişesi olmuştur. Çünkü, Bismarck

biliyordu ki, Fransa'nın Almanya'ya karşı girişeceği bir savaşta, 1870-71'de

olduğu gibi, diğer büyük Avrupa devletleri seyirci kalmıyacaklar

ve bu savaşa bulaşacaklardı. Eğer Almanya Fransa ile yine tek

başına kalırsa, o zaman mesele yoktu ve Almanya ikinci bir zaferden

de ümitli olabilirdi. Fakat diğer devdetlerin de katılacağı bir savaşın

sonucu Almanya için zafer olabilir miydi' Ve o zaman Alman

birliği devam edebilir miydi' Dağılmaz mıydı' Öte yandan şu da

bir gerçekti ki, 1870-71 tecrübesinden sonra Fransa Almanya'nın

karşısına tek başına çıkamayacak ve muhakkak yanına bir büyük

Avrupa devletini alacaktı.

Şu halde, Almanya'nın dış münasebetlerinde barışa sahip olabilmesi

için, Frpnsa'nın bir intikam savaşı açması önlenmeli ve bunun

için de Fransa'nın birleşebileceği devletleri Almanya'nın yanına

çekmek suretiyle Fransa'yı yalnız bırakmaya çalışmalıydı. Kısacası,

1871'den sonra Alman dış politikasının iki temel ilkesi barış ve barışın

korunması için de Fransa'nın yalnız bırakılması olmuştur.

Fransa Almanya'ya karşı hangi devletlerle birleşebilirdi' İlk akla

gelen, 1866'da Prusya'dan ağır bir darbe yemiş alan Avusturya

idi. Fakat Bismarck 1866'dan itibaren Avusturya ile yakın münasebetler

kurmaya dikkat etmişti. 1871'den sonra ise bu münasebetler

daha yakın bir çerçeve içlne girdi. Çünkü, daha 1866'da Bismarck,

Avusturya'nın kendisine lazım olacağını biliyordu. Avusturya'ya gelince,

o da Almanya'nın kendisine yaklaşma çabalarını cevapsız bırakmadı.

Çünkü, Avusturya şunu gördü ki, 1815'ten beri harcadığı

çabalara rağmen, Alman ve İtalyan birliklerinin kurulmasına mani

olamamış ve batısında Almanya, güneyinde de İtalya birer devlet

olarak ortaya çıkmıştı. Yani Avusturya diplomasisinin batıda ve güneyde

işi kalmamıştı. Bu durum karşısında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu

diplomatik faaliyetlerini Balkanlara yöneltti ve topraklarını

Balkanlarda genişletmeye karar verdi. Bu yeni genişleme politikasının

iki temel doğrultusu, doğuda Selanik ve Ege Denizi, güneyde

de Adriyatik Denizi olmuştur. 1870'lerden itibaren Avusturya

bu iki denize açılmaya çalışmıştır.

Fakat Avusturya bu yeni Balkan politikasını şekillendirirken,

Rusya'da, Osmanlı İmparatorluğunu Balkanlardan atmak ve Balkan

slavlarını kendi etrafında birleştirmek amacı ile Panislavizm (Slav

Birliği) politikasına girişmiş bulunmaktaydı. Böylece, kuzey-güney

doğrultusunda Balkanlara inmeğe çalışan Rusya ile, batı-doğu doğrultusunda

Balkanlarda yayılmaya çalışan Avusturya-Macaristan İmporatorluğu

bir çatışma durumuna girmiş oluyorlardı. İkinci olarak,

Avusturya-Macaristan'ın Adriyatik Denizine çıkma çabaları, daha

sonraları kendisini, 1878'de bağımsızlığını alan Sırbistan ile de bir

çatışma içine sokacaktır. Sırbistan da bir slav devletiydi. Böyle olunca,

Avusturya-Macaristan'ın Rusya karşısında Almanya'ya dayanması

ve Panislavizm karşısında bir Pan-Cermen Bloku meydana getirmesi

zorunlu oldu. Bismarck Avusturya meselesini bu şekilde çözümledi.

Fransa'nın birleşeceği ikinci devlet İtalya olabilirdi. Lakin Bismarck

bu nokta üzerinde fazla durmadı. Çünkü, İtalya miili birliğini

kurmuştu, ama Almanya gibi güçlü bir devlet olarak ortaya çıkmamıştı.

İkincisi, İtalya'nın Almanya ile ortak sınırı yoktu ki, bir Fransız-İtalyan

bloku Almanya üzerinde etkili bir baskı aracı olabilsin. Üçüncüsü,

her ne kadar İtalya milli birliğini kurarken Fransa'nın askeri

yardımından yararlanmış ise de, bazı İtalyan topraklarının (Venedik

gibi) Avusturyanın elinden alınmamış olması ve Fransa'nın bu konuda

da yardımını devam ettirmemiş olması, ve ayrıca, Fransa'nın

yaptığı yardıma karşılık, 1860'da, İtalyanların İtalyan toprağı saydıkları

Nice ve Savoie topraklarını alması Fransız-İtalyan münasebetlerinin

bozulmasına sebep oldu. Fransız-İtalyan münasebetlerinin bu

bozuk durumu 19'uncu yüzyılın sonuna kadar devam edecektir.

Şu halde, Bismarck'a göre, Fransa'nın İtalya ile birleşmesi Almanya

üzerinde bir ağırlık meydana getiremiyeceği gibi, o günkü

şartlar içerisinde böyle bir birleşmenin ihtimali ve hatta imkanı da

yoktu. Bu sebepten İtalya'yı Almanya'nın yanına çekmenin bir gereği

yoktu.

Geriye İngiltere ile Rusya kalıyordu. Bismarck bu iki devletin

durumlarını ele aldığında, İngiltere için şu noktaları tesbit etti:

Fransa'nın İngiltere ile de birleşip Almanya'ya karşı bir cephe birliği

kurmasına imkan yoktu. Çünkü, Osmanlı İmparatorluğunun gelişmelerini

ele aldığımızda ayrıntılı bir şekilde açıklayacağımız üzere, İngiltere

ile Fransa bu sırada Mısır üzerinde bir çatışma halindedirler

ve bundan dolayı da münasebetleri iyi değildi. Bu şartlar içinde de

İngiltere'nin Fransa ile birleşmesi mümkün değildi.

Rusya'ya gelince: Bismarck, Rusya bakımından gerçekten endişe

duydu. Çünkü bir Fransız-Rus birleşmesi Almanya için iyi olmazdı.

Zira Fransa ile Rusya, Almanya'ya karşı birleştikleri takdirde,

Almanya bu iki kuvvetin arasında sıkışmış olacaktı. Yani bir savaş

halinde, Almanya iki cepheli bir savaş karşısında kalacaktı. Böyle

bir savaşın sonucu ise Almanya için herhalde pek parlak olmazdı.

İşte böyle bir ihtimal, yani Fransa ile Rusya'nın birleşmesi ihtimali

Bismarck için korkutucu olmuş ve buna Bismarck'ın Kabusu denilmiştir.

Demek oluyor ki, Fransa'nın yalnız bırakılması ve dolayısiyle

Fransa'nın bir intikam savaşına girmesini önlemek suretiyle Avrupa'da

barışın korunmasında, Avusturya ve Rusya'nın Almanya'nın

yanında yer alması, daima Almanya'nın yanında bulunmaları çok

önemli ve zorunlu idi. Bundan dolayı Bismarck, 1871'den 1890'da

başbakanlıktan ayrıldığı yıla kadar daima bu iki devleti Almanya'nın

yanında tutmak için çaba harcamış ve bu konuda çeşitli kombinezonlar

kurmuştur. Bu ise Almanya'ya aynı devre içinde, yani 1871-1890

arasında, Avrupa diplomasisinde kesin bir üstünlük sağlamıştır.

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2015 Tarih Sitesi
Coğrafya